Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/3574 E. 2025/1331 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/3574
- Karar No
- 2025/1331
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/3574 Karar No:2025/1331
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim A.Ş. VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğünce ... tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen .../... ihale kayıt numaralı "Alo 184 Sabim Çağrı Merkezi Hizmet Alımı" ihalesine yönelik olarak müdahil şirketin ortaklarından olduğu iş ortaklığı ile davacı şirket tarafından ayrı ayrı yapılan itirazen şikayet başvuruları neticesinde davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve bu aşamadan sonraki işlemlerin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde düzeltici işlem belirlenmesine dair ... tarih ve... sayılı ile ... tarih ve ... sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığa konu ihalede teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden aşırı düşük teklif açıklaması istendiği, 24/05/2024 onay tarihli ihale komisyonu kararı ile ihalenin dava dışı şirket üzerinde bırakıldığı, davacı şirketin ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olarak belirlendiği, bu ihaleye yönelik müdahil şirketin ortaklarından olduğu iş ortaklığı ve davacı şirket tarafından ayrı ayrı yapılan itirazen şikayet başvuruları neticesinde davacı şirket tarafından aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında fiyat teklifleri ekinde sunulan satış tutarı tespit tutanaklarının fatura bilgileri bölümünde alıcı bilgilerine yer verilmesi gerekirken faturayı düzenleyenin bilgilerine yer verildiğinden aşırı düşük teklif açıklamasının uygun olmadığı ve davacı şirketin ortakları ve ortaklık oranlarını gösterir yönetim kurulu kararına ilişkin herhangi bir belgenin EKAP’a yüklenmediği anlaşıldığından davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde düzeltici işlem belirlenmesine karar verildiği; Dava konusu Kurul kararlarının, davacı şirket tarafından aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında fiyat teklifleri ekinde sunulan satış tutarı tespit tutanaklarının fatura bilgileri bölümünde alıcı bilgilerine yer verilmesi gerekirken faturayı düzenleyenin bilgilerine yer verildiğinden aşırı düşük teklif açıklamasının uygun olmadığı gerekçesiyle davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısımlarının incelenmesinden; Kamu İhale Genel Tebliği'nin eki standart formlarda Ek.O.6 Satış Tutarı Tespit Tutanağı'na yer verildiği, anılan Tutanak'ın 5. maddesinin, 18/05/2022 tarih ve 31839 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 5. maddesi ile "Mükellef Tarafından Düzenlenen Faturadaki Alıcının Adı ve Soyadı/Ticaret Unvanı ve T.C./Vergi Kimlik No.su" şeklinde değiştirilerek 28/05/2022 tarihinde yürürlüğe girdiği; Davacı tarafından fiyat teklifleri ekinde sunulan satış tutarı tespit tutanaklarının fatura bilgileri bölümünde alıcı bilgilerine yer verilmesi gerekirken faturayı düzenleyenin bilgilerine yer verildiği, dolayısıyla söz konusu satış tutarı tespit tutanaklarının bu haliyle usulüne uygun olarak düzenlenmediği, söz konusu bu durumun idarede tereddüt yaratacak nitelikte ve idarece sonradan tamamlatılması istenebilecek bir bilgi eksikliği kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararlarının anılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; Dava konusu Kurul kararlarının, davacı şirketin ortakları ve ortaklık oranlarını gösterir yönetim kurulu kararına ilişkin herhangi bir belgenin EKAP’a yüklenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısımlarının incelenmesinden; davacı şirketin anonim şirket statüsünde olduğu, Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliği’nin 7. maddesi uyarınca anonim şirketlerde (tek ortaklı şirketler hariç) ortaklar ve ortaklık oranlarının kaydı kapsamında, beyan edilen kişilere ilişkin pay defteri ile dayanağı yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımlarının taranarak EKAP’a yükleneceği, davacı tarafından ise, pay defterinin ilgili kısımlarının, yönetim kurulu karar defterine ilişkin ise yalnızca yönetim kurulu karar defterinin kapak sayfası, temsil ve ilzam hakkında 01/03/2024 tarihli yönetim kurulu kararı ile tek pay ortaklığından çıkış hakkında 25/12/2020 tarihli yönetim kurulu kararı sayfalarının EKAP'a yüklenildiği, ancak Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliği’nin 7/5. maddesi uyarınca EKAP'a yüklenilmesi zorunlu olan davacı şirketin ortakları ve ortaklık oranlarını gösterir yönetim kurulu kararına ilişkin herhangi bir belgenin EKAP’a yüklenilmediği, söz konusu bu belge eksikliğinin, idarede tereddüt yaratacak nitelikte ve idarece sonradan tamamlatılması istenebilecek bir bilgi eksikliği kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararlarının anılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, satış tutarı tespit tutanağının fatura bilgileri kısmında faturayı