Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/828 E. 2026/987 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/828
Karar No
2026/987
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/828

KARAR NO:2026/987

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:06/01/2026

NUMARASI:2024/486 E. - 2026/4 K.

DAVANIN KONUSU:Tazminat (Deniz yoluyla yük taşımadan kaynaklanan)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalı ... ... AŞ vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı Nijerya asıllı ....Şirketi ile 08.11.2023 tarihinde 14.100 kg "çiğ yer fıstığı" ürünü satın alma konusunda anlaştığını, davacının sözleşmede belirlenen %15 avans ödemesi olan 14.600 USD'yi 20.11.2023 tarihinde satıcı firmanın banka hesabına swift ile gönderdiğini, malların ... konşimento tahtında ..., ...,... ve ... konteyner numaralı konteynerlere yüklendiğini, satıcının sözleşmeye konu ürünlerin davalı ... ... AŞ firmasına ait gemi ile taşınması için konşimento düzenlediğini, ürünlerin varış limanına vardığında kalan meblağın ödenmesi ve ürünleri teslim alınması için davacının beklemeye başladığını, ürünlerin varış limanına gelmesine yakın davacının, dava dışı yabancı satıcı firmanın belgelerin aslını, davacıya ait bankaya gönderilmesi talimatını verdiğini, söz konusu evrakların bankaya gelmesini beklemeye başladığını, davacı tarafından satın alınan ürünlerim varış limanına varmış olmasına rağmen ve sürenin de geçmesine rağmen dava dışı satıcının davacının beklediği evrakları bankaya göndermediğini, davacının iletişim kurma çabalarına da herhangi olumlu yahut olumsuz dönüş yapmadığını, bunun üzerine davacının ... Gümrük Müdürlüğü'ne temsilcisini göndererek ürünler hakkında bilgi almaya çalıştığını, neticesinde de söz konusu ürünlerin, konşimentonun, geminin varış bilgilendirmesi ve özet beyan evraklarının davacı adına düzenlenmiş olmasına rağmen ve ... Gümrük Müdürlüğü'ne taşıyan firmanın bildirmiş olduğu özet beyanda halen davacının bilgileri yer alıyor olmasına rağmen dava dışı ... isimli bir şirket tarafından, sadece konşimentonun daha sonradan, satıcı firma tarafından dava dışı şirket adına düzenlenmek sureti ile teslim alındığı bilgisini elde ettiğini, davalı taşıyan ...'e ... ... Noterliği 16.02.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, aynı zamanda 19.02.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine de mail yolu ile yazılı olarak bildirimde bulunduğunu, davalıların ihtarlara cevap vermediğini, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında 13.01.2023 başlangıç tarihli ...-...-... sözleşme numaralı nakliyat abonman sözleşmesi imzalandığını, söz konusu poliçelerde belirtilen klozlara istinaden söz konusu hasarın teminat kapsamı içerisinde olmasına rağmen, davalı sigorta şirketince düzenlenen eksper raporu ile davacıya ödeme yapılmadığını, nakliyat abonman sözleşmesinin 5.sayfasında "..." başlığı altında, denizyolu ile yapılan sevkiyata ait sigortalarda ademi teslim rizikosu dolayısıyla sigorta şirketinden yapılacak talebi geminin boşaltma limanına geldiği günden itibaren en geç bir ay zarfında ve yazı ile sigorta sahibi tarafından alakalı nakliyeci işletmeden tazminat talebinde bulunmadıkça geçerli olmayacağının taraflarca kabul edildiğini, poliçede ''... teslimden mütevellid tazminat Poliçede yazılı nakil vasıtasının varma mahalline vusulünden itibaren üç ay geçmedikçe verilmeyeceği taraflar arasında kararlaştırılmıştır." şeklinde ibare bulunduğunu, davacının sigorta poliçesinde açıkça korunmuş, sigorta ile teminat altına alınmış bir hakkı olmasına rağmen, davalı sigorta şirketinin davacıya ödeme yapmaktan imtina ettiğini ileri sürerek, 10.000USD maddi zarar tazminatın TTK m.1427/2'ye istinaden davalılardan müteselsil sorumluluk ilkelerince tahsili gerektiğini, HMK m. 107 uyarınca, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000USD mahrum kalınan kar tazminatının,TTK m.1427/2'ye istinaden 04.