Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/623 E. 2026/623 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/623
- Karar No
- 2026/623
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/623 - 2026/817 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2026/623 KARAR NO : 2026/817
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2024 NUMARASI : 2022/234 Esas - 2024/718 Karar
DAVACI-KARŞI DAVALI : VEKİLLERİ : Av.
DAVALI-KARŞI DAVACI : ADRES : VEKİLLERİ : Av. ADRES :
DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesinden Dayalı İtirazın İptali KARŞI DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Tazminat - Bono İptali KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava eser sözleşmesine dayalı tazminat - bono iptali istemine istemine ilişkin davada, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı - karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı - karşı davalı vekili; taraflar arasında 01/02/2017 tarihli “Beton santralinde beton üretimi, betonun mikserle döküm yerine nakliyesi ve beton pompalama” işlerinin idare ile imzalanan sözleşme koşullarında makine, ekip ve işçilik dâhil taşeron tarafından yapılması" konulu taşeronluk sözleşmesi aktedildiğini, sözleşme doğrultusunda 05/03/2017 tarihinde üretime geçildiğini fakat 10 gün süreyle üretim yapılamadığını, mart ayında 500 m³ beton dökümü yapılabildiğini, hâlbuki davalının aylık 4.000 m³ beton dökümü garantisi verdiğini fakat söz konusu taahhüdünü yerine getirmediğini; sözleşmede kararlaştırılan m³'den daha az beton siparişi verildiğini, sözleşmenin ödemeler ve miktar başlıklı maddesinde işverenin taşerona aylık 4000 m³ beton döküm garantisi verileceğinin kararlaştırıldığını, taahhüt miktarının altında beton dökülmesi hâlinde hakediş'in 4000 m³ üzerinden yapılacağı hükmüne yer verildiğini, müvekkilince iyiniyetli davranılarak mart ve nisan aylarında döküm yapılan miktar kadar fatura kesildiğini, bilahare sonraki dönem için sözleşme hükümlerine göre 4000 m³ üzerinden fatura kesildiğini, bunun üzerine davalının Ankara 67.Noterliğinin 09360 sayılı ihtarnamesini yolladığını ve kendilerinin de Ankara 51.Noterliğinin 19289 yevmiye sayılı ihtarnamesini gönderdiklerini, davalı tarafın Ankara 67. Noterliğinin 13308 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, müvekkilinin de karşılık olarak Ankara 51.Noterliğinin 26041 yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiğini, beton santralinin tutanakla 24/08/2017 tarihinde davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin davalıdan kalan cari hesap alacağının tahsili için müvekkilince Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2017/16929 E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itiraz üzerine huzurdaki davayı ikame ettiklerini ileri sürerek, davalının Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2017/16929 E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, 25.000,00 TL tutarlı teminat senedinin iadesine ve davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA- KARŞI DAVA : Davalı - karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının sözleşmeye uygun miktarda beton üretip teslim etmediğini, bu hususun davacının mali sıkıntılarından kaynaklandığını, müvekkilince davacıya avans ödemeleri de yapıldığını, müvekkilinin Ankara 67. Noterliğinin 13308 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğini davacının 24/08/2017 tarihinde 5 ve 6 nolu hakedişleri hazırladığını, ancak hakedişte belirtilen miktarda betonun teslimi yapılmadığı için müvekkilinin hakedişleri imzalamadığını, müvekkilince davacı tarafça teslim edilen betondan fazla ödeme yapıldığını, müvekkilinin yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş; karşı davasında müvekkili firmaya tebliğ edilmiş bir işe başlama yazısı bulunmadığını; taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereği davacı - karşı davalının beton santralini çalışır halde teslim etmediğini, müvekkilince