düzenleyenin veya alıcı bilgilerinin istenildiği, fatura tarihi, fatura seri ve sıra no, faturaya konu malın veya işin nevi/miktarı/birim fiyatı bilgilerinin yer aldığı, mali müşavir tarafından onaylanan faturalarda hem düzenleyenin hem alıcının bilgilerinin yer aldığı, söz konusu bilgiler kullanılarak yapılacak bir sorgulamayla alıcı bilgilerinin öğrenilebileceği, ihaleye ilişkin tüm bilgi ve belgelerin süresi içerisinde eksiksiz olarak EKAP'a yüklendiği, EKAP üzerinden yeterli incelemenin yapılmadığı, kaldı ki ileri sürülen bilgi ve belge eksikliği teklifin esasını değiştirecek nitelikte olmadığından sonradan giderilebileceği, süre verilerek eksik olduğu ileri sürülen hususların tamamlatılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Kurul kararında belirtilen gerekçelerle istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 24/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Kişilerin haklarını kullanabilmeleri için öncelikle bu hakların neler olduğunu ve bunları ne şekilde kullanabileceklerini bilmeleri gerekir. Vatandaşa mevzuatla tanınan hakların ve yüklenen yükümlülüklerin neler olduğunun sarİh bir şekilde gösterilmesi ve açıklanması da hukuk devletinin bir gereğidir. İdarenin eksik ve yanlış açıklamalarla sebep olduğu hatalı bilginin ve bu şekilde yol açtığı kamu kusurunun yükü ve cezası vatandaşa yüklenemez. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun "Temel İlkeler" başlıklı 5. maddesinde, idarelerin bu Kanun'a göre yapacağı ihalelerde saydamlık ve rekabeti sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu yükümlülük, aday, istekli veya istekli olabileceklerin kimlerle, hangi şartlarda ve ne şekilde rekabet edeceklerini öngörebilir durumda ve sürprizlere kapalı olmalarını da gerektirir. İhale dokümanı bir nev'i ihalenin anayasası mahiyetinde olup, tüm ihale süreci bu metinler doğrultusunda yürütülmektedir. Hâl böyleyken, söz konusu dokümanların ihale sürecinin ve sonraki aşamaların nasıl işleyeceğine ilişkin hiçbir gri veya muğlak alan bırakmayacak şekilde açık, anlaşılır ve net kurallar içermesi gerektiği de açıktır. Bu anlamda, ihaleye katılım için gerekli olan belgelerin neler olduğu hususunun da mevzuatı en iyi şekilde bilmesi gereken idare tarafından ilgili ihale dokümanına açık bir şekilde dercedilmesi gerektiği izahtan varestedir. Dava dosyası incelendiğinde, İdari Şartname'nin 7.1. maddesinde, ortaklık bilgilerinin EKAP üzerinden temin edileceği belirtilmiş ise de, pay defterinin ekinde sunulması gereken belgelere ilişkin açık bir direktifin bulunmadığı görülmektedir. Davacının da pay defterinin EKAP'a yüklü olduğu, ortaklık yapısının ve oranlarının buradan açıkça görülebildiği, oysa dava konusu Kurul kararında ihale dokümanında belirtilmeyen bir koşulun arandığı ve pay defteri ekinde ortaklık yapısına ilişkin yönetim kurulu kararının ibraz edilmediği gerekçesiyle davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı görülmektedir. Kamu ihalelerine iştirak eden ve bu alanda tecrübesi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin ihale mevzuatına belli bir düzeye kadar vakıf olmaları gerektiği açıktır. Ancak, hukukçuların dahi uzun fikir teatileri ile ancak sonuçlandırabildikleri ve hatta çözümlemekte kimi zaman acze düştükleri hususların aday, istekli ve istekli olabilecek kişiler tarafından bir çırpıda çözülmesini beklemek hak ve adalet duyguları ile bağdaşmamaktadır. İsteklilerden beklenen yüksek hukukçu olmaları değil, yalnızca mesleklerinin icrası için gereken makul bir hukuk bilgisine sahip olmalarıdır. İhale süreçlerinin usulüne uygun yürümesi ve herhangi bir hak kaybının oluşmaması da idarenin açık, net ve anlaşılır bir kurallar bütününü teşekkül ettirmesine bağlıdır. Olayda, Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliği'nde 20/06/2021 tarihinde yapılan bir değişikliğin getirdiği yükümlülük İdari Şartname'ye dercedilmediğinden, konu hakkında bilgi sahibi olmayan davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediği ve Kurul kararı ile değerlendirme dışı bırakıldığı, söz konusu durumun temelde idarenin ihale dokümanında yeterli açıklamayı yapmamış olmasından kaynaklandığı, dokümandaki söz konusu eksik belirlemenin rekabet imkanlarını kısıtlamanın yanı sıra, isteklilerin de mağduriyetine sebep olduğu anlaşılmaktadır. Netice itibarıyla, davacı tarafından sunulan belgelerden ortaklık oranlarının açık şekilde anlaşılabildiği, davacının teklifinin bu gerekçeyle değerlendirme dışı bırakılmasının hem rekabet, hem de saydamlık ilkelerini ihlal ettiği, ihale dokümanında hiçbir şekilde belirtilmemiş bir yükümlülüğün isteklilerce derin bir hukuki mütalaa ile keşfedilip yerine getirilmesini beklemenin hakkaniyet duygusuna aykırı olduğu dikkate alındığında, dava konusu Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararlarının bu kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu Kurul kararlarının bu kısımlarının iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.