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile Davalılardan tahsiline karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise, HMK m.107 uyarınca, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile, 1.000USD mahrum kalınan kar tazminatın, zararın oluştuğu tarih olan 3.kişiye teslim tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalı taşıyan ... ... AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; davaya konu olan taşımanın CFR teslim şekline göre yapıldığını, zarara ilişkin olarak davacı tarafça söz konusu zararlar için dava dışı göndericiden bir talepte bulunmuş olduğuna ilişkin hiçbir beyanının bulunmadığını, CFR teslim şekline göre emtianın paketlenmesi, yüklemesi, iç taşıması, ihracat gümrüğü, gemiye yüklenmesi ve gemi taşıması işlemleri dava dışı satıcı şirkette olup dava konusu hasarın dava dışı şirketten değil de davacı alıcı şirketin nakliyat sigortacısı olan müvekkili şirketten talep edilmesinin husumet yönünden yerinde olmadığını, bu hususta pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı müvekkili şirketin sorumluluğunun, poliçe özel ve genel şartları kapsamında ve poliçe limiti olduğunu, davacı tarafça malların yükleneceği gemi bilgisinin müvekkili şirkete bildirilmediğini, sigortacı müvekkili şirketin dava konusu taşımadan, kendisine hasarın ihbar edildiği 23.02.2024 tarihinde haberdar olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu taşımaya dair tanzim edilen poliçenin gemi bilgileri kısmında yalnızca '' ...'' isimli geminin yazılı olduğunu, diğer davalı konumunda bulunan ... ... AŞ tarafından düzenlenen ... numaralı konşimento ile ... rezervasyon numaralı taşıma belgesi incelendiğinde, taşımayı gerçekleştiren gemilerden birinin isminin ''...'' olduğu ancak işbu gemiye ve bu gemiyle taşınan konteynerlere dair bilgilerin davacı tarafça müvekkili şirkete bildirilmediğini, müvekkili şirket tarafından dava konusu hasara dair açılan ... hasar dosyası üzerinden alınan ve 20.03.2024 tarihli ekspertiz raporunda, geminin 03.02.2024 tarihinde limana ulaştığını, bizzat davacı şirket vekilinin beyanı ve kabulü doğrultusunda tespit edildiğini, buradan hareketle dava konusu hasara ilişkin bildirimin 03.02.2024 tarihinde yapılması gerekmekte iken hasar ihbarının müvekkili şirkete 23.02.2024 tarihinde yapıldığını, zamanında yapılmayan hasar ihbarı nedeniyle... (A) ... klozu kapsamında da sigortanın sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... ... AŞ vekili, savunmasında özetle; işbu davanın İstanbul ili sınırları içinde TTK'nın 5. kitabından kaynaklanan ... hukuku ve deniz sigortaları hukuku davalarına bakmaya TTK m.5/2 delaleti ile HSYK tarafından İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, TTK'nın 105.maddesine göre müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, taşıyandan bahis olunmaksızın doğrudan doğruya (izafeten değil, asaleten) acenteler aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, davalılardan sigorta şirketi yönünden, dava konusu taşımada, malın zayi, hasar veya gecikme sebebi ile zarar görmediği, malın zayii, hasarı veya gecikmesi şeklinde bir nakliyat emtia sigorta riskinin gerçekleşmediği, davacının malda sigortalanabilir menfaatini ortaya koyamadığı, malın başkaca bir hak sahibi tarafından teslim alındığı anlaşıldığından sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan bir tazmin sorumluluğunun doğmadığı; diğer davalı ... bakımından ise; davacı malın maliki ve tüm mal bedelini ödemiş de olsa, taşıma sözleşmesinin ayrı satış sözleşmesi ayrı bir sözleşme olduğu, taşıma/navlun sözleşmelerinde nispilik ilkesi gereği, taşıyanın akdi ilişkisinin gönderen-taşıtan ile olduğu, konişmentoyu yükletene verdikten sonra, konişmento meşru hamilinin yükleten olacağı, davacının alıcı-gönderilen olarak gösterilmesinin, konişmento meşru hamili olmadığı sürece mallara ilişkin taşıma sürecine müdahale edebileceği anlamına gelmediği; davacının özet beyanla malı çekmesinin (teslim almasının) söz konusu olamayacağı, malı çekebilecek olanın, konişmento meşru hamili olduğu; davacı hiçbir aşamada konişmento meşru hamili konumuna gelmediği, taşıma sürecinde alıcının değiştirildiği; davalı ... firmasının sorumluluğunun konişmento merşru hamiline karşı olduğu, ayrıca navlun sözleşmesi gereği de taşıtana karşı sorumlu olacağı; somut olayda davacının, alıcı/gönderilen konumunda olup buna ek olarak konişmento meşru hamili olmadığından mal üzerinde hak sahipliğini iddia edemeyeceği anlaşıldığından her iki davalı bakımından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı ... ... AŞ vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; özet beyan kayıtlarında müvekkilinin alıcı olarak yer aldığını, buna rağmen konşimentonun sonradan değiştirildiğini, konşimentonun sonradan değişmiş olması sebebiyle eşyaların başkasına teslim edilmesi hususunda davacının bilgisi, rızası ve muvafakati olmadığını, davacının hiçbir aşamada konişmento meşru hamili konumuna gelmediği şeklinde belirtilmişse de bu gerekçenin doğru olmadığını, bahse konu eşyaya ilişkin müvekkili ile dava dışı gönderici firma arasında düzenlenen sözleşmenin akabinde konşimento müvekkili adına düzenlenmiş ve limanda özet beyan da müvekkil firma adına verilmiş olduğunun sabit olduğunu, konşimentoya ve özet beyana dava dilekçesi ekinde yer verdiklerini, taşıyıcının ilgili bildirimleri hem müvekkiline hem de ilgili gümrük müdürlüğüne en azından yapmış olması ve konşimentodaki değişikliği teyit etmesi gerekmekte iken taşıyıcının bu yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, bu haliyle de dava konusu eşya hem konşimentoda hem de özet beyanda müvekkiline ait görünmekte iken dava dışı başka bir firmaya teslim edilmiş olup müvekkilinin bu olay sebebiyle bilgilendirilmemesi, konşimentoda bir değişiklik var ise buna ilişkin bir doğruluk teyidinin yapılmaması sebebiyle müvekkil inin mağdur olduğunu, davacının davalı sigorta şirketine 16.02.2024 tarihinde noter ihtarı gönderdiğini, fiziksel kaybın tazmin için yeterli olduğunu, ekonomik zayinin yeterli olmadığını, sigortalının mal üzerindeki tasarruf imkânını kaybetmesinin yeterli olduğunu, bilirkişi raporunda bilirkişi kendi görevinin yetki ve sınırlarını aşarak hukuki değerlendirme yaptığını, her iki davalının da sorumlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle;taşıyan ...'nin ... numaralı konişmentosu tahtında Nijerya'nın ... Limanından ... limanına denizyoluyla taşınan 4 konteyner muhteviyatı yüklerin denizyolu taşımasına ilişkin navlun sözleşmesinin ademi ifasından ve yüklerin hatalı olarak başkaca kimselere teslim edildiği iddiasından kaynaklandığı ileri sürülen maddi zararların tazmini taleplerine ilişkin olan eldeki davanın ... hukukuna ilişkin olduğunu ve davaya bakma görevinin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, pasif husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının davada husumeti müvekkiline doğrudan yönelttiğini, oysa ki müvekkilinin fiili veya akdi taşıyan olmadığını, dava konusu yüklerin merkezi Kopenhag - Danimarka 'da bulunan dünyanın en büyük konteyner taşıyanı ve hat operatörü olan ... tarafından düzenlendiğini, ... numaralı konişmento tahtında taşındığını,taşımaya ilişkin konişmentoda yer alan yetki şartı gereğince davaya bakmaya yetkili mahkemenin Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, uygulanması gereken hukukun da İngiliz yasaları olduğunu, mahkemece müvekkili yönünden