Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/946 E. 2026/958 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/946
- Karar No
- 2026/958
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/946 Esas
KARAR NO : 2026/958 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2026/268 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİHİ: 02/04/2026 (Ara Karar Tarihi)
TALEP: İtirazın İptali davasında ihtiyati haciz
TALEP EDİLEN ALACAK: 194.659.293,10-TL.
KABUL EDİLEN ALACAK: 194.659.293,10-TL.
TEMİNAT BEDELİ: 48.664.823,28 -TL. ( Alacağın % 25' i )
KARAR TARİHİ: 07/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin değerli metallerden takı ve mücevher imal edip toptan satışını yaptığını, bu kapsamda yurt dışından ihraç kayıtlı olarak ithal ettiği altınları aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı şirkete ihraç kayıtlı olarak sattığını ve faturalar düzenlediğini, fatura içeriklerinde yer alan ürünlerin davalı şirket tarafından satın alınıp yurt dışına ihraç edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, mevcut alacağın ödenmesi yönündeki şifahi müracaatlarının sonuçsuz kalması üzerine İstanbul 3. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin ödeme emrine süresi içerisinde itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, itiraz sonrası dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de görüşmelerden sonuç alınamadığını ve anlaşamama olarak sonlandırıldığını, icra takibine konu fatura içeriğinde yer alan altınların ihraç kayıtlı olarak davalı şirkete satıldığını, davalı şirketin teslim aldığı bu altınları gümrük idaresine vermiş olduğu 27.10.2025 tarih ... ve 28.10.2025 tarih ... beyannameleri ile yurt dışına ihraç ettiğini, söz konusu ihracat beyannameleri üzerinde (ilgili beyannamelerin 44 nolu hanesinde) imalatçı firma olarak müvekkili firmanın isminin davalı firma tarafından kaydedilerek, ürünlerin müvekkilinin ihraç kaydıyla satın alındığının açıkça beyan edildiğini, ihraç işlemlerinin tamamlanmasından sonra ihracat beyannamelerinin davalı tarafından müvekkilinin teslim edilerek gümrük idaresindeki dahilde işleme izninin kapatılması işlemlerinde kullanıldığını, gümrük müdürlüğünce dava konusu alacak işleminin kaynağı olan faturaların gerçekliğinin gümrük müdürlüğünce de kabul edilerek resmiyet kazandığını, ihraç konusu ürünün altın olması nedeniyle ihraç öncesi altınların ayar kontrollerinin yapılması gerektiğinden davalı şirketin, müvekkili şirketten satın aldığı bu altınları yetkilendirilmiş ayar evinde ayar kontrollerini yaptırdığını, yetkilendirilmiş ayar evinin, altınları fiziki olarak incelediğini ve kendisine ibraz edilen faturada yazan vasıf ve miktarla uyumlu olduğunu tespit ederek Ayar Raporu verdiğini, davalı şirketin, icra takibine konu faturaları, ihraç beyannamelerinin eki olarak Gümrük idaresine ve altınların ayar kontrollerini yaptırdığı yetkilendirilmiş ayar evine ibraz ettiğini, dilekçe ekinde sunmuş oldukları gümrük idaresine ibraz edilen beyannameler ile altın ayar raporlarında faturaların yer almasının söz konusu ürünlerin davalı şirkete eksiksiz bir şekilde teslim edildiğinin ve gerekli işlemlerin yapıldıktan sonra altınların davalı şirketçe yurt dışına ihraç edildiğinin ispatı niteliğinde olduğunu, davalı şirketin, faturada yazılı ürünleri teslim alıp ihraç etmesine rağmen, bedelini ödemediği gibi bilakis hakkında başlatılan icra takibine haksız bir şekilde itiraz ederek takibin durdurulmasını sağladığını, taraflar arasında gerçekleşen arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamamış olduğundan, davalı tarafça yapılan haksız itirazın iptali için iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, icra takibine konu fatura içeriğinde yer alan ürünlerin davalı şirkete satılıp teslim edildiğinin resmi belge niteliğinde olan gümrük beyannamesi ve altın ayar raporu ile sabit olduğunu, davalı şirketin, ihraç kayıtlı olarak müvekkili şirketten satın aldığı bu ürünleri yurt dışına ihraç etmesine rağmen, fatura bedelini ödemediğini, bilakis alacağın tahsili yönünde başlattıkları icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, yapmış oldukları araştırmalarda davalı şirket yetkilisinin, ekonomik bir suçtan dolayı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandığını ve Marmara Ceza İnfaz Kurumunda tutukluluğunun halen devam ettiğini öğrendiklerini, alacak miktarının yüksek olması, şirket yetkilisinin tutuklu bulunması nedeniyle yargılama aşamasında davalı şirketin mal varlığının elden çıkarılmasının kuvvetli bir ihtimal olup bu durumda alacağın tahsilinin imkansız hale geleceğini, fatura içeriğinde yer alan davalı şirkete satılan ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğinin resmi kayıtlarla sabit olmasının, ihtiyati haciz kararı verilmesi için aranan yasal şartların somut olayda bulunduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, şirket yetkilisinin ekonomik bir suçtan dolayı halen ceza evinde bulunması ve alacağın miktarının yüksek olmasının yargılamanın devamında davalı şirketin mal varlığını elden çıkarılma ihtimalinin kuvvetli olduğunun karinesi olduğunu belirterek, alacağın tahsil edilebilmesi ve yargılamanın devamı sırasında davalı şirketin mal kaçırmasının önüne geçebilmesi için alacak miktarınca davalı şirket adına kayıtlı, taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 02/04/2026 tarih ve 2026/268 Esas sayılı ara kararında;
