Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/1363 E. 2025/7538 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/1363
- Karar No
- 2025/7538
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1363 Karar No : 2025/7538
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... İnşaat Turizm Gıda Ticaret Madencilik Taşımacılık İthalat ve İhracat Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Milas ilçesi hudutları dahilinde, davacı şirket uhdesinde bulunan, ... sicil sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsatının, Maden Kanunu'nun 13/1. maddesi uyarınca, 2022 yılına ait işletme ruhsat bedelinin verilen yasal süre sonu olan 30/06/2022 tarihine kadar ödenmemesi sebebiyle 01/07/2022 tarihinden itibaren iptaline ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, her ne kadar davacı şirket tarafından, Muğla ili, Milas ilçesi hudutları dahilinde uhdesinde bulunan ... sicil sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak 2022 yılına ait işletme ruhsat bedelinin şirketin yetkili müdürünün hükümlü olması sebebiyle ruhsat bedelinin ödenmesi için son günü 30/06/2022 tarihinde cezaevinde olduğu, hükümlü olması sebebiyle şirket müdürlüğü hakkından yoksun bırakıldığının kabulü ile hükümlü olduğu döneme ilişkin şirkete başka bir müdür atanmaması sebebiyle yükümlülüğün mücbir sebep nedeniyle yerine getirilemediği iddia edilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13/1. maddesinde açıkça belirtildiği üzere ruhsat sahiplerine ruhsat bedellerinin ödenmesi için ocak ayının sonuna kadar gün verildiği, ocak ayının sonuna kadar yatırılmaması halinde ise yatırılmayan kısmın o yıl haziran ayının son gününe kadar gecikme zammı ile birlikte yatırılması gerektiği, aksi takdirde ruhsatın iptal edileceğinin düzenlendiği, buna rağmen davacı şirket tarafından 2022 yılına ait işletme ruhsat bedelinin 30/06/2022 tarihine kadar ödenmediği ve bu hususta taraflar arasında da herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi iş ve işlemlerini yürütmesi gerektiği halde şirket yetkilisinin 31/01/2022 tarihine kadar ruhsat bedelini ödemediği gibi hükmün açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin bildirildiği 24/05/2022 tarihine kadar ve işbu tarihten ceza evine girdiğini belirttiği 30/06/2022 tarihine kadar dahi Genel Müdürlüğün belirlediği banka hesabına ödenebilecek olan 81.707,00 TL tutarındaki fahiş miktarda olmayan söz konusu ruhsat bedelini ödemediği gözetildiğinde, bu durumun mücbir sebep olarak kabulünün mümkün olmadığı, kaldı ki davacının iddia ettiği ruhsat bedeli ödemesinin şirket yetkilisinin hükümlü olmasından dolayı 30/06/2022 tarihinde yapılamaması halinin de 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde yer alan "Mücbir Sebep: Sel, yangın, deprem, grizu patlaması, çökme, heyelan ve benzeri haller." tanımlar hükmü uyarınca mücbir sebep olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı görülmüş olup, bu haliyle 2022 yılına ait işletme ruhsat bedelini 30/06/2022 tarihine kadar ödemediği sabit olan davacı şirket uhdesindeki ... sicil sayılı ruhsatın 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13/1. maddesi uyarınca 01/07/2022 tarihinden itibaren iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yerel mahkemenin, mücbir sebebe ilişkin değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu iptal işleminin, 3213 sayılı Kanun’un Ek Madde 19'da anılan mücbir sebebin varlığı nedeniyle iptal edilmesinin gerektiği, ruhsat bedelinin ödenmesi gereken süre zarfında şirketin tek ortaklı bir şirket olup müdürünün de tek ortak olan hükümlü R. R.Ç. olduğu, dava konusu ruhsat bedelinin davacı şirket tarafından ödenmesi lazım gelen süre zarfında hükümlü olduğu, şirket müdürü ve tek ortağı olan R. R.Ç.'nın hükümlü olduğu için şirkete Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesi uyarınca re'sen temsil kayyımlığı atanması gerektiği, bu madde uyarınca talep üzerine olduğu gibi resen de temsil kayyımı atanabileceği, Maden Kanunu'nun 13. maddesinde ruhsat bedellerinin yatırılması ile ilgili ruhsat sahibine herhangi bir tebligat ve bildirim yapılmaksızın ruhsatının iptal edilebileceğinin düzenlendiği, mezkur Kanun hükmünün üst norm niteliğinde bulunan Anayasa'ya ve hukuk devleti ilkesine açıkça aykırı olduğu, mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik bir kanunî düzenlemenin şeklen var olmasının yeterli olmayıp kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir nitelikte olması gerektiği, ölçülülük ilkesine açıkça aykırı olduğu, sebep unsuru yönünden sakat olduğu, madenciliğin bünyesinde kamu yararı olan ve kamu hizmeti niteliğinde bir sektör olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, davacının yürütmenin durdurulması istemi yönünden karar verilmediğinden kullanılmayan ...-TL Temyiz YD harcının talebi halinde davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 13/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.