Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/692 E. 2026/799 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/692
- Karar No
- 2026/799
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/692 Esas
KARAR NO:2026/799
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/04/2025
NUMARASI:2022/609 Esas, 2025/248 Karar
DAVANIN KONUSU:SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ:03/06/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı müflis ... Bankası A.Ş'nin BDDK’nın kararı ile fona devredildiğini, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16.11.2017 tarihli kararı ile 5411 sayılı Kanun uyarınca bankanın iflasına karar verildiğini ve İstanbul 1. İflas Müdürlüğü’nün 2017/14 iflas sayılı dosyası ile iflasın açıldığını, müvekkili tarafından alacaklı olduğuna ilişkin ilgili iflas dosyasına 6365 alacak kayıt numarası ile alacağının sıra cetveline kaydı talebinde bulunulduğunu, ancak iflas idaresi tarafından müflis banka kayıtlarının incelenmesi ile alacak kaydının bir kısmının kabulüne, 19.375,94 TL nın ise reddine karar verildiğini, müvekkili tarafından 08.09.2020 tarihinde alacaklarına ilişkin olarak iflas kararı verilen tarihte geçerli olmak üzere; Dolar hesabında 1.744,85 USD, Euro hesabında 3.279,41 EURO, TL hesabında 13.162,09 TL alacağı olduğunu, iflas idaresi tarafından kayıt taleplerinin herhangi bir gerekçe belirtilmeden reddedildiğini, doktrinde yabancı paraların iflasın açıldığı tarihteki kur üzerinden TL ye çevrileceği kabul edildiğini, müvekkilinin EURO ve USD cinsinden alacaklarının müflis bankanın iflas ettiği 16.11.2017 tarihinde geçerli olan efektif satış kuru üzerinden çevrilmesi gerektiğini, müflis bankanın 16.11.2017 tarih ve saat 15.28 itibariyle iflasına karar verildiği dolayısıyla Merkez Bankası’nın saat 15.30 da kur belirlediği dikkate alındığında 15.11.2017 tarihinde yayımlanan döviz kurunun geçerli olacağını, bu durumda toplam 35.075,85 TL alacağının olduğunu, İflas idaresi tarafından sıra cetveline kaydedilmeyen 19.375,94 TL’nın sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı Tasfiye Halinde ... Bankası ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 6365 nolu talebi ile alacak kayıt talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu davacının alacak talebinin 15.669,95 TL'lik kısmının kabulüne 19.375,94 TL kısmının ise reddine karar verildiğini; davacının müflis bankada bulunan hesapları incelendiğinde 514,49 TL, 1,698,56 USD ve 2.469,94 Euro bulunduğunu, davacının hesabında bulunan TL ve yabancı paralara ilişkin bakiyelere kur karşılığı (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fon Kurulunun Birinci Alacaklılar Toplantısı Yerine Kaim Olmak Üzere verdiği yabancı para alacaklarının 22.07.2016 TCMB döviz alış kurundan TL ‘ye çevrilmesi yönündeki alınan kararı doğrultusunda) hesaplanarak davacının müflis bankadan alacağının faiziyle birlikte 15.699,90 TL olduğunun tespit edildiğini, Davacının TL hesabında 514,09 TL olduğunu, davacının belirttiği gibi 13.162,09 TL olmadığını ve döviz hesaplarında da 1.698,56 USD, 2.469,94 Euro olduğunu davacının dilekçesinde belirtilen tutarların olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; bilirkişi tarafından davacı ticari defter ve kayıtları ile müflis banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı tarafın müflis banka nezdinde bulunan USD alacağının iflas tarih olan 16.11.2017 tarihinden sonra 04.07.2022 tarihinde TL ye çevrilip davacı tarafın alacağının kesinleştiği TL tutarının belirlendiği tarihteki hesap bakiyesinin TMSF kurulunun 10.05.2018 tarih ve 2018/260 sayılı kararı gereğince müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihli TCMB USD DÖVİZ ALIŞ kuru üzerinden yapılan hesaplama uyarınca (1.698,56 USD x 3,0573)- 5.193,01 TL olduğunu, davacı tarafın müflis banka nezdinde bulunan EURO alacağının müflis bankanın iflasına karar verildiği tarih olan 16.11.2017 tarihinden sonra 04.07.2022 tarihinde TL ye çevrilip davacı tarafın alacağının kesinleştiği TL tutarının belirlendiği