Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/5982 E. 2026/1155 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/5982
- Karar No
- 2026/1155
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/5982 Karar No : 2026/1155
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 03/10/2022 tarih ve 31972 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, ... Anabilim Dalı ... alımı ilanı üzerine anılan kadroya ... tarihli ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararına istinaden kendisi yerine ...'in atanmasına ilişkin Rektörlük Makamının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Osmaniye İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi sebebiyle, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 25/11/2024 tarihinde Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda; "Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinin 2022 yılında yürürlükte olan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönergesine göre başvuru dosyalarının değerlendirmesi neticesinde her iki adayın da anılan yönergenin 6. maddesinde belirtilen Dr. Öğretim Üyesi kadrosuna atanma için gerekli asgari şartları sağlamadığı (...) Dr. ...'in, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Öğretim Üyeliğinin Atama ve Yükseltilme Yönergesinde belirtilen puanlama kriterlerine göre, toplam 190,25 akademik faaliyet puanın; Dr. ...'ın, toplam 547 akademik faaliyet puanının bulunduğu,(...) Dr. ...'ın, 1 tanesi 2 yazarlı ve bir tanesi 3 yazarlı olmak üzere toplamda 2 adet ... kapsamında taranan dergilerde yayınlanmış makalesinin bulunduğu anılan iki makalede adayın doktora danışmanı yazarları arasında yer aldığı, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönergesi'ne göre, bu yayınlardan 74 puan akademik faaliyetinin bulunduğu, Dr. ...'ın ... kapsamında olmayan ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayınlarımış olan 18 adet makalesinin bulunduğu, (...) Dr. ...'ın diğer 17 makalesinin, ... bünyesindeki uluslararası hakemli kategorisinde yer alan ... (...) ve international ... adlı iki dergide yayınlandığı, bu akademik faaliyetlerin puanının 409,5 olduğu, ... kapsamında olmayan makalelerin tamamının 2021 ve 2022 yıllarında yayınlandığı, Matematik alanında 2 yıl içerisinde 18 makale üretmenin olağan akışa uygun olmadığı, ... Derneği'nin ... dergisinde yayınladığı “...” makalesine göre, 2021 yılının verileriyle, bir matematik yayınının gönderiliş ve basım süresi arasında geçen ortalama süre 13,8 ay olduğu, , ... dergisinin 18. cildinin 1. sayısında 2 makalesi, ... dergisinin 4. cildinin 1. sayısında 2 makalesi ve 2. sayısında 3 makalesi, aynı derginin 2. cildinin 1. sayısında 7 makalesinin aynı anda basıldığı, Matematik dergilerinin bir sayısında aynı yazarın birden fazla makalesinin olması olağan değerlendirilmediği.(...) Yönerge'nin 5. maddesinde, yönergenin yürütüleceği temel ilkelerin belirtildiği, (...) igili Yönerge'de atama işleminin toplam puana göre yapılacağına dair bir ifadenin bulunmadığı, ilgili atamada idarenin takdir hakkını başvuru dosyalarını inceleyen jüri üyelerinin bilimsel raporları neticesinde beyan ettikleri olumlu görüşler doğrultusunda kullandığı, Doktor Öğretim üyesi kadrosuna yapılan atama jüri üyelerinin önerisi ve bu önerilerin Fakülte Yönetim Kurulunda değerlendirilmesi neticesinde Rektörlük onayı ile gerçekleştiği, anılan kadroya başvuran adaylar arasında akademik faaliyet puanı Dr. ...'dan daha fazla olan adayların da bulunduğu, Dr. ...'in atanmasının birçok nesnel ve akademik ölçüte dayalı olarak yapıldığı, Dr. ...'in halihazırda aynı bölümde çalışıyor olmasının yanı sıra, akademik katkıları, ders verme tecrübesi, aldığı atıflar ve üniversite içindeki aktif görevleri gibi pek çok faktöre dayandığı, atamanın yalnızca bir puanlama üzerinden yapılmadığını, ...'in kurum içinde ve akademik alanında sağladığı değerli katkılar nedeniyle tercih edildiğini desteklediği, özellikle kendi üniversitesinde ve halen çalışmakta olduğu birimde akademik yükseltilme bekleyen personel kapsamında tek aday olmasının, kurum için belirgin bir öncelik oluşturduğu, bu tür faktörlerin, akademik atamalarda adayların yalnızca yayınlanmış makalelerden aldığı toplam puana bağlı olmadığını, aynı zamanda çalışmaların niteliği, kuruma olan bağlılıkları ve katkılarıyla da değerlendirildiğini gösterdiği, Dr. ...'in atanma kararının objektif kriterlere dayalı olarak verildiği ve oybirliğiyle uygun bulunduğu, sürecin şeffaf ve adil bir şekilde yürütüldüğü, Dr. ... ve Dr. ...'