öncelikle santralin tamirinin gerçekleştirildiğini, karşı davalının, şantiyenin elektrik ve suyunu temin etmediğini, yine kötü giden hava şartlarından kaynaklı gecikme yaşandığını, 4.000 m³ üretimin müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, yine kalıp ustaları ve taş duvar ustaları ile sorun yaşanmasının davalıdan kaynaklandığını, 14/05/2017 günü işin durdurulmasının nedeninin toz çıkışları sebebiyle köylülerin şantiye alanını işgal edip faaliyetini durdurması olduğunu, çimento silosu üzerinde temizleyici filtrelerin olmamasından kaynaklı tozumaların olduğunu, ve bu hususa ilişkin müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilince yapılan imalatların kusurlu olmadığını, fazla çimento kullanıldığı iddialarının da doğru olmadığını, fazladan ödeme iddialarının asılsız olduğunu, davacının teslim tarafın taahhüt ettiği beton miktarlarını teslim etmemesi nedeniyle üçüncü kişilerden alınan 3.624 m³ beton farkının sözleşmenin 13. maddesine göre davacı - karşı davalıdan tahsiline, davacının beton üretiminde fazladan çimento kullanması nedeniyle uğradığı zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'nin maddi tazminat, 10.000,00 TL manevi tazminat miktarının davacı - karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile fazladan yapılan ödemelere ilişkin talebini 8.021,80 TL'ye beton fark bedeli yönünden 80.402,87 TL'ye artırarak, asıl davanın reddine, karşı davanın bu miktarlar üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Asıl davada: A) İtirazın iptali istemi yönünden davanın reddine, davalının koşulları bulunmayan tazminat isteminin reddine, dava konusu edilen 25.000,00 TL tutarlı bononun iadesi istemi yönünden yasal koşulları oluşmadığından istemin reddine. Karşı davada: davalı/karşı davacının, fazladan yapılan ödemeler nedeniyle açtığı davada, talep de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile; 1.000,00 TL alacağın karşı dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren ve 2.363,90 TL'nin ise 30/09/2019 ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak, davalı/karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, taşeronun iade edilen faturaları kapalı keserek iade etmesi istemine ilişkin işlemin mühnasıran dava konusu edilemeyeceği anlaşılmakla, karar verilmesine yer olmadığına, dava dışı “...A.Ş.”den alınan beton bedel farkının tahsiline ilişkin davada, talep de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile; 1.000 TL alacağın karşı dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren ve 71.440,00 TL'nin ise 30/09/2019 ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak, davalı/karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, taşeronun betonlarda fazla çimento kullanması nedeniyle alacağın tahsiline ilişkin kanıtlanamayan istemin reddine, koşulları bulunmayan manevî tazminat isteminin reddine, Şeklinde verilen karar, her iki yan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/1091 E., 2022/262 K., sayılı 17/03/2022 tarihli ilamı ile; Taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi davalı yüklenici 21/08/2017 tarihli Ankara 67. Noterliğince düzenlenen ihtarname ile feshetmiş, davacı taşeron da Ankara 51. Noterliğinin 23/08/2017 tarihli ve 26041 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş durumdadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının dava dışı iş sahibi DSİ'nin kabul etmediği hatalı imalatları düzeltmediği, yaptığı imalatlarda eksik ve ayıplar bulunduğu gerekçesi ile, yüklenicinin sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, yüklenicinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda karşı dava yönünden yapılan menfi zarar hesabının Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin içtihatlarında belirtilen hususları tamamen karşılamadığı anlaşılmaktadır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin TBK'nın 125/2. maddesi hükmünce haklı olarak feshedilmesi durumunda