Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2023/1069 E. 2026/255 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2023/1069
- Karar No
- 2026/255
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1069 Karar No : 2026/255
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- Kendine asaleten, ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
DİĞER MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların yakını ...'in Sinop Atatürk Devlet Hastanesinde yapılan laparoskopik safra kesesi ameliyatı esnasında gerçekleşen tıbbi uygulama hatası sonucu hayatını kaybettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarar karşılığı kızı ... için 61.141,42 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, eş ... için 269.391,85 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, anne ... için 88.906,08 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, baba ... için 64.347,84 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 483.787,19 TL maddi ve 350.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2017 tarih ve ... sayılı yazısı ile müteveffanın kesin ölüm sebebinin belirlenip, doktor kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istenilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... karar sayılı raporda özetle; "Kişinin ölümünün safra kesesi ameliyatında meydana gelen büyük damar yaralanması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin şikayetleri üzerine götürüldüğü Sinop Atatürk Devlet Hastanesi'nde Genel Cerrahi Uzmanı Dr. ... tarafından muayenesinin yapıldığı, gerekli tetkiklerin ve konsültasyonların yapılmış olduğu, hastalığın doğru tanısının konulduğu, alınan ameliyat kararının doğru olduğu, ancak ameliyatın başlangıcında gerekli özen gösterilmeyerek damar yaralanmasına neden olunduğundan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. ...'in kusurlu olduğu, meydana gelen damar yaralanmasının zamanında tanısının konulduğu, ameliyata Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Dr. ... davet edilerek gerekli cerrahi tedavinin yapıldığı, ameliyat sonrası uygun takip ve tedavisinin yapıldığı cihetle ameliyata katılan Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Dr. ..., Anestezi uzmanı Dr. ...'a ve diğer yardımcı sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı "görüş ve kanaatlerine yer verilmesi üzerine Genel Cerrahi Uzmanı Dr. ... hakkında "taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan açılan ceza davasında ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası kapsamında 21/03/2019 tarihinde Adli Tıp Kurumundan; davacıların yakını ...'in tıbbi müdahalesini gerçekleştiren Dr. ...'in "kusur durumu ve ölüm ile kusur arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı, olayın komplikasyon olarak gelişip gelişmediği, var ise, komplikasyon ve sürecin doğru yönetilip yönetilmediği, hususlarında dosya içerisinde bulunan sanık savunmaları, katılan beyanları, sanık müdafii ve katılan vekilinin beyanlarında ileri sürülen hususlar, CD kayıtları, tanık ifade tutanakları, sanık ve katılan vekillerinin yazılı dilekçeleri, tanık ...'un anlatımları, tanık ... tarafından el yazısı ile tutulduğu belirtilen ve bir sureti dosyada bulunan notların içeriği, soruşturma aşamasında alınan tüm raporlar birlikte değerlendirilerek düzenlenecek raporun 21/05/2019 tarihine kadar gönderilmesi" şeklinde ikinci bir rapor istenilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 8. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ...tarih ve ... karar sayılı raporda özetle; "Kişinin şikayetleri üzerine götürüldüğü Sinop Atatürk Devlet Hastanesi'nde Genel Cerrahi Uzmanı Dr. ... tarafından muayenesinin yapıldığı, gerekli tetkiklerin ve konsültasyonların yapılmış olduğu, hastalığın doğru tanısının konulduğu, alınan ameliyat kararının uygun olduğu, laparoskopik batın operasyonlarında trokar girişi sırasında iliak arter yaralanmasının olabileceği, bunun bir komplikasyon olduğu, ancak ameliyat sırasında tansiyonun düştüğü bildirilmesine rağmen buna yönelik zamanında araştırma yapılmayarak ameliyata devam edilmesinin, açık cerrahiye zamanında geçilmesinin bir eksiklik olduğu, dolayısıyla Genel Cerrahi Uzmanı Dr. ...'in komplikasyon yönetiminde gerekli özen göstermediğinden tıp kurallarına uygun davranmadığı, bunun bir tıbbi uygulama hatası olduğu, ameliyata Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Dr. ... davet edilerek gerekli cerrahi tedavinin yapıldığı, ameliyat sonrası uygun takip ve tedavisinin