Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2021/2573 E. 2025/3290 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/2573
Karar No
2025/3290
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2573 Karar No : 2025/3290

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Köyü Tüzel Kişiliği / ... 2- ... Köyü Tüzel Kişiliği / ... 3- ... Köyü Tüzel Kişiliği / ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU : Niğde ili, Çamardı ilçesi, ... köyü, ... yöresinde bulunan, pınar vasıflı, ... ada ... parsel numaralı, mülkiyeti Hazineye ait Ecemiş su kaynağının 16 lt/sn debilik kısmının içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere Çamardı Belediye Başkanlığına tahsisine dair Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, İdare Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, yapılan tespitlerin yerinde olmadığı, taraflar arasında imzalanan protokolün dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı yanında müdahil tarafından ise bir cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemde herhangi bir zaman aralığı olmaksızın su tahsisinin öngörüldüğü, sonrasında taraflarca imzalanan protokolde ise belirli tarihler arasında kaynaktan içme suyu temin edilmeyeceği hususunda anlaşıldığı, bu durumda, davanın kısmen konusuz kaldığı dikkate alındığında, bu husus göz önünde bulundurulmaksızın verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştay'da temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır. İdari yargıda istinaf kanun yolunu düzenleyen 6545 sayılı Kanun'un (20/07/2016 tarihinde) yürürlüğe girmesiyle birlikte, ilk derece idari yargı mercilerince verilen kararlara karşı temel başvuru yolu (ikinci derece mahkeme sıfatıyla) "istinaf kanun yolu" olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır. Kanun koyucu bu temel belirlemenin ardından, 2577 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesinde yer verilen sınırlı sayıdaki davalara karşı temyiz yolunun da açık olduğu düzenlemesini öngörmüştür. Yapılan bu yasal düzenlemelerden sonra ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen kararlar için temyiz yoluna gidilebilmesi için, davanın konusunu oluşturan hususun Kanun'un 46 ncı maddesinde sayılan dava türlerinden birine ilişkin olması gerekir. Bakılan uyuşmazlık, konusu itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında olmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesine yönelik Daire kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2021/2573, K. 2025/3290, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2021-2573-e-2025-3290-k-e462d9cd82ba