ın karşılıklı olarak başvuru dosyalarının değerlendirilmesi neticesinde, ilgili kadroya Ar. Gör. Dr. ...'in atamasının yapılmış olmasının oybirliği ile uygun bulunduğu yönünde görüş ve değerlendirmeye yer verildiği, bilirkişi raporunun Mahkemece hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlikte bulunduğu, davacının çok sayıda makalesi bulunmasına rağmen eserlerine yapılan herhangi bir atıf bulunmadığı, davacının başvuru döneminde Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinde şef kadrosunda çalıştığı, ön lisans, lisans veya lisansüstü dersler verdiğine dair herhangi bir eğitim etkinliğinin de beyan edilmediği, dava konusu kadroya atanan ...'in 2009 tarihinden beri Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Matematik Bölümünde araştırma görevlisi olarak çalıştığı, toplam akademik puanının 190,25 olduğu, eserlerine yapılan 13 adet atıf bulunduğu, Fakülte Komisyon Üyeliği, Matematik Bölümü Erasmus Koordinatörlüğü ve Öğrenci Kulübü Danışmanlığı görevlerini yürüttüğü, her ne kadar davacının akademik puanı ataması yapılan kişiden daha yüksek olsa da doktor öğretim üyesi kadrosuna atanacak kişilerin seçiminde yalnızca puan üstünlüğünün dikkate alınmasının, Kanunda belirlenen jüri seçimi ve değerlendirme süreci ile ulaşılmak istenen amaçla uyuşmayacağı, akademik puanın, doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma sürecinde dikkate alınması gereken kriterlerden birisi olduğu, Kanunda idareye tanınan takdir yetkisini ortadan kaldıracak şekilde tek ölçüt olarak kabulünün mümkün olmadığı, söz konusu takdir yetkisinin ilgili kadroya ...'in atanması yönünde kullanılmasına ilişkin dava konusu işlemin kamu yararı amacı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönergesi'ne göre yapılan atama işleminin Akademik Faaliyet ve Etkinlik Puanları başlıklı puan tablosunda gösterilen puanlar üzerinden hesaplanan toplam puana göre yapılması gerektiği, üniversitenin puan hesaplama yöntemine göre kendi puanının 1773,25 olduğu, uyuşmazlığa konu atama işleminde bariz puan farkının dikkate alınmadığı, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Üye ...'nın uyuşmazlığın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi kapsamında bulunmadığı yönündeki ayrışık oyuna karşılık uyuşmazlığın temyiz kanun yoluna açık bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, 03/10/2022 tarih ve 31972 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Cebir ve Sayılar Teorisi Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi alımı ilanı üzerine anılan kadroya ... tarihli ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararına istinaden kendisi yerine ...'in atanmasına ilişkin Rektörlük Makamının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doktor Öğretim Üyesi" başlıklı 23. maddesinde: "a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler... c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. " hükmüne yer verilmiştir. 12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin "Başvuru ve atanma süreci" başlığını taşıyan 6. maddesinde; "(1) Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuranlar özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını dört nüsha olarak ilgili dekanlık veya müdürlüğe teslim eder. (2) Fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdür; ilan edilen kadrolar için adayların durumlarını incelemek üzere, en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesör veya doçent kadrosunda bulunan doçenti, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının, profesör veya doçent kadrosundaki doçent olması halinde, tespit edilecek üç profesör veya doçent kadrosundaki doçentten biri olarak belirlenmesi zorunludur. (3) Dekan veya ilgili müdür her aday için bu öğretim üyelerine, adaylarla ilgili bilimsel yayın ve çalışmalara ilişkin dosyaları göndererek bir ay içerisinde yazılı görüşlerini bildirmelerini ister. Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit edilen başka profesör veya doçente dosyalar incelenmesi için gönderilir. (4) Dekan veya ilgili müdür yazılı görüşlerin alınmasından sonra ilk yönetim kurulu toplantısında aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı görüş alır. Bir açık kadroya birden fazla adayın başvurması halinde yönetim kurulu gerekçeli olarak tercihini belirtir. Dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar. Rektör atamanın yapılıp yapılmayacağına karar vererek gerekli işlemleri yürütür. (5) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacak yabancı ülke vatandaşı öğretim elemanlarının doktor öğretim üyeliğine atanma ile ilgili şartları sağlamaları kaydıyla sözleşmeli olarak çalıştırılmasında bu Yönetmelikte belirlenen ilan şartı dışındaki usul ve esaslar