yapıldığı cihetle ameliyata katılan Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Dr. ..., Anestezi uzmanı Dr. ...'a ve diğer yardımcı sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığına" yönünde görüşe verildiği belirtilerek; davacılar yakınının hayatını kaybetmesinde gerçekleşen ameliyatı esnasında büyük damar yaralanmasının oluşması ve davacılar yakınının tansiyonu düşmesine rağmen buna yönelik zamanında araştırma yapılmayarak ameliyata devam edilmesi ve açık cerrahiye zamanında geçilmemesi nedeniyle Sinop Atatürk Devlet Hastanesi'nde yapılan tıbbi müdahalenin kusurlu olduğundan bahisle meydana gelen olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacıların uğradıkları maddi zararın tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 02/04/2019 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak eşi ... için 269.391,85 TL, çocuk ... için 61.141,42 TL, anne ... için 88.906,08 TL ve baba ... için 64.347,84 TL olmak üzere toplam 483.787,19 TL maddi tazminatın ve olayın oluş şekli ve zararın niteliği ile dava konusu olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve ızdırapların karşılığı ve davalı idarenin olayın oluşumunda kusurlu bulunması dikkate alındığında; davacılardan eş ... için 100.000,00 TL, çocuk ... 100.000,00 TL, anne ... için 50.000,00 TL ve baba ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun hatalı olduğu, bu sebeple yeniden bilirkişi incelemesi yapıldığı, ortaya çıkan tutarın ilk rapora göre daha fazla olmasına karşın davacılar tarafından miktar artırım talebinde bulunulmaması karşısında istinaf incelemesine konu kararın sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı idarenin ve müdahil ...'in istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare ve müdahil ... tarafından, olayda kusurlarının bulunmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden, davacıların yakını ...'in 09/03/2017 tarihinde kapalı safra kesesi ameliyatına alındığı, ameliyat sırasında aort damar yaralanması oluştuğu, bu yaralanma nedeni ile 10/03/2017 tarihinde hayatını kaybetmesi üzerine davacılar tarafından olay nedeniyle uğradıklarını ileri sürdüklerin zararların giderilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Tam yargı davalarında zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize Konu Kararın davacı çocuk ..., anne ..., baba ...'ın Maddi ve Manevi Tazminat İstemlerinin Kabulüne, eş ...'in manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne Yönelik Kısımlarının İncelenmesi, Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Davacı ...'in Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne Yönelik Kısmının İncelenmesi; Eşin ölümü durumunda onun desteğinden yoksun kalan diğer eş yararına, kural olarak destekten yoksun kalınan süre ile sınırlı olarak hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta hizmet kusurunun sebebiyet verdiği ölüm nedeniyle desteğini yitiren eşe destekten yoksun kalınan dönem için tazminat ödeneği açıktır. Bununla birlikte sağ kalan eşin yeniden evlenmesi durumunda da, ölen eşin desteğine olan ihtiyacı yeni evlilik ile sona ereceğinden, sağ kalan eş yararına sadece yeniden evlenme tarihine kadar olan süre ile sınırlı olarak hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Temyize konu Mahkeme kararına esas alınan 06/06/2022 tarihli hesap bilirkişi raporunda, müteveffanın eşi ... yönünden rapor tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak hesaplanan tazminattan %43 oranında evlenme şansı indirimi uygulanmak suretiyle maddi zarar hesaplanmış ise de, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sitemi üzerinden yapılan incelemede, davacının, 30/07/2022 tarihinde yeniden evlendiği anlaşıldığından yeniden evlenme tarihinden itibaren ölen eşin desteğine olan ihtiyacının sona erdiği açıktır. Bu durumda; "gerçek mevcut iken varsayıma gidilemeyeceği" yolundaki tazminat hukuku ilkesi uyarınca, davacı ...'in destekten yoksun kalma zararının, eşinin ölüm tarihinden yeniden evlendiği tarihe kadar olan dönemle sınırlı olarak hesaplanması gerekirken, bu husus dikkate alınmadan yapılan hesaplama uyarınca adı geçen davacı yararına maddi tazminata hükmedilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin ve müdahil ...'in temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davacılardan ...'in maddi tazminat isteminin kabulüne yönelik istinaf istemlerinin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/01/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.