Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2021/1136 E. 2024/3279 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2021/1136
- Karar No
- 2024/3279
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/1136 Karar No:2024/3279
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin, Adana ili sınırları içerisinde yapılması planlanan Nur II-III HES Projesi'ne ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle proje başvurusunun iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı DSİ Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; 26/06/2003 tarih ve 25150 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca, Nur II-III HES Projesi'nin, DSİ'nin internet sitesinde Tablo-3'te ... sıra numarası ile ... tarihinde ilan edildiği, yapılan tekli başvuru neticesinde projenin davacı şirket uhdesinde kaldığı, davacı şirketten ... tarih ve ... sayılı DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı yazısıyla 19/09/2005 tarihine kadar fizibilite raporu sunmasının istenildiği, yapılan süre uzatım talepleri davalı idarece kabul edilerek fizibilite raporunun 20/03/2006 tarihinde davalı idareye sunulduğu, raporun incelenmesinin ardından davalı idarece 04/09/2006 tarihli yazıyla yeni bir revize fizibilite raporu sunulmasının istenildiği, davacı şirket tarafından 05/02/2007 tarihli yazıyla revize fizibilite raporunu sunulduğu, sunulan raporların incelenmesi üzerine 02/07/2007 tarihli yazıda belirtilen hususlarla ilgili olarak yeni bir revize fizibilite raporu sunulmasının istenildiği, 27/09/2007 tarihli yazıyla şirketin yeni revize fizibilite raporunu sunduğu, yapılan inceleme sonrasında 13/08/2010 tarihli yazıyla şirketten 15/11/2010 tarihine kadar yeni bir revize fizibilite raporu sunmasının istenildiği, şirketin revize fizibilite raporu teslim tarihinin dolmasından 10 gün önce teminat mektubunu teslim aldığı, akabinde ... tarih ve ... sayılı yazıyla, şirketten istenilen raporun "İndere Barajı'nın projenin rantabilitesine olan olumsuz etkisi nedeniyle süresinde teslim edilemediğinden" davacı şirketin proje başvurusunun iptal edilerek Nur II-III Hes Projesi'nin iptal edildiğinin bildirildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, Mahkemelerinin 23/09/2020 tarihli ara kararıyla davalı idareden İndere Barajı'nın dava konusu projeye olumsuz etki edeceği hususunda herhangi bir teknik inceleme yapılıp yapılmadığının sorulduğu, davalı idare tarafından verilen cevapta, anılan husus ile ilgili olarak herhangi bir teknik inceleme yapılmadığının belirtildiği, İndere HES Projesi için 2007 yılında yapılan ilan sonucunda projenin dava dışı "... Enerji Üretim A.Ş." uhdesinde kaldığı, anılan şirket tarafından 10/07/2013 tarihinde baraj ekseninde ve rezervuar alanında kireç taşı ve büyük karstik boşluklar olduğundan bahisle, projenin barajlı sistemden regülatörlü sisteme dönüştürülmesinin talep edildiği, söz konusu başvurunun 09/09/2013 tarihli yazıyla uygun bulunmadığı, akabinde şirket tarafından 01/07/2015 tarihinde projede zarar ettikleri belirtilerek lisansın sonlandırılması başvurusunda bulunulduğu ve ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararıyla şirketin lisansının sonlandırılmasına karar verildiği, öte yandan, her ne kadar davalı idarece, 13/08/2010 tarihli yazının tebliğinden itibaren ilgili Yönetmelikte belirlenen süre içerisinde revize fizibilite raporunun sunulmadığı belirtilmekte ise de; Mahkemelerinin 03/02/2020 tarihli ara kararıyla davalı idareden 13/08/2010 tarihli yazının davacı şirkete tebliğ edilip edilmediği hususunun sorulduğu, davalı idarece ara kararına verilen cevapta, söz konusu yazının davacı şirkete tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin bulunamadığının belirtildiği, davacıdan daha önce istenilen revize fizibilite raporlarının süresinde teslim edildiği, fizibilite raporu istenilmesine ilişkin son yazının ise usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, öte yandan İndere Barajı'nın dava konusu projeye olumsuz bir etkisinin olup olmadığı hususunda davalı idarece herhangi bir bilimsel tespit yapılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketten ... tarih ve ... sayılı yazı ile revize fizibilite raporunun hazırlanarak 15/11/2010 tarihine kadar teslim edilmesinin istenildiği, şirketin revize fizibilite raporunun son teslim tarihinden on gün önce 05/11/2010 tarihinde teminat mektubunu elden teslim aldığı, şirketin teminat mektubunu teslim almasının ancak şirketin talebi ile mümkün olabileceği, şirketin hem revize fizibilite raporunu teslim etmemesi hem de teminat mektubunu geri almasının projeye ilişkin işlemlere devam etmeyeceği sonucunu doğurduğu, söz konusu projenin şirketin iradesi dahilinde sonlandığı, Seyhan Havzası Master Plan Raporu'nda çalışılan İndere Barajı ve HES projesinin, "Müracaat Edilen ve Edilebilecek Hidroelektrik Santral Projeleri Listesi" kapsamında yer alan bir devlet projesi olduğu, İndere Barajı ve HES projesine ilişkin dava dışı ... A.Ş.'ye ait üretim lisansının sonlandırılmasıyla anılan projenin iptal edilmediği, bahse konu projenin ilerleyen süreçte tekrar Kurum gündemine alınabileceği, "İndere Barajı'nın dava konusu HES projesine olumsuz etki edeceği hususunda teknik inceleme yapılıp yapılmadığı" ile ilgili tüm işlemlerin davacı şirketinin sorumluluğunda olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu Nur II-III HES projesinin DSİ internet sitesinde Tablo-3’de ... sıra numara ile ... tarihinde yayımlandığı, yapılan tekli başvuru neticesinde projenin davacı şirket uhdesinde kaldığı, projeye ilişkin olarak davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı dilekçesi ekinde, Genel Müdürlüğe sunmuş olduğu başvuru raporunun incelendiği ve ... tarih ve ... sayılı DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı yazısı ile uygun bulunduğu, aynı yazıda, davacı şirketten 5 nüsha olarak fizibilite raporu hazırlanmasının istenildiği ve 19/09/2005 tarihine kadar söz konusu raporların davalı idareye sunulması gerektiğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından yapılan süre uzatım talebi davalı idarece kabul edilerek şirketin fizibilite raporlarını ... tarih ve ... sayılı yazı ile sunduğu, sunulan raporların incelenmesinin ardından ... tarih ve ... sayılı yazı ile şirketten yazıda belirtilen hususlarla ilgili olarak revize fizibilite raporu hazırlamasının istenildiği, ... tarih ve ... sayılı yazı ile şirketin, hazırlamış olduğu revize fizibilite raporlarını sunduğu, yapılan değerlendirmeler sonucunda ... tarih ve ... sayılı yazı ile şirketten, ... tarihinde sunulmak üzere yeni bir revize fizibilite raporu hazırlamasının istenildiği, ... tarih ve ... sayılı yazı ile şirketin, hazırlamış olduğu revize fizibilite raporunu sunduğu, tekrar yapılan incemeler neticesinde, ... tarih ve ... sayılı yazı ile 15/11/2010 tarihine kadar şirketten yeni bir revize fizibilite raporu sunmasının istenildiği, şirketin revize fizibilite rapor teslim tarihinden on gün önce, teminat mektubunun 05/11/2010 tarihinde iade edildiği, ... tarih ve ... sayılı DSİ Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı yazısı ile davacı şirketin 15/11/2010 tarihine kadar sunması gereken revize fizibilite raporunu sunmadığından bahisle davacı şirketin proje başvurusunun iptal edildiğinin bildirildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Temyize konu Mahkeme kararında her ne kadar " fizibilite raporu istenilmesine ilişkin son yazının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediği, öte yandan İndere Barajı'nın dava konusu projeye olumsuz bir etkisinin olup olmadığı hususunda davalı idarece herhangi bir bilimsel tespit yapılmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, dosya içeriğinde, davacı şirketten fizibilite raporu istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı son yazıdan şirketlerinin haberdar olmadığı yönünde bir iddianın bulunmadığı, öte yandan, 05/11/2010 tarihinde davacı şirketin geçici teminat mektubunun iade edilmesiyle birlikte proje başvurusunun iptalinin zaten gerçekleşmiş olduğu, davacı şirket tarafından anılan tarihte geçici teminat mektubunun iade edilmesine karşı davalı idareye herhangi bir başvurusunun da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, geçici teminat mektubunun iadesiyle 05/11/2010 tarihinde sona erdiği anlaşılan uyuşmazlık konusu proje başvurusunun tekrar canlandırılması imkanının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.