"...... Bu bağlamda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, talep edilen alacak ve tarafların haklılık durumunun yargılamayı gerektirdiği, dosyaya sunulu bilgi ve belgeler ile mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık ispat koşulunun henüz gerçekleşmediği anlaşıldığından koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " gerekçesi ile,
''1-)Davacı yanın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine konu fatura içeriğinde yer alan ürünlerin davalı şirkete satılıp teslim edildiğinin gümrük beyannamesi ve altın ayar raporu ile sabit olduğunu, davalı şirketin, ihraç kayıtlı olarak müvekkil şirketten satın aldığı bu ürünleri yurt dışına ihraç etmesine rağmen fatura bedelini ödemediğini, bilakis alacağın tahsili yönünde başlatılan icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı şirket yetkilisi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmış olması ve alacak miktarının yüksek olması yargılama aşamasında davalı şirketin mal varlığının elden çıkarmasının kuvvetli bir ihtimal olduğunun göstergeleri olduğunu, dava dosyasına kurumlardan, özellikle de gümrük müdürlüğünden gelen cevabi yazılarda alacağın varlığının ispatladığından mevcut olayda yaklaşık ispat kuralının bulunduğunun kabulü ile ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiğini,
İcra İflas Kanunu 257 ve devamı maddelerinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği; vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise borçlunun muayyen yerleşim yerinin bulunmaması ve borçlunun mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz talebinin kabul edilebileceğinin belirtildiğini, işbu sebeplerle takibe konu fatura içeriğinde yer alan davalı şirkete satılan ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğinin resmi kayıtlarla sabit olması, şirket yetkilisinin ekonomik bir suçtan dolayı halen ceza evinde bulunması ve alacağın miktarının yüksek olması yargılamanın devamında davalı şirketin mal varlığını elden çıkarılma ihtimalinin bulunması sebebiyle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak, taleplerinin kabulü ile alacak miktarınca davalı şirket adına kayıtlı, taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil şirketin, değerli metallerden takı ve mücevherleri, imal edip yurt içi ve yurt dışına toptan satışını yapan bir firma olduğunu, bu kapsamda yurt dışından ihraç kayıtlı olarak ithal ettiği, icra takibine konu faturalarda yazılı cins ve miktarda altını, aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı şirkete ihraç kayıtlı olarak satmış ve akabinde aynı açıklamayla davalı şirket adına takibe konu faturaları düzenlediğini, fatura içeriklerinde yer alan ürünler, davalı şirket tarafından müvekkili şirketten satın alınıp yurt dışına ihraç edilmesine rağmen, fatura karşılığı bedel ödenmediğininden davalı hakkında İstanbul 3. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davasının açıldığını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesine ekli davacı tarafça ibraz edilen deliller incelendiğinde; davacı ... Şirketi tarafından davalı ... adına düzenlenmiş 27/10/2025 tarihli, ....74 nolu, ihracat kayıtlı toplam 29.710.548,80 TL. Bedelli fatura içeriğinin 14 ayar 680,5 gram, 18 ayar 105,4 gram, 22 ayar 5981,85 gram, 22 ayar 180 gram altın takı ve işçilik bedellerinden oluştuğu,
Davalı ... tarafından dava dışı Almanya'da mukim şirket adına düzenlediği 27/10/2025 tarihli, ....1521 nolu, senaryo: ihracat, fatura tipi:istisna açıklamalı, kayıtlı toplam: 611.006,65 EURO bedelli, TL. Karşılığı 29.691.440,45 TL. Bedelli fatura içeriğinin 14 ayar 680,5 gram, 18 ayar 105,4 gram, 22 ayar 5981,85 gram, 22 ayar 180 gram altın takı ve işçilik bedellerinden oluştuğu, fatura altında not olarak;'' MALLARIMIZ TÜRK MENŞEİLİDİR YENİ İMALATTIR FATURAMIZIN İLK 3 KALEMİ DİİB KAPSAMINDA 22.09.2025 TARİH ... SAYILI GB DEN 5956,52 GR HAS ALTIN ÇIKIŞIDIR ALTIN VE İŞÇİLİK BEDELLİDİR FİRMAMIZ ARACI İHRACATÇI KAPSAMINDADIR. İTHALATÇI VE İMALATÇI ... ... FATURAMIZIN SON KALEMİ 22 AYAR ALTIN TAKI KATİ İHRACATIMIZDIR. FİRMAMIZ TEDARİKÇİDİR. 14 AYAR ALTIN TAKI DA 32.20 GR ... TAŞ İŞLİDİR. 22 AYAR ALTIN TAKI DA 8.30 GR ... TAŞ İŞLİDİR. YOLCU : ... : ... İrsaliye yerine geçer.'' açıklaması yer aldığı ve bu faturaya ilişkin 27/10/2025 tarihli ayar raporu ibraz edilmiştir.
İbraz edilen 27/10/2025 tarihli gümrük beyannamesine göre; İhracatçının ..., alıcının Alman firması olduğu, ... teslim şekli ve mal mukabili olarak havayolu ile 1 kap 680,5 altın takının ihraç edildiği, gümrük beyannamesinde ...'ın faturası, dolaşım belgesi..vs yazılı olduğu ve beyan sahibinin ... olduğu ve ekinde gümrük beyannamesi ekli listesinin olduğu ve dolaşım belgesinin ibraz edildiği görülmüştür.
Davacı ... Şirketi tarafından davalı ... adına düzenlenmiş 28/10/2025 tarihli, ....76 nolu , ihracat kayıtlı toplam 164.948.745,30 TL. Bedelli fatura içeriğinin 22 ayar 36.553, 93 gram altın takı ve işçilik bedellerinden oluştuğu,
Davalı ... tarafından dava dışı Dubai'de mukim firma adına düzenlediği 28/10/2025 tarihli, ....... nolu , senaryo: ihracat, fatura tipi:istisna açıklamalı toplam: 3.940.998,72 USD bedelli, TL. Karşılığı 165.009.222,31 TL. Bedelli fatura içeriğinin 22 ayar 36.553, 93 gram altın takı ve işçilik bedellerinden oluştuğu, fatura altında not olarak;'' MALLARIMIZ TÜRK MENŞEİLİDİR YENİ İMALATTIR ÜRÜNLERİMİZ YARI MAMULDÜR. DİİB KAPSAMINDA 22.09.2025 TARİH ... SAYILI GGB DEN 33483,40 GR HAS ALTIN ÇIKIŞIDIR FİRMAMIZ ARACI İHACAATÇI KAPSAMINDADIR İMALATÇI ... İrsaliye yerine geçer.'' açıklaması yer aldığı ve bu faturaya ilişkin 28/10/2025 tarihli ayar raporu ibraz edilmiştir.
İstanbul Kuyumcu Esnaf ve Sanatkarlar ve Sanatkarlar odası tarafından düzenlenen kıymetli eşya teslim etme belgesi incelendiğinde, müşterisi ...olan 28/10/2025 tarihli ...... irsaliye nolu 2 kap 36553,93 gr 22 ayar altın takının teslimine ilişkin tutanak olduğu, tutanağın bilgisayar çıktısı olup teslim eden ve alan imzalarının olmadığı anlaşılmıştır.
İbraz edilen 28/10/2025 tarihli gümrük beyannamesine göre; İhracatçının ..., alıcının Dubai firması olduğu, ... teslim şekli ve mal mukabili olarak havayolu ile 2 kap 22 ayar 36553,93 gr. altın takının ihraç edildiği, gümrük beyannamesinde ...'ın faturası,...vs yazılı olduğu ve beyan sahibinin ... olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça, yukarıda açıklaması yazılı 2 adet faturadan kaynaklı toplam 194.659.293,10 TL. Alacak yönünden ihtiyati haciz talep etmiştir.
İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Yargıtay 19. HD 2016/18235 E. 2018/731 K.)
Somut olaya döndüğümüzde, takip dayanağı alacak 2 adet faturadan kaynaklı alacaktır. Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ve ayrıntısı yukarıda yazılı davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar, davalı tarafça dava dışı yurt dışında mukim müşterileri adına düzenlenen ihracat faturaları, ayar raporları, dolaşım belgesi, gümrük beyannameleri alacağın varlığı, miktarı, fatura içeriği malın teslimi konusunda yaklaşık ispata yeterlidir. Değişen delil durumuna göre mahkemeden her zaman ihtiyati haczin kaldırılması/değiştirilmesi talep edilebileceği de nazara alındığında, mahkemece yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, İİK 257., maddesi gereğince teminat karşılığında asıl alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerinde olmayıp talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Sonuç itibariyle, talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ....'nin 02/04/2026 tarih ve 2026/268 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak talep eden davacının ihtiyati haciz talebinin asıl alacak üzerinden kabulü ile 194.659.293,10 TL. asıl alacak yönünden takdiren % 25 teminatla davalı/ borçlunun alacağa yeter taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2026 tarih ve 2026/268 Esas sayılı (Derdest Dava Dosyası) ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle;
2- Talep eden davacının ihtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE;
İİK.'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince davalı-borçlunun 194.659.293,10 TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı alacaklı tarafından İİK.259, HMK.87 maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen alacak miktarının takdiren %25'sine tekabül eden 48.664.823,28 TL tutarında nakdi veya mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce (davaya konu İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasından) infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan 2.002,00- TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansı olması halinde, talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/05/2026 tarihinde İİK'nın 258/2. ve HMK'nın 362/1-f maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.