Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/80 E. 2026/1560 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/80
Karar No
2026/1560
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/80

KARAR NO : 2026/1560

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/09/2025

NUMARASI : 2025/376 E - 2025/587 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 02/06/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının/borçlunun kullanımında olan tesisatta müvekkili ... tarafından 03.09.2024 tarihinde yapılan kontrolde '"ilgili kullanım yerinde mevzuata uygun şekilde kesilen elektrik enerjisini kendi imkanları ile mühür sökerek mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı"' nın tespiti üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç maddesi gereği 03.09:2024 tarihli ve ...seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketimine karşılık olarak 80.246,40 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini, söz konusu fatura son ödeme tarihinde ödenmediğinden davalı borçlu aleyhine 80.246,40 TL kaçak elektrik bedeline, 3.009,24-TL gecikmiş gün faizi ve 601,85-TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 83.857,49 TL alacağın tahsili için İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, müvekkili tarafından yapılan tespit, tahakkuk ve faturalama işleminde her hangi bir hata bulunmadığını beyanla itirazı iptali ile takibin devamına, davalı/borçluların aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılara dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.

Davacı vekili 18.09.2025 tarihli dilekçesi ile; davalı tarafından davaya konu icra bor- cunun müvekkil şirkete ödendiği, davanın konusuz kaldığını beyanla ,konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına , lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine, karşı taraf davaya sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına, lehe yargılama giderlerina hükmedilmesine, arabuluculuk ücretinin karşı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

İlk derece mahkemesince;

" 1-Ödeme nedeniyle konusuz kalan davada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcının peşin yatırılan 1.012,79 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılmış olan 397,39 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, 267,50 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 1.585,80 TL yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

7-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davalılar tarafından istinaf edilmiştir.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Davanın konusuz kalmasına yol açan ödemenin, davacı tarafın da kabulünde olduğunu, HMK m. 331 uyarınca masraflara hükmedilmesinin davanın açıldığı tarihteki haksızlığa bağlı olduğunu, mahkeme, davacının "Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı" iddiasının doğruluğunu, hesaplamanın yerindeliğini veya müvekkillerin iddia edilen eylemi gerçek- leştirip gerçekleştirmediğini araştırmadığını,müvekkillerinin takibe itiraz ettiği tarihte haksız olduğuna dair esasa ilişkin bir inceleme ve tespit yapılmadığını , davanın esası hakkında bir hüküm kurulma- dığına göre, haksızlık durumunun da saptanamadığını, bu durumda, davanın açılmasına davacı tarafın sebebiyet vermediği veya müvekkillerin haksız olduğu varsayılarak tüm yargılama giderlerinin , vekalet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin müvekkillere yükletilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.

İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;

Dava , İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.

Dosya içeriğinden ,

Davacı ... tarafından davalı şirketin kullanımında olan tesisatta 03.09.2024 tarihinde yapılan kontrolde '"ilgili kullanım yerinde mevzuata uygun şekilde kesilen elektrik enerjisini kendi imkanları ile mühür sökerek mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı"' nın tespiti üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç maddesi gereği 03.09.2024 tarihli ve ...seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiği,

işbu tutanağa istinaden 80.246,40 TL bedelli13.09.2024 son ödeme tarihli kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiği,

Fatura son ödeme tarihinde ödenmediğinden davalılar aleyhine 80.246,40 TL kaçak elektrik bedeli+ 3.009,24 TL gecikmiş gün faizi+ 601,85-TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 83.857,49 TL alacağın tahsili için İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı,

Davalıları temsilen vekillerinin ibraz ettiği 16.10.2024 tarihli dilekçe ile; ödeme emrinin ekinden talep edilen borcun kaynağına ilişkin hiçbir evrak yoktur. Dayanaktan yoksun ve ne olduğu belli olmayan borcu kabul etmemiz mümkün değildir. Müvekkili şirketin hissedarı olan Yavuz'un bahse konu abonelik ile bir bağı olmamasına rağmen haksız olarak icra takibi yapılmış olmasını da kabul etmiyoruz. İş bu sebeple takibe, borca, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve işlemiş faize ferilerine açıkça itiraz ediyoruz. Ayrıca alacaklı 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun yönünden faiz talep etmiş ise de alacaklı kamu kurumu olmaması sebebi ile bu kanuna dayanarak faiz talep edemez iş bu faize ayrıca itiraz ediyoruz. " şeklinde itirazda bulunduğu, icra müdürlüğü'nec takibin durdurulmasına karar verildiği,

Davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecine her iki tarafın katıldığı ancak anlaşma sağlanamadığı, itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

HGK 'nun 2023/2-944 E- 2023/1239 K. Nolu 13.12.2023 tarihli ilamında belirtildiği üzere; ilke olarak her dava açıldığı tarihteki fiilî ve hukuki sebeplere göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması, eş söyleyişle davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararın kalmaması hâlinde bu olayın hükümde göz önüne alınması ve böyle bir durumda mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir.

Yargılama gideri, vekalet ücreti, arabuluculuk ücreti vs gelince;

6100 sayılı HMK'nun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlıklı 331/1 maddesinde "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder."

Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. Maddesinde,

" Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz."

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesinde;

"(13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüş- me yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saat- lik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaş- tırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşı- lanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama gider- lerinden sayılır.

(14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Eldeki davada, takip ve dava konusu borç yargılama sırasında davalı tarafça haricen ve tamamen ödenmiş olup bu hususta her hangi bir ihtilaf yoktur.

Davalıların ihtirazi kayıt ile ödeme yaptıklarına dair bilgi ve belge sunulmamıştır.

Diğer yandan davalılar dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, delillerini sunmamıştır.

HMK 357/1 maddesi gereğince, re'sen gözetilmesi gereken hususlar dışında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği de açıktır.

Bu tespitlere göre , aleyhlerine dava açılmasına sebebiyet veren davalılar dava tarihi itibariyle haksız olup aleyhlerine yargılama gideri, vekalet ücreti, arabuluculuk ücreti vs hükme- dilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,

Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin istinaf edenden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/80, K. 2026/1560, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-80-e-2026-1560-k-28f5bb5bdeef