tarihteki hesap bakiyesinin ... kurulunun 10.05.2018 tarih ve 2018/260 sayılı kararı gereğince Müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihli TCMB EURO DÖVİZ ALIŞ kuru üzerinden yapılan hesaplama uyarınca (2.469,94 EURO x 3,3704)- 8.324,69 TL olduğunu, davacı tarafın müflis banka nezdinde bulunan TL alacağının müflis bankanın iflasına karar verildiği tarih olan 16.11.2017 tarihinden sonra 04.07.2022 tarihinde davacı tarafın Müflis banka nezdindeki TL hesabındaki alacağının kesinleştiği ve TL tutarının 514,49 TL olması gerektiği, davacının ...numaralı alacak kayıt talebi sonucu iflas idaresince bilirkişi raporu ile de örtüşen 15.669,91 TL ödeme yapılmış olduğu, 19.375,94 TL'nin ise reddine karar verildiğini, iflas idaresince yapılan hesaplamanın doğru olduğu, yabancı para mevduat alacağına ilişkin bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kurun uygulanmasına ilişkin emsal yargı kararları dikkate alındığında davacının müflis banka nezdinde bakiye bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda müvekkilinin Dolar ve Euro döviz alacakları bakımından müflis şirketin iflasından önce olan 22.07.2016 tarihindeki TCMB Döviz Alış Kuru baz alınarak hatalı hesaplama yapıldığını, doktrinde yabancı para alacaklarının iflasın açıldığı tarihteki efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrileceği kabul edildiğini, bu nedenle mahkemenin yabancı paranın Türk lirasına çevrilmesinde iflasın olmadığı bir tarihi baz almasının hukuka aykırılık oluşturduğunu, döviz kurunda 15/11/2017 tarihindeki kurun dikkate alınması gerektiğini bu nedenle istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Tasfiye Halinde ... Bankası ... Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının hesabında bulunan yabancı paraların kur karşılığının tasarruf mevduatı sigorta fon kurulunun birinci alacaklılar toplantısı yerine kaim olmak üzere verdiği yabancı para alacaklarının 22.07.2016 TCMB döviz alış kurundan TL'ye çevrilmesi yönündeki alınan kararı doğrultusunda hukuka uygun şekilde hesaplandığını, davacının davaya konu ettiği alacak kayıt talebine ilişkin olarak İflas İdaresi'nce verilen kararın hukuka uygun olduğunu, müflis bankanın faaliyet izni kaldırılmasından sonra artık banka statüsünde olmadığını ve bu nedenle yabancı para kullanamadığını, yabacı para alacaklarında özel düzenleme olan Bankacılık Kanunun uygulandığını ve müflisin tasfiyesinin bu kanun uyarınca yapılması gerektiğini, bu kanun uyarınca döviz cinsi hesaplamaların Türk lirasında çevrilmesinde faaliyet izninin kaldırıldığı tarihinki kura göre yapılması gerektiğinden ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu belirterek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, sıra cetveline itiraz yolu ile alacağın kaydı talebine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı taraf müflis ... Bankasında bulanan hesaplarında 1.744,85 USD, 3.279,41 EURO ve 13.162,09 TL alacağı bulunduğunu, bankanın iflas etmesi üzerine düzenlenen sıra cetveline 16.11.20117 tarihinde efektif kur üzerinden hesaplama yapılarak 35.075,85 TL alacağının kayıt edilmesini talep ettiği, iflas masasını alacağın 15.699,90 TL'lik kısmının kabulüne 19.375,94 TL'nin kısmının reddine karar verildiği, davacının kabul edilmeyen kısmı için sıra cetveline itiraz davası açtığı anlaşılmıştır.Mahkeme yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermiştir. 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir.Yeniden değerleme sonucunda ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan HMK'nın ek 1 maddesine uyarınca, karar tarihi (08/04/2025) olan 2025 yılı için kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur.HMK'nun 352. maddesinde; "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir. Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda davanın iflas idaresi tarafından 19.375,94 TL alacağın iflas masasına kaydına ilişkin olduğu gözetildiğinde, dava konusu miktarın, karar tarihi itibariyle HMK'nın 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03.06.2026