Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/997 E. 2026/1214 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/997
Karar No
2026/1214
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2026/997 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/1214

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2026 ESAS-KARAR NO : 2025/877 E - 2026/184 K

DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 25/09/2026 YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; davalının şirketine ait olduğunu beyan ettiği matkabı müvekkiline sattığını, karşılığında isim ve bedel hanesi yazılı olan senet aldığını, matkabın ayıplı çıkması üzerine tamir için davalıya iade edildiğini, davalının şirketinin uzun süre önce tasfiye edildiğinin öğrenildiğini, matkabın davalının uhdesinde bulunmasına ve senedin bedelsiz olmasına rağmen davalının senedin lehtar hanesine kendi adını yazarak ve ihdas hanesine nakten yazarak takip başlattığını ve senet bedelini tahsil ettiğini, davacıya ihtar gönderilerek tahsilatın iadesinin talep edildiğini, davalının ihtara cevap vermediğini belirterek ödenen 50.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin şirketinin aktif olduğunu, taraflar arasında satım ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ile davacının arkadaş olup davacıya verilen borç para nedeniyle senedin düzenlendiğini, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; Dairemizin 2023/889 Esas, 2025/1310 Karar 06/11/2025 tarihli karar doğrultusunda; arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması için kaldırıldığı davacı vekiline bu hususta mehil verilerek, davacı vekilince 14.12.2025 tarihli beyan dilekçesi ile arabuluculuğa başvurulmadığı beyan edilmiş olmakla arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; davanın ticari bir dava olmadığını, matkap satışı nedeniyle ayıplı olarak teslim edilen mal bedelinin istirdadı istemli açılan davada arabulucuya başvuru şartı olmadığı gibi yargılama sırasında arabulucuya başvurarak eksikliğin giderileceğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak işin esasına girişilerek davanın kabulüne karar verilmesini isetmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, eldeki davanın arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, istirdat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. 6100 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi mevcuttur. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde ise; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." hükmü bulunmaktadır. Somut olayda, dava konusu arabuluculuk dava şartına tabi uyuşmazlıkla ilgili davacının arabuluculuk yoluna başvurmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden davanın açılmış olmasına, ayrıca eldeki davanın ticari nitelikteki bir dava olduğu, mahkemenin de davayı ticari dava olarak nitelendirip yargılamayı sürdürdüğü ve gerekçe içeriğini bu şekilde oluşturduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 25/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Katip... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/997, K. 2026/1214, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-997-e-2026-1214-k-d1486f125cf8