Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2023/1605 E. 2026/235 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2023/1605
- Karar No
- 2026/235
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1605 Karar No : 2026/235
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendisine asaleten ... ve ...'a velayeten ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın rahatsızlanması üzerine götürüldüğü Van ili, Çatak ilçe Devlet Hastanesi acil servisinde herhangi bir müdahale yapılmadığı, ambulansın evde bakım ambulansı olduğundan bahisle kullandırılmadığı, diğer ambulans beklenirken gecikmeler olduğu, ambulansın gelmesi üzerine önce Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezine sevkinin yapıldığı, zamanında ve hızlı koordinasyon sağlanamadığından yakınları ...'in hayatını kaybettiği ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 3.000,00 TL maddi ile 750,000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sağlık hizmetlerinin niteliği ve taşıdığı risk dikkate alındığında idarelerin yürüttükleri sağlık hizmetinden dolayı sorumlu tutulabilmeleri için ortada ağır bir hizmet kusuru bulunması gerektiği, Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 29/09/2021 tarihli bilirkişi raporu ve dava dosyasında mübrez diğer bilgi ve belgeler ile birlikte dikkate alındığında; müteveffa ...'in Çatak Devlet Hastanesine müracaatı üzerine anılan Hastanece ve sonrasında sevk edildiği diğer hastanelerce gerekli tetkik ve tedavilerin uygulandığı, gerekli donanıma sahip olmayan evde bakım ambulansının kullandırılmamasının, müteveffaya yapılan müdahalelere ilişkin uygulanan gözlem, tedavi ve tetkiklerin, bilimsel ve tıbbi kurallara uygun olduğu dolayısıyla idareye kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Çatak ilçesinin Van iline 80 km, Yüzüncüyıl Üniversitesine 90 km mesafede olduğu, bir saatte gidilecek mesafedeki bu hastanelere yaklaşık 4 saatte varıldığı, hastaya erken müdahale edilmesi durumunda hayatının kurtulması şansının olacağı, müteveffaya uygulanan tıbbi tedavi usulünün doğru olup olmadığı yönünde iddialarının bulunmadığı, davanın açılma sebebinin müteveffanın hastanelere geç ulaştırılması olduğu, bu bağlamda Adli Tıp Kurumu raporunda bu hususlara değinilmeden tedavi sürecine ilişkin rapor hazırlandığı, eksik inceleme ile hazırlanan rapora dayanarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI :Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, müteveffa ...'ın rahatsızlanması üzerine götürüldüğü Van ili, Çatak ilçesi Devlet Hastanesi acil servisinde herhangi bir müdahale yapılmadığı, mevcut ambulansın evde bakım ambulansı olduğu gerekçesiyle kullanımına izin verilmediği, ambulansın geç geldiği ve önce Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sonrasında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezine sevkinin yapıldığı, zamanında ve hızlı koordinasyon sağlanamadığından dolayı müteveffa ...'in hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eş ... için 1.000,00 TL destek yoksun kalma tazminatı, 250,000,00 TL manevi tazminat, çocuklar ... için 1.000,00 TL destek yoksun kalma tazminatı, 250,000,00 TL manevi tazminat ve ... için 1.000,00 TL destek yoksun kalma tazminatı, 250,000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A-Temyize konu kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının incelenmesi: Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir. İdare Mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu irdelendiğinde, hizmet kusurunun bulunduğu açıkça ortaya konulamadığından, uyuşmazlıkta maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır. Bununla birlikte, 29/09/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda da yer aldığı üzere, müteveffa ...'in 09/09/2019 tarihinde saat 16:09 da Çatak İlçe Devlet Hastanesine başvurduğu, tıbbi kayıtlarda herhangi bir anamnez ya da fiziki muayene bulgusuna ait kayıt bulunmasa da kişinin tedavisine ve sevkine katılan Dr. ...’nun dosyaya ekli telefon görüşmelerinden, olay tarihinde hastanın yarım saat öncesinde ani gelişen presenkop, kendinden geçme nedeniyle getirildiği, her iki tarafta tansiyonun 220/140 mmHg olarak ölçüldüğü, nabız: 55-56 atım/dakika, kan şekeri ve saturasyonun normal olduğu, sağ tarafında kas güçsüzlüğü, sağda babinski refleksinin alınamaması nedeniyle serebrovasküler olay şüphesi düşünülerek ileri tetkik ve tedavi amacıyla 112 Komuta Kontrol Merkezi’ne başvuruda bulunduğunun anlaşıldığı, 112 Komuta Kontrol Merkezinin ilk önce Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’ne sevk öncesi telefon ile haber verdiği, ilgili sorumlu Nöroloji hekimi tarafından hastanede şu an için trombolitik tedavi verebilecek bir müstahzarın bulunmadığından hastanın Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevkinin de yapılabileceğinin bildirildiği, sonrasında 112 Komuta Kontrol Merkezinin Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Acil Uzmanı Dr. ...’ün arandığı, ilgili acil hekiminin konuşma sırasında hastayı kabul ettiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine hastanın Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevkinin yapıldığı, saat 18:09 da hastanın gelişinde Acil Tıp Uzmanı Dr. ... tarafından yapılan tetkik ve istenen konsültasyonlar sonucunda; mezensefalonda kanama tarif ve tespit edilen hastanın yoğun bakım ünitesinde takip edilmesi gerektiği ve ilgili tarihte Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan yoğun bakım ünitesinde yer olmadığından hastanın Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ... Tıp Merkezi’ne sevk edildiği, saat 19:21 de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’ne varıldığı, hastanın buradaki nöroloji yoğun bakım ünitesindeki tedavi ve takibi sırasında 13/09/2019 tarihinde arrest olduğu, yapılan yeniden canlandırma işlemine yanıt vermediği, böylece hastanın vefat ettiği anlaşılmıştır. Buna göre, davacılar yakınının, ani gelişen presenkop, kendinden geçme nedeniyle 09/09/2019 tarihi saat 16:09'da getirildiği Çatak Devlet Hastanesi'nde serebrovasküler olay şüphesi düşünülerek ileri tetkik ve tedavi amacıyla 112 Komuta Kontrol Merkezi’ne başvuruda bulunularak Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmesi ve Van Eğitim Araştırma Hastanesine aynı gün saat 18:09'da getirilmesi sonrasında yapılan tetkikler ve istenen konsültasyonlar sonucunda mezensefalonda kanama tarif ve tespit edilen hastanın yoğun bakım ünitesinde takip edilmesi gerektiği ve ilgili tarihte Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan yoğun bakım ünitesinde yer olmadığından hastanın Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’ne sevk edildiği, saat 19:21 de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’ne varıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın üç saati aşan bir sürenin sonunda yoğun bakım ünitesine yatışının sağlanabildiği, daha hızlı koordinasyon ve ulaşımın gerçekleştirilmesi halinde davacıların, murislerinin kurtarılıp kurtarılamayacağı hususunda ömür boyu şüphe duyacakları açıktır. Bu durumda, olayın etkisi nedeniyle davacılarda meydana gelen manevi zararın karşılanmasına yönelik makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi gerekmekte iken, manevi tazminat istemlerinin tamamen reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat istemlerinin reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. Davanın reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının oybirliği ile ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının oyçokluğu ile BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/01/2026 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin reddine yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının da onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararının bu kısmına katılmıyoruz.