uygulanır." kuralı; "Atama" başlığını taşıyan 7. maddesinde; "(1) Doktor öğretim üyeleri, ilgili yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra fakültelerde ilgili dekanın, diğer birimlerde müdürün önerisi ile rektör tarafından en az bir en çok dört yıl süre ile atanır. (2) Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler ilgili yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından yeniden atanabilir. (3) Doktor öğretim üyelerinin ne kadar süre ile atandığı kendilerine tebliğ edilir." kuralı yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılamla Usulü Kanunu’nun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller” başlığını taşıyan 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; …bilirkişi, keşif, delillerin tespiti,… işlemlerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmış olup; anılan hükümle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Hâller” başlığını taşıyan 266. maddesinde, Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı, 282. maddesinde ise hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmüne ye verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan mevzuatın bir bütün olarak değerlendirilmesinden, yükseköğretim kurumlarında açık bulunan ve rektörlük tarafından ilan edilen doktor öğretim üyeliği kadrolarına yapılacak atama işlemi öncesi, 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesi ve Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 5, 6 ve 7. maddelerindeki prosedürün izlenmesi gerekmektedir. Buna göre, rektörlük tarafından kadro ilan edilmesi sonrası, usulüne uygun olarak oluşturulacak üç kişilik jüriden adayların her bir hakkında yazılı mütalaa alınmalıdır. Her bir aday hakkında düzenlenen jüri raporlarının alınması üzerine ilk yönetim kurulu toplantısında, aday veya adaylar hakkında ayrı görüş alınarak, açık bulunan kadroya birden fazla adayın başvurması halinde yönetim kurulunun gerekçeli olarak tercihini belirtmesi gerekmektedir. Devam eden süreçte, dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar ve rektör, atamanın yapılıp yapılmayacağına karar verir. Hukuk devleti ilkesi ile idarelerin ve kişilerin belli kurallar çerçevesinde hareket etmelerini amaçlanmıştır. Sosyal hukuk devletlerinde bu mekanizmanın işleyişini sağlamaya yönelik olarak; asli unsurların başında Anayasa yer almaktadır. Anayasal ve yasal ilkelerle bağlı kanuni idarenin varlığı ise; idarelerin yargısal faaliyet ile yasal sınırlar içerisinde hareket etmesinin sağlanması ve idarelerin hareket alanlarının hukuksal sınırlarının çizilmesiyle mümkündür. O halde idarelerin işlem ve eylemlerinin yargı denetimine tabi olması da hukuk devleti ilkesinin tabi sonucudur. Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup; bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. İdareler, kanunlarla kendilerine verilen görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde, sundukları kamu hizmetinin ifasına yönelik olarak, kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için hizmet gerekleri doğrultusunda -ilgili kanununda bağlı yetki içinde bulunduğu belirtilmediği takdirde- birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatılmışlardır. Ancak; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlıdır. Bir başka deyişle; idarelerin işlem tesis ederken Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açık ise de, bu takdir hakkı, serbestçe ve keyfi şekilde kullanılanabilecek bir durumu ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. Yukarıda yer alan hükümlerden de anlaşıldığı üzere; idarenin takdir yetkisi kapsamında ilan edilen herhangi bir kadroya başvuran ve jüri değerlendirmesi sonucunda ataması olumlu görülen adaylar arasından söz konusu kadro için en uygun adayın tercihi konusunda yasaların tanıdığı serbesti çerçevesinde tercihte bulunabileceği tartışmasız olup; uyuşmazlıkta, bu takdir yetkisinin öncelikle ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere dayanılarak ve bu suretle takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının yargısal denetimine imkân verecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında özel ya da teknik bilgiyi gerektirdiği hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınacağı tartışmasız olup; bu kapsamda bilirkişilerce yapılacak olan değerlendirme, ancak uyuşmazlık konusu dava konusu üzerine teknik tespitler yapılarak hazırlanan bilimsel, objektif ve tarafsız raporun mahkemeye sunulmasından ibarettir. Bilirkişilerce yapılan teknik değerlendirmelerin ışığında hukuka uygunluk tespitinin Mahkemece yapılacağı tabiidir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişilerce hazırlanacak raporda; uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak Mahkemece tespiti istenilen ve hukuk bilgisini aşan teknik veya özel hususlara yönelik bilirkişiye yöneltilen sorular çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği tartışmasız olup; bilirkişilerce hazırlanan ortak raporun, bilimsel veriler ışığında hazırlanmak şartıyla, açık, anlaşılır, net ve Mahkemece değerlendirilmesi istenilen hususların her birinin ayrı ayrı gerekçelendirilmesi suretiyle açıklanarak oluşturulması gerektiği tartışmasızdır. Zira; aksi yönde hazırlanan raporun, hükme esas niteliği haiz olduğunu söylemek mümkün değildir. Mahkemece, dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişilerce hazırlanan raporda; Dr. ...'ın ... kapsamında olmayan ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayınlarımış olan 18 adet makalesinin bulunduğu, (...) Dr. ...'ın diğer 17 makalesinin, ... bünyesindeki uluslararası hakemli kategorisinde yer alan ... ve ... adlı iki dergide yayınlandığı, Bu akademik faaliyetlerin puanının 409,5 olduğu, ... kapsamında olmayan makalelerin tamamının 2021 ve 2022 yıllarında yayınlandığı, Matematik alanında 2 yıl içerisinde 18 makale üretmenin olağan akışa uygun olmadığı, ... Derneği'nin ... dergisinde yayınladığı “...” makalesine göre, 2021 yılının verileriyle, bir matematik yayınının gönderiliş ve basım süresi arasında geçen ortalama süre 13,8 ay olduğu, , ... dergisinin 18. cildinin 1. sayısında 2 makalesi, JNFS dergisinin 4. cildinin 1. sayısında 2 makalesi ve 2. sayısında 3 makalesi, aynı derginin 2. cildinin 1. sayısında 7 makalesinin aynı anda basıldığı, Matematik dergilerinin bir sayısında aynı yazarın birden fazla makalesinin olması olağan değerlendirilmediği, (...) Dr. ...'in halihazırda aynı bölümde çalışıyor olmasının yanı sıra, akademik katkıları, ders verme tecrübesi, aldığı atıflar ve üniversite içindeki aktif görevleri gibi pek çok faktöre dayandığı, atamanın yalnızca bir puanlama üzerinden yapılmadığını, ...'in kurum içinde ve akademik alanında sağladığı değerli katkılar nedeniyle tercih edildiğini desteklediği, özellikle kendi üniversitesinde ve halen çalışmakta olduğu birimde akademik yükseltilme bekleyen personel kapsamında tek aday olmasının, kurum için belirgin bir öncelik oluşturduğu yolunda değerlendirme yapılmıştır. Çözümü hukuk bilgisi dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda bilirkişilerce hazırlanan ortak raporun, bilimsel veriler ışığında hazırlanmak şartıyla, açık, anlaşılır, net ve Mahkemece değerlendirilmesi istenilen hususların her birinin ayrı ayrı gerekçelendirilmesi suretiyle açıklanarak oluşturulması gerektiği dikkate alındığında; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan; davacının yayınlarının sayısı ve yayınlandıkları dönemler ile yayınlanma süreleri yönünden hayatın olağan akışına uygun olmadığına ilişkin tespitin; yayınlanan makalelerin içeriği ile dergilerin niteliği -yağmacı/şaibeli dergi listesinde bulunup bulunmadığı, makalelerin içeriğinde ve/veya yayınlanma sürecinde akademik açıdan değerlendirmeye esas alınmasını engelleyecek etik ilkelere aykırılığın söz konusu olup olmadığı vb.- açıklığa kavuşturulmaksızın ve bilimsel, akademik veriler dikkate alınmaksızın, subjektif değerlendirme ve yorumlara yer verilerek hazırlandığı, uyuşmazlığa konu kadroya atanan ...'in halihazırda üniversitede görev yapan ve kadro bekleyen personel olarak nitelenerek bu durumun takdir yetkisi kapsamında kaldığı yolundaki değerlendirmenin ise akademik yükseltilme ve atanma ilkeleri ile liyakat esaslarına aykırı olduğu, tanzim edilen bilirkişi raporunun, bu haliyle hükme esas niteliği haiz olmadığı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, dava konusu doktor öğretim üyesi kadrosuna başvuran davacı ve atanan ...in'nın söz konusu kadro için ilan edilen şartları sağlayıp sağlamadıkları ile ilan edilen kadro kapsamında idareye sundukları akademik dosyalarında yer alan çalışmalar itibarıyla anılan doktor öğretim üyesi kadrosuna hangisinin atanmasının bilimsel ve akademik açıdan daha uygun olduğunun tespit edilmesi amacıyla, dosya üzerinden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak -uyuşmazlığa konu alandan belirlenerek- yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hazırlanan rapor sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu itibarla; hükme esas nitelliği haiz olmayan bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının atanmamasına, ...'in atanmasına dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 26/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.