esastan ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, deniz yoluyla taşınan malların davacıya teslim edilmemesi sebebiyle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ve davalı ... ... AŞ vekilince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, Nijerya'dan satın aldığı ve bedelini kısmen ödediği çiğ yer fıstığı emtiasının, davalı ... ... AŞ tarafından deniz yoluyla ... numaralı konişmento tahtında taşındığını, varış limanı olan ... Limanında, konişmentoda ve özet beyanda kendisinin alıcı olmasına rağmen emtianın kendisine değil bir başkasına teslim edildiğini, bu sebeple zarara uğradığını, diğer davalının da emtia nakliyat sigorta poliçesini düzenleyen sigortacısı olduğunu, malların teslim alınamaması sebebiyle davalı sigortalının da tazminat ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.Mahkemenin görevli olması, HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartıdır. HMK'nın 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden ve HMK'nın 115. maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.6102 sayılı TTK'nın 5. maddesine göre; asliye ticaret mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevli olup, TTK'nın beşinci kitabında "..." başlığı altında yapılan düzenlemelere ilişkin davalar ise ... ihtisas mahkemesinin görev alanına girer. 6102 sayılı TTK'nın "..." başlıklı beşinci kitabının sekizinci kısmında yer alan 1352/1 fıkrasının alt bentlerinde ise "deniz alacakları" tanımlanmıştır. Bu bilgilere göre somut olayda, uyuşmazlık, konşimento ile deniz taşıması gerçekleşmiş emtianın teslim edilmemesinden dolayı doğan zararın taşıyıcı olduğunu iddia edilen davalı ... ile emtia nakliyat sigortacısı davalı sigorta şirketinden faizi ile tazmini istemine ilişkin olduğundan, yukarıda açıklanan düzenlemeler çerçevesinde, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın ... hükümlerini uygulamak suretiyle yargılama yapma görevi ... ihtisas mahkemesine aittir. Bu durumda uyuşmazlığın, deniz yoluyla taşıması gerçekleşen emtiadan kaynaklandığı ve HSK tarafından, İstanbul ili içerisinde deniz ticaretinden ve deniz sigortalarından kaynaklanan davalara bakma görevi İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine verilmiştir. Bu mahkeme ile İstanbul il sınırları içindeki diğer Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Bu durumda ilk derece mahkemesince davanın, mahkemenin görevsizliği sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Görev konusu dava şartlarından olup resen nazara alınması gerektiğinden ve somut olayda mahkemenin görevli olmadığı anlaşıldığından, resen yapılan istinaf incelemesi neticesinde, davacı vekili ile davalı ... ... AŞ vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının bu sebeple kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, kararı veren ilk derece mahkemesinin görevsiz olduğu anlaşıldığından, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak dava dosyasının görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine derhal gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nun 353/1.a.3. maddesi uyarınca, kararı veren İlk Derece Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine fiziken ve UYAP üzerinden derhal gönderilmek üzere, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, ilk derece mahkemesi tarafından, talep hâlinde, taraflara iadesine,

4-İstinaf aşamasında yapılan giderlerin, hükümle birlikte görevli ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Gerekçeli kararın, görevli ilk derece mahkemece düzenlenecek tensip tutanağıyla birlimte taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, 21.05.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/828, K. 2026/987, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-828-e-2026-987-k-5ad95acda003