Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/551 E. 2025/1266 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/551
Karar No
2025/1266
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/551 Karar No:2025/1266

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Endüstrisi A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayındır Belediyesince, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık ihale usulüyle 05/11/2024 tarihinde gerçekleştirilen, İzmir ili, Bayındır ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan iş hanı ve düğün salonunun hurda karşılığı yıkım işi ihalesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davaya konu ihalenin 25/10/2024 tarihinde www.ilan.gov.tr adresinde ilan edildiği, 05/11/2024 tarihinde ihalenin gerçekleştirildiği, ihaleyi alan firma ile sözleşme imzalanarak yıkım işlemlerine başlanıldıktan sonra, dava dilekçesinde söz konusu ihaleden www.ilan.gov.tr adresinde yayınlanan ilanla haberdar olduğunu belirten davacı şirket tarafından ihalenin iptali talebiyle bakılan davanın açıldığı; Mahkemelerinin 16/12/2024 tarihli ara kararı ile davacıdan, dava konusu hurda karşılığı yıkım ihalesinin iptali istemiyle herhangi bir başvuruda bulunulup bulunulmadığının sorulduğu, ancak davacı tarafından ara kararına cevaben dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı; Bu durumda, 2886 sayılı Kanuna tabi olan ihalenin iptali istemiyle, davacı tarafından ihalenin öğrenildiği belirtilen www.ilan.gov.tr adresinde yayınlanan ilan tarihi olan 25/10/2024 tarihinden itibaren 30 günlük dava açma süresinin son gününün 24/11/2024 hafta sonu tatili olan pazar gününe rastlaması nedeniyle en geç 25/11/2024 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 13/12/2024 tarihinde Mahkemeleri kayıtlarına giren dilekçe ile açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu ihalenin dava tarihinde öğrenildiği, zira hurda malzemeyi kendilerine devretmekle yükümlü olan davalı idarenin kendilerine bir bildiriminin olmadığı, www.ilan.gov.tr adresinde her gün binlerce ilanın yayınlandığı, bu ilanların takibinin fiilen mümkün olmadığı, davanın süresinde açıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın süre aşımı yönünden reddi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 18/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi ile devamı maddelerinde “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır. Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda da ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır. Bu durumda, özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirim yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir. Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, " (...) idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tabi bir idari işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tabi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, 05/11/2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istemiyle, davacı tarafından söz konusu ihalenin 25/10/2024 tarihinde www.ilan.gov.tr adresinde yayınlanan ilan ile öğrenildiği belirtilerek 13/12/2024 tarihinde bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda ihale ilanında bir kayıt bulunmayan ve ihalenin hiçbir aşamasında bu konuda kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının, ihalenin iptali istemiyle hangi tarihten itibaren dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacının özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda, davacı şirketin, ihale ilanının yayınlandığı 25/10/2024 tarihinde ihaleden haberdar olduğu dikkate alındığında, öğrenme tarihinden (25/10/2024) itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde (13/12/2024) açılan davada, davanın süresinde açıldığının kabulü gerekirken, süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/551, K. 2025/1266, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-551-e-2025-1266-k-714175b30c2c