Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/878 E. 2026/789 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/878
Karar No
2026/789
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/878 Esas 2026/789 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/878 KARAR NO : 2026/789

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHLERİ: 19/02/2026 - 11/03/2026 NUMARASI : 2026/142 Esas DAVA : Hisse Devir Sözleşmesinin İptali( Muvazaa, İrade Sakatlığı) TALEP : İhtiyati Tedbir DAVA TARİHİ : 16/02/2026

KARAR TARİHİ : 19/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2026

Taraflar arasındaki davalı şirkete ilişkin hisse devir sözleşmesinin muvazaa ve irade sakatlığı sebebiyle iptali istemli davada ,mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı dava dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ...'ın, 12/06/2024 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile diğer davalı ... . Tic. A.Ş.'ye ait %0,012 yüzdelik orana sahip 12.000,00 TL'lik hissenin devri konusunda muvazaalı olarak anlaştıklarını, hisse devrinin iptali gerektiğini, taraflar arasında para ödemesi yapılmadığını, devir tarihinde davalı ... ...'ın alzheimer teşhisi olduğunu, bu hastalık nedeniyle kullanılan ilaçların serbest iradeyi önemli ölçüde etkilediğini, şirket genel kurulunun 2026 yılı Mart ayı içerisinde yapılması gerektiğini, hisseyi devralan davalı ...'nın, hisse devrinden kaynaklı hakları kullanmasına ve Genel Kurul Toplantısına katılmasına engel olacak şekilde tedbir kararı verilmesi gerektiğini, aksi halde verilecek iptal kararının hukuki sonuçlarını telafi etmenin zor olacağını, yapılacak işlemlerin batıl olma riski doğacağını belirterek öncelikle ... ...'ın devirden kaynaklanan haklarının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 19/02/2026 ve 11/03/2026 tarihli ara kararlarda; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne ait 24/02/2026 tarihli mütalaa raporu ile, ... ...'ın serbest irade ile karar verme süreçlerinin başkaları tarafından etkilenip etkilenmeyeceği, kötü niyetli kişilerce iradesinin kolaylıkla sakatlanması ihtimalinin olup olmadığı açısından detaylı nörolojik muayene ve güncel beyin MR görüntülemesi yapılarak yeni bir değerlendirme ile karar verilmesinin uygun olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, sonuç olarak söz konusu rapor ile net bir sonuca varılmadığı ve alınan raporun önceki kanaati değiştirecek mahiyette olmadığı, somut davanın hisse devir işleminin muvazaalı olması nedeniyle iptali istemine ilişkin olduğu, davalının hisse devrinden kaynaklanan haklarının tedbiren durdurulmasının talep edildiği, ihtiyati tedbir talebinin davanın esasını çözecek mahiyette karar verilmesine ilişkin olduğu, davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle; "ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair ara kararlar verilmiş, kararlara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ara kararlara ilişkin istinaf dilekçelerinde özetle; dava açılırken davalı ...'in özel doktoru Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen raporun sunulduğunu, bu rapor yeterli bulunmayarak ilk tedbir talebinin mahkemece reddedildiğini, dava açıldıktan sonra ... Üniversitesi ATK üyeleri tarafından düzenlenen rapor kapsamında, devir aşamalarından önceki tarihlerde dahi davalı ... ...'ın orta- ileri derecede Alzheimer hastası olduğunun anlaşıldığını, bu rapor kapsamına göre tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalılar arasında para alışverişi bulunmayıp iki farklı tarihte iki farklı sözleşme imzalandığını, davalı ... ...'ın, diğer davalı ... ...'a ait ... ... ... A.Ş isimli bir başka şirkette makine teknikeri olarak çalıştığını, işlemlerin muvazaalı yapıldığını, davalı ... ...'ın şirket genel kuruluna katılmasının önlenmesi yönünde verilecek tedbir kararı ile genel kurulun diğer ortaklar arasında yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, davalılar arasındaki anonim şirket hisse devir sözleşmesinin muvazaa ve irade sakatlığı nedeniyle iptali istemiyle açılan davada, hisseleri devralan davalı ... ...'ın, Genel Kurul'a katılmasına engel olacak şekilde tedbir kararı verilmesi ve devirden kaynaklanan haklarının tedbiren durdurulması istemlerine ilişkindir. HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda davacı yan, davalılar ... ... ile ... ... arasında muvazaalı olarak diğer davalı şirket hissesinin devrine ilişkin iki farklı tarihli sözleşmeler düzenlendiğini, sözleşme tarihinde davalı ... ...'ın Alzheimer hastası olması nedeniyle irade sakatlığına dayalı olarak da hisse devir sözleşmelerinin iptali gerektiğini, dava dilekçesine bu davalının doktoru tarafından düzenlenen özel raporunun eklenmiş olduğunu, ancak mahkemece, bu rapor yeterli bulunmayarak tedbir talebinin 19/02/2026 tarihli ara kararla yaklaşık ispat bulunmadığından reddine karar verilmesi üzerine bu kez dava açıldıktan sonra Hacettepe ATK' dan alınan sağlık durumunu gösterir detaylı tıbbi rapor alınarak sunulduğunu belirterek; buna göre davalı ...'e devir tarihinden de geriye dönük orta-ileri derece alzheimer teşhisi konulması, iki ayrı tarihli ve ıslak imzalı sözleşme olması, taraflar arasında para transferi olmaması ve taraflar arasındaki işçi-işveren ilişkisi gözetilerek değişen koşullar uyarınca tedbir talebinin kabulü ile davalı ... ...'ın devirden kaynaklanan haklarının tedbiren durdurulmasına tedbiren karar verilmesini ikinci kez talep etmiştir. Dosyada mevcut ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne ait 24/02/2026 tarihli mütalaa raporunda; ... ...'ın serbest irade ile karar verme süreçlerinin başkaları tarafından etkilenip etkilenmeyeceği, kötü niyetli kişilerce iradesinin kolaylıkla sakatlanması ihtimalinin olup olmadığı açısından detaylı nörolojik muayene ve güncel beyin MR görüntülemesi yapılarak yeni bir değerlendirme ile karar verilmesinin uygun olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, bu durumda söz konusu rapor kapsamı ile henüz net bir sonuca varılmadığı anlaşılmakta olup mahkemece, gerek 19/02/2026 gerekse 11/03/2026 tarihli ara kararlarla; davanın hisse devir işleminin muvazaalı olması nedeniyle iptali istemine ilişkin olup davalı ... ...'ın, davalı şirkete ait hisse devrinden kaynaklanan haklarının tedbiren durdurulması talep edilmiş ise de; davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi sunulan raporlar kapsamından da bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının da gerçekleşmediği gerekçeleriyle; davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararlar verilmiş olmakla mahkemenin, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerekçeleri gözetildiğinde ara kararlar usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi 19/02/2026 ve 11/03/2026 tarihli ara kararlarında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Her bir ara karara ilişkin alınması gereken 732,00' şer TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran davacı taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/878, K. 2026/789, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-878-e-2026-789-k-c239a0e9e63e