Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/749 E. 2025/683 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/749
- Karar No
- 2025/683
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/749 Karar No:2025/683
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca idari sorumluluğu bulunan kişi sayılan davacı tarafından, ... Yatırım Holding A.Ş. paylarında 16/07/2020-14/10/2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen pay devri işlemlerine ilişkin Tebliğ'in 11. maddesine aykırı olarak özel durum açıklamalarının yapılmaması nedeniyle, daha önce aynı konudaki ihlal nedeniyle idari para cezası tesis edildiği dikkate alınarak 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 105. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2020 yılı asgari tutarın iki kat artırılarak 140.874,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; ... Yatırım Holding A.Ş. yönetim kurulu başkanı olan davacı tarafından, sahip olduğu paylara ve bu paylara dayalı diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin yapmış olduğu işlemlerin bir takvim yılı içerisinde 400.000,00-TL tutarına ulaşması halinde Tebliğ'in 11. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde gerçekleştirilen tüm işlemlerin kamuya açıklanması gerektiği, davacı tarafından 16/07/2020 tarihinde şirket sermayesinin %14,86'sına denk gelen toplam 7.430.000 adet B grubu payın satışının gerçekleştirildiği, Özel Durumlar Tebliği'nin 11. maddesinde belirtilen yükümlülüğün gerçekleştirilen ilk işlem olan, 2.490.000 adet pay devri ile aşıldığı ve davacı tarafından 16/07/2020, 17/07/2020, 14/08/2020, 19/08/2020, 26/08/2020, 29/09/2020, 30/09/2020, 09/10/2020 ve 14/10/2020 tarihinde satım işlemleri gerçekleştirilmiş olmasına karşın tüm işlemlerin kamuya açıklaması gerekirken 16/07/2020 ve sonrasında gerçekleştirilen pay satım işlemlerinin kamuya duyurulmadığı, davacıdan savunmasının talep edildiği, yazının davacıya tebliğ edilmemesi üzerine, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, ancak davacı tarafından savunmasının iletilmediği ve sonrasında da davacının yönetim kurulu başkanı sıfatının devam ettiği şirketin 30/12/2020 tarihli genel kurul toplantısına kadar davacı tarafından 17/11/2020, 24/11/2020 ve 26/11/2020 tarihinde pay devri yapılmış olmasına karşın, bunların da açıklanmadığı, yine davacı tarafından 2019 yılında gerçekleştirilen aynı konudaki ihlal nedeniyle davalı idarece... tarih ve ... sayılı karar ile hakkında Özel Durumlar Tebliği'nin 11. maddesine aykırılıktan dolayı uygulanan idari para cezasına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği hususları dikkate alındığında, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, savunma isteme yazısının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, idari para cezasının iki kat artırılmasının aynı olay nedeniyle iki kez cezalandırılması anlamına geldiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan itirazların hiçbirinin gereği gibi değerlendirilmediği, davalı idarenin denetleme raporu aynen alıntı yapıldıktan sonra başkaca hiçbir değerlendirme yapılmaksızın söz konusu rapor bilirkişi raporuymuş gibi kabul edilerek karar verildiği, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında, mahkemeler tarafından oluşturulacak kararlarda yer alacak gerekçelerin, kararı oluşturan mahkemenin kendi düşünsel ürünü olması gerektiğinin mutlak bir şekilde kurala bağlandığı, gerekçeli karar hakkının sadece yargılamanın usulünü değil, davanın esasını da ilgilendiren bir hak olduğu ve taraflarca ileri sürülen tüm iddiaların, vakıaların ve delillerin, hatta re'sen incelenmesi gereken tüm hususların birlikte değerlendirilmesini ve kararlarda bu hususlara yer verilmesini gerektirdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.