feshedenin, aynı Kanun'un 125/3. maddesi uyarınca uğradığı zararları talep edebileceği gerek Yargıtay uygulamasında gerekse doktrinde kabul edilmektedir. Davalı yüklenici karşı davada, haklı fesih sonucu menfi zararının tazminini istemektedir. Karşı davacının istediği menfi zarar iki ihale arasındaki fark nedeniyle uğradığı zarardır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına göre, menfi zararın yüklenicinin yapmadığı ve fesih tarihi itibariyle kalan iş ve imalâtın ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibine verilmesi halinde ödenmesi gereken bedel (kaçırılan fırsat) bulunup, kalan işin fesih tarihinden itibaren makul süre içinde ve aynı koşullarda başka bir yükleniciye verilmesi halinde ödenecek bedel hesaplattırıldıktan sonra bulunacak rakam ile kaçırılan fırsat olarak ifade edilen ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibinin verdiği fiyat arasındaki fark ile bu farka ikinci ihalenin yapılması için gerekli masraflar eklenerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.01.1990 gün ve 1989/13-392 Esas, 1990/1 Karar, Yargıtay 15. HD'nin 03.02.1997 gün 1997/47 Esas 1997/556 Karar, 16.06.1994 gün 1993/4758 Esas 1994/4044 Karar, 02.02.2017 gün 2015/5697 Esas 2017/441 Karar sayılı ilâmları). Mahkemece alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına tamamen riayet edilmediği görülmüştür. Somut olayda mahkemece; ikinci sözleşmenin ilk sözleşme ile aynı koşullarda yapılıp yapılmadığı, ikinci sözleşmenin makul süre içerisinde yapılıp yapılmadığı, makul sürenin aşılıp aşılmadığı hususları araştırılmamıştır. Bu itibarla mahkemece söz konusu beton işinin ikinci firma olan... firmasına 40,20 m³ TL'ye yaptırılmasının serbest piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı, yani makul bir bedele yaptırılıp yaptırılmadığı, fesih tarihinden itibaren makul süre içerisinde bu firma ile anlaşma yapılıp yapılmadığı, makul sürede yapılmamış ise, makul sürede yapılsaydı söz konusu işin kaç TL'ye yaptırılabileceği hususlarının bilirkişi heyetinden ek rapor alınması sureti belirlenmesi gerekirken, davanın esasını etkileyecek bu husus araştırılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Gerekçesiyle mahkememiz kararı kesin nitelikte kaldırılmıştır. Dosyanın mahkememize intikali sonrasında, duruşma günü verilerek yeniden taraf teşkili yapılmış, kaldırma kararının içeriğine göre iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı da dikkate alınarak dosyanın içeriğine uygun ek rapor için gerekli belgeler taraflarca sunulmuş ve yazılan müzekkerelerle temin edildikten sonra bilirkişi kurulundan 24/06/2023 tarihli rapor aldırılmış, rapora yönelik somut itirazlar bulunmakla, yine bozma sonrası 10/09/2024 tarihinde ikinci ek rapor aldırılmıştır. İddia ve savunmalar ile dosya kapsamı ve özellikle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/1091 E., 2022/262 K., sayılı 17/03/2022 tarihli ilamı içeriği dikkate alınarak, tarafların itirazlarını da karşılar şekilde gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenen 10/09/2024 tarihli raporda, sonuç olarak; Taraflar arasında 01.02.2017 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşmenin konusunun, davacı/k.davalı taşeronun, dava dışı idare ve davalı/k.davacı işverenin arasındaki sözleşme kapsamındaki iş'te davalı/k.davacı işverene ait beton santralinin işletmesini yaparak beton santralinde beton üretimi, betonun mikserle döküm yerine nakliyesi ve beton pompası ile beton pompalaması olduğu, sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşme konusu işin fiyatının, beton santralinde beton üretimi, betonun mikserle döküm yerine nakliyesi ve beton pompası ile beton pompalamasının 18,00 TL/m³ (KDV hariç) olarak belirlendiği, 01.02.2017 tarihli sözleşmeye göre; makine-ekipman, işçi, işçi maaşı, standartlara uygun beton üretimi işçiliği, beton santrali-makine-ekipman bakımları, betonun döküleceği sahaya nakliyesi ve pompalaması, sahadaki işçi sağlığı ve güvenliği, beton üretiminde kalifiye personel çalıştırılması, davacı/k.davalı taşeron sorumluluğunda olduğu, beton ham maddesi (kum, çakıl, çimento, beton katkı maddesi), işçi konaklaması, işçi yemeği, betonun kalıp içine yerleştirilmesinin davalı/k.davacı işveren sorumluluğunda olduğu, Davalı/karşı davacı işverenin dava dışı... .....A.Ş.'den alınan hazır betonun rayiç bedelinin uygun olup olmadığı hususunda; sözleşme dönemindeki serbest piyasa rayiç bedellerinin tespiti için Sayın Mahkemeye gönderilen dava dışı .....Ltd. Şti. () ve dava dışı... ....A.Ş.'den farklı firmalar adına düzenlenen faturalardaki ortalama beton m³ birim fiyatlarının, davalı/k.davacı işverenin, dava dışı... ....A.Ş.'den 28.03.2017 - 28.10.2017 tarihleri aralığında aldığı hazır beton birim fiyatı 108,91 TL/m³ (KDV hariç) tutar ile kıyaslanması sonucu 108,91 TL/m³ hazır beton birim fiyatının serbest piyasa fiyatlarına göre uygun olduğu, Davalı/k.davacı işverenin sorumluluğunda bulunan beton ham maddesi bedelinin; 24.06.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ham madde fiyatları toplamının 68,71 TL/m³ hesaplandığı, 2017 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları ve serbest piyasa rayiç bedellerine göre değerlendirildiğinde ham madde birim fiyatlarının uygun olduğu, sözleşmenin 4. Maddesine göre işçi yemeği ve işçi konaklamasının davalı/k.davacı işveren sorumluluğunda olduğu bu sebeple davalı/k.davacı işverenin sözleşme konusu betonu dava dışı firmadan alış fiyatında işçi konaklaması, işçi yemeği, ham madde bedeli için hesaplanan toplam 73,71 TL/m³ tutarın düşülmesi gerektiği, davalı/k.davacının sözleşme konusu betonu (108,91 - 73,71) 35,20 TL/m³ bedelle aldığı, 35,20 TL/m³ birim fiyatının serbest piyasa rayiç bedellerine göre uygun olduğu, Davacı/k.davalı taşeron ile davalı/k.davacı işveren arasındaki sözleşmede aynı iş için 18,00 TL/m³ ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dava dışı... ...A.Ş.'ne aynı iş için 35,20 - 18,00 = 17,20 TL/m³ davalı/k.davacı işveren tarafından fazla ödeme yapılmış olduğu, Dava dışı... ....A.Ş.'den alınan beton miktarının 3.622,00 m³ olduğu, davalı/k.davacı işveren tarafından sözleşme konusu iş'te fazla ödediği tutarın; 3.622,00 m³ x 17,20 TL/m³ = 62.298,40 TL hesaplandığı, Dava dışı......A.Ş.'den alınan hazır betonların davacı/k.davalı tarafından üretilmesi gereken beton sınıfı ile uyumlu olduğu, dava dışı firma ile davalı/k.davacı işveren arasında faturalar dışında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih tarihinden önce de davacı/k.davalının beton üretiminde kusuru olması sebebiyle dava dışı firmadan da hazır beton temin edildiği, bu sebeplerle dava dışı firma ile davalı/k.davacı işveren arasındaki iş'te yazılı sözleşme bulunmadığından makul sürede sözleşme yapılıp yapılmadığı hususundaki hukuki yorumun ve nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, şeklinde görüş belirtilmiştir. Söz konusu ek raporun gerekçeli ve denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun verilmesi nedeniyle rapora yönelik taraf itirazları haklı görülmemiştir. Davalı karşı davacı yüklenici şirketin, işin, sözleşmenin feshi sonrasında ikinci firma olan... firmasına makul süre aşılmadan aralarındaki anlaşmaya istinaden işi 40,20 m³ TL bedelle serbest piyasa rayiçlerine uygun makul bedelle yaptığı, karşı davacının bu nedenle fazladan ödeme yaptığı tutarın 62.298,40 TL olduğu ek raporla anlaşılmış ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmiştir. Mahkememizce Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/1091 E., 2022/262 K., sayılı 17/03/2022 tarihli önceki karara yönelik kaldırma kararının içeriği, hüküm ve buna bağlı gerekçenin değerlendirilmeyen kısımları dikkate alınarak, değerlendirme dışı bırakılan önceki hüküm ve gerekçede değişiklik olmamakla, eski gerekçe ve hüküm bu kapsamda tekrar edilmiş, ilamda eksik araştırma olarak nitelendirilen hususlarda gerekli araştırma yapılıp, ilamda belirtildiği şekilde ve belirtilen hususlarda aldırılan 10/09/2024 tarihli ek rapordaki hesaplama hükme esas alınmak suretiyle, asıl davanın reddine, davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, a)davalı/karşı davacının, fazladan yapılan ödemeler nedeniyle açtığı davada, talep de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile; 1.000,00 TL alacağın karşı dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren ve 2.363,90 TL'nin ise 30/09/2019 ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak, davalı/karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Taşeronun iade edilen faturaları kapalı keserek iade etmesi istemine ilişkin işlemin mühnasıran dava konusu edilemeyeceği anlaşılmakla, karar verilmesine yer olmadığına, c) Dava dışı “...A.Ş.”den alınan beton bedel farkının tahsiline ilişkin davada, talep de dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile; 1.000 TL alacağın karşı dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren ve 61.298,40 TL'nin ise 30/09/2019 olan ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak, davalı/karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, d) Taşeronun betonlarda fazla çimento kullanması nedeniyle alacağın tahsiline ilişkin kanıtlanamayan istemin reddine, e) Koşulları bulunmayan manevî tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı - karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; asıl dava yönünden; hava şartlarından dolayı, davalının eleman eksikliği ve davalıya ait iş makinelerinin arızalanması sebebiyle dönem dönem edimin yerine getirilmesinde aksaklıklar yaşandığını ancak, kesinlikle müvekkilimizden kaynaklı bir gecikme bulunmadığını, davalı tarafın tek taraflı tuttuğu tutanakları kabul etmediklerini, bu gerekçeye dayalı olarak verilen kararın isabetli olmadığını, yerel mahkemece delil niteliği taşımayan bir evraka dayalı olarak hüküm kurulduğunu, ayrıca üretim yapılan davalıya ait beton santralinin eksi ve bakımsız olduğunu, bu nedenle de sürekli arızalar meydana geldiğini, bu hususun tespitin için mahkemece gerek görülmesi halinde keşif yapılması gerektiğini, davalı tarafın tek taraflı olarak tuttuğu tutanakları kabul etmediklerini, bu tutanaklarda geçen arızaların da beton santralinden kaynaklı arızalar olduğunu, bu arızalardan davalının sorumlu olduğunu, sözleşmeyi fesheden davalının fesih sebeplerini ispatlaması gerektiğinden üretimin yapılmadığının ispatının davalı tarafa düştüğünü, fesih sebebi olarak gösterilen işin durdurulduğu, dayanak yapılan Ankara 67. Noterliği 09360 yevmiye numaralı ihtarnamede bahsedilen üretimin yapılamadığına ilişkin tutanak tutulmadığı gibi bu konuda davalı tarafından dosyaya sunulan yazılı hiç bir delil bulunmadığını, davalı tarafından sözleşmenin 21.08.2017 tarihinde feshedildiğini, davalının tuttuğu tutanak tarihlerinin ise Nisan ve Mayıs ayına ait olduğunu, bu tarihlerden sonrasına ilişkin bir tutanak tutulmadığını, DSİ Raporuna göre fesih haklı görülse bile üretilemeyen beton yönünden davalının sorumlu olduğu, müvekkilinin sorumlu olamayacağının kabul edilerek, sözleşme hükümlerine göre müvekkilince fesih öncesine dayanarak yapılan faturalandırılmanın kabul edilmesi gerektiğini, karşı dava yönünden; bilirkişilerin müvekkilinin hak ettiği beton üretim bedelini eksik hesapladığı gibi tenzilat yaparak müvekkilini borçlu çıkardığını, müvekkiline iş vermeyen, beton üretim santralini beton üretimi için uygun hale getirmeyen davalının sözleşmeye aykırı davranarak dava dışı firmadan hazır beton satın aldığını beyan ettiğini, bu nedenle davalının dava dışı firmaya yaptırdığı hazır beton satın alınma işinin dava konusu iş ile ilgisi olduğu kabul edilecekse davalının hiçbir bildirim göndermeden dava dışı firmadan alım yaptığı tarihte sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, DSİ raporlarında geçen kalite kontrol ile ilgili olarak; müvekkilinin sorumluluğunun sözleşmede belirