Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/875 E. 2026/778 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/875
Karar No
2026/778
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/875 Esas 2026/778 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/875 KARAR NO : 2026/778

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2026 NUMARASI : 2026/123 D.İş Esas 2026/123 Karar TALEP : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 04/03/2026 KARAR TARİHİ : 19/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2026

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz istemine ilişkin talebin dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda kararda yazılı gerekçeyle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde karşı tarafın müteselsil kefil olduğunu, hesap kat ihtarına rağmen kredi borcunun ödenmediğini, kefilin piyasaya yüksek miktarda borcu olduğu, mal kaçırma girişiminde bulunduğu duyumu alındığını belirterek 4.171.412,29 TL alacağın tahsilini teminen borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, talep dışı asıl borçluya ihtarnamenin 14/10/2025 tarihine +5 gün ilavesi ile 19/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu kefile 15/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçludan önce kefile tebliğ nedeniyle TBK'nun 586. maddesindeki koşulların oluşmadığı, usulüne uygun başvuru olmadığı, yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Şubesi ile ... San. A.Ş. arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, imzalanan 28.02.2024 tarihli 50.000.000,00 TL kredi sözleşmelerine istinaden adı geçen firmaya kredi kullandırıldığını, sözleşmeye ...'ın müşterek borçlu, müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, borçluların kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara ihtarname gönderildiğini, ihtarname ile toplam 4.171.412,29 TL nakit bedelin ödenmesinin ihtar edildiğini, fakat ödeme yapılmadığını, borçlulara gönderilen kredi borç ve faizlerinin ödenmesi için düzenlenen hesap kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmediğini, borçluların mal kaçırma ihtimaline binaen ve alacağın tahsilini teminen borçluların menkul ve gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi adına ilk derece mahkemesi nezdinde ihtiyati haciz başvurusu yapıldığını, asıl borçlunun kredi sözleşmelerinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun üzerine Ankara 62. Noterliğinin 13.10.2025 tarih ... yevmiye no/lu ihtarnamesi ile hesap kat edilerek borcun tamamıırı muaccel hale getirildiğini, hesap kat ihtarının önce kefile sonra borçluya tebliğ edilmiş olmasının muacceliyet şartının gerçekleşmesini engellemeyeceğini, TBK'nun 586. maddesine göre ihtarın tebliğ sırasına ilişkin sıkı şekil şartlarının ileri sürülemeyeceğini, önemli olanın ihtiyati haciz talep edildiği halde borcun tamamının istenebileceği ve muaccel olması olduğunu, Yargıtay içtihatları gereği müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı bile aranmazken, müteselsil kefile gönderilmiş olan ihtarın tebliğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılamayacağını, yasal düzenlemenin yorum yoluyla genişletilmesi ve yasada var olmayan şekil şartlarının değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için müteselsil kefile ihtarname gönderilmesi şartı gerekmeyeceğini, ihtar koşulunun yalnızca borçlu yönünden arandığını, müteselsil kefile ihtar çekilmesinin yalnızca onun temerrüde düşülmesi ile ilgili bir sorun olduğunu, 14/12/2025 tarihinde asıl borçluya tebligat yapıldığını, ihtarnamede verilen süre içinde ödeme yapılmadığını, borcun muaccel hale geldiğini, ihtiyati haciz için gerekli şartların oluştuğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı yönünde kanı edinmiş olmasının yeterli olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacak ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğununun usul hukuku kurallarının tam ispatı gerekmeyeceğini, yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt sunulmasının yeterli bulunduğunu, kefile ihtarın asıl borçludan önce tebliğ olmasının borcun muaccel olduğunu, tarafların temerrüte düştüğü gerçeğini hukuken ortadan kaldırılmayacağını, TBK'nun 586. maddesine göre de borçluya gönderilen kat ihtarnamesinin sonuçsuz kalmasının müteselsil kefiller hakkında da ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli olduğunu, sadece kat ihtarının kefile asıl borçludan önce tebliğ edilmesinin alacaklı aleyhine yorumlanarak kefil lehine haksız menfaat sağlamasına sebebiyet verdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; İİK’nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Buna göre, talep konusu para borcunun muaccel olması, rehinle temin edilmemiş olması ve alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde ispatı gerekli ve yeterli olup, başkaca koşul öngörülmemiştir. Somut olayda, talep dışı ... ... A.Ş. ile ihtiyati haciz talep eden banka arasında 28/02/2024 tarihli 50.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, karşı taraf borçlunun aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından talep dışı asıl borçlu şirket ile karşı taraf kefile gönderilen 13/10/2025 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, 4.171.412,29 TL nakit alacağın 1 gün içinde ödenmesi, 1.037.000,00 TL gayrinakit alacağın 1 gün içinde depo edilmesi ihtar edilmiştir. Anılan ihtarname talep dışı asıl borçlu şirketin UETS adresine 14/10/2025 tarihinde e-tebliğ, karşı taraf kefille ise 15/10/2025 tarihinde tebliğ olmuştur. Karşı taraf müteselsil kefiller yönünden genel kredi sözleşmesi tarihi ve talep tarihi dikkate alındığında TBK'nun 586. maddesinin uygulanması gerekir. Anılan maddenin 1.fıkrası; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükmünü içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih ve 2016/12120 Esas 2016/8556 Karar sayılı emsal içtihadında da "... borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir..." denilmiştir. Tüm bu hal, kuşkusuz ki kefil yönünden de alacağın muaccel olması durumunda geçerlidir. TBK'nun 590/3. maddesi "Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar" düzenlenmesini içermektedir. İhtiyati haciz talep eden bankanın kredi hesabını kat ettikten sonra talep dışı asıl borçlu ve karşı taraf müteselsil kefile tebliğden itibaren 1 gün süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarın asıl borçlunun UETS adresine 14/10/2025 tarihinde e-tebliğ edildiğinden asıl borçluya hesap kat ihtarının tebliğ tarihi 14/10/2025 tarihine +5 ilavesi ile 19/10/2025 tarihi olacaktır. Karşı taraf kefile ise asıl borçluya tebliğ tarihinden önce 15/10/2025 tarihinde hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmiştir. Bu durumda mahkemece, asıl borçluya tebliğ tarihi kefile tebliğ tarihinden sonra olup, TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca asıl borçlunun ifade gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması şartı gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talep eden bankanın karşı taraf kefile başvuru koşullarının oluşmadığı gözetilerek karşı taraf kefil yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 19/06/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/875, K. 2026/778, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-875-e-2026-778-k-5ae7e08aa657