Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/1803 E. 2025/7448 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/1803
Karar No
2025/7448
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1803 Karar No : 2025/7448

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mağazacılık A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2022 mali yılında Bulancak Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile uygulanan Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'ne ait ücret tarifesinde değişiklik yapılmasına dair Bulancak Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının, davalı belediye sınırları içinde ulusal market açılması halinde alınması gereken bedelleri düzenleyen kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararda; Kanun'da ayrıca harca konu edilen iş yeri açma izninin davalı idare tarafından ek bir ücrete tabi tutulamayacağı, dava konusu belediye meclisi kararıyla belirlenen ücret tarifesinin, ulusal market açılması halinde alınması gereken bedellerin düzenlendiği kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, nitekim; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının da benzer nitelikte olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı tarafça Bulancak Belediye Başkanlığı'na hiçbir şekilde davaya konu olan meclis kararı sonrası ruhsat başvurusunda bulunulmadığı, davacının dilekçesinde belirtilen harcın ruhsat harcı olmayıp muayene ve kontrol denetim ücreti olduğu, davacının market olarak faaliyet gösteren firmalarının ruhsat almasının belediyece engellenmesinin söz konusu olamayacağı, davacı tarafın dilekçesinde belirtilen söz konusu işlemin ulusal ölçekte faaliyet gösteren marketlerin ilçe sınırları içindeki faaliyetlerini engelleme amaçlı yapıldığı iddiasının doğru olmadığı, keza davacının ilçe sınırları içerisinde 14 adet faaliyet gösteren iş yerinin bulunduğu, ilçe halkının seçimle görev başına getirmiş olduğu Belediye Meclisi'nin, yetkisini kullanması ve karar almasının anayasal bir hak olduğu, dava konusu meclis kararının keyfi ve kısıtlamaya yönelik bir meclis kararı olmadığı, söz konusu kararın kişiye özel değil genel olarak alındığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, mevcut düzenleme gereğince iş yeri açma ve çalışma ruhsatları için belediyeler tarafından talep edilebilecek olan harç tutarı sınırlarının tarifelerle netleştirilmiş olduğu, belediyeler tarafından mevcut tarifede belirtilen harç tutarının üzerinde ruhsat harcı talep edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, somut olayda davalı idarenin keyfi davranarak fahiş oranda harç bedeli talep ettiği, meclis kararı incelendiğinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için ruhsat harcına dair hiçbir kriterin yasal olarak aranmadığı, fakat ilgili Yönetmelikte marketler için aranabilecek kriterlerin açıkça sınırlı olarak sayılmasına rağmen davalı belediye tarafından keyfiyete dayalı olarak ve tamamen Yönetmeliğe aykırı mahiyette ruhsat harç bedeli belirlenerek hukuka aykırı bir meclis kararı alındığı, dava konusu idari işlemin çalışma hürriyetinin kullanılmasını engellediği, haksız rekabet oluşturduğu ve Anayasa'nın 40. maddesine aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 09/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/1803, K. 2025/7448, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-1803-e-2025-7448-k-66bef6c6c0f9