Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/817 E. 2026/1310 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/817
- Karar No
- 2026/1310
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/817 KARAR NO : 2026/1310
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :01/12/2025 tarihli ara karar NUMARASI :2025/899 Esas (derdest dosya)
DAVACI :... - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVALI :... (T.C.No:...) - ... DAVA :Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ :24/11/2025 TALEP :İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ :24/11/2025 KARAR TARİHİ :06/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ :17/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/05/2017 tarihinde dava dışı Anadolu Bank A.Ş. ile davalı ... ve İşgüven Pastahane İhtiyaç Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi arasında, davalı ...'in müteselsil kefil olarak imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen kredi sözleşmesi kapsamında Anadolu Bank A.Ş. tarafından İşgüven Pastahane İhtiyaç Malzemeleri Ticaret Limited Şirketine kredi kullandırıldığını, mezkur bankanın şirket ve davalı ile diğer müteselsil kefilden bu kapsamda alacaklı konuma geldiğini, fakat mezkur bankaya alacağın borçlular tarafından ödenmediğini, 19/06/2019 tarihinde, Anadolu Bank A.Ş. tarafından Üsküdar 16. Noterliğinin 19/06/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi ile ... ve İşgüven Pastahane İhtiyaç Malzemeleri Ticaret Limited Şirketine karşı keşide edilmiş ihtarnamenin her iki borçluya 21/06/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen adı anılan bankaya hiçbir ödeme yapılmadığını, temlik eden banka tarafından 29/08/2019 tarihinde Sakarya 2. İcra Dairesinin 2019/9032 Esas sayılı dosyası ile borçlular ... ve İşgüven Pastahane İhtiyaç Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi hakkında takibe geçilmiş davalı ... tarafından borca itiraz edilmesi sonucunda takibin durdurulduğunu, borçlu İşgüven Pastahane İhtiyaç Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi hakkında takibin kesinleştiğini, 20/12/2024 tarihli temlikname ile dava konusu alacağın davacı şirkete temlik edildiğini, öncelikle teminatsız olarak; mahkeme aksi görüşte ise ölçülülük ilkesi çerçevesinde kararlaştırılacak olan teminat bedeliyle davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davalının Sakarya 2. İcra Dairesinin 2019/9032 E. sayılı dosya kapsamındaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı yanın aleyhine alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ortaya konulan maddi vakıalar ve hukuki ilişkinin tartışmasız olduğunu, yerel mahkemenin red gerekçesinin hukuka ve dosya kapsamına uygun olmadığını, müteselsil kefalette muacceliyet ve kefilin sorumluluğunun açık olduğunu, ihtiyati hacizde yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, ihtiyati hacizde aranan şart kesin ispat değil, yaklaşık ispat olduğunu, mahkemece tam ispat arandığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2025 tarih, 2025/899 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; talep eden temlik alanın, temlik eden Anadolu Bank A.Ş. ile İşgüven Pastahane İhtiyaç Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen 16/05/2017 tarihli 500.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi gereğince kredi borcu ödenmediği için borçluya ihtarname gönderdiği, borçlunun mal kaçırmasına meydan vermemek iddiası ve amacıyla ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, karara karşı talep eden vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere; ihtiyati haciz, 6100 sayılı HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde: “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyati haciz isteyebilir. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1 maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Eldeki davada; yukarıda açıklandığı üzere, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz talep eden alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmekte olup alacağın tam olarak ispatı gerekmemektedir. Somut davada; dosyada sadece genel kredi sözleşmesi ve ihtarata ilişkin noter evrakının bulunduğu, hesap kat ihtarının karşı taraf kefile tebliğ edildiğine ilişkin tebligat örneğinin bulunmadığı, şu halde talep eden tarafından hesabın kat edilerek borcun muaccel hale geldiğinin ispatlanamadığı, bu aşamada ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin sunduğu belgeler ile alacağın varlığına dair yeterli kanaat oluşturmadığından yerel mahkemece alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, ara karar başlığında; davacı ile vekilinin adresleri ile davalının T.C. Kimlik numarasının yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 391/2-a maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların ilk derece mahkemesince kurulacak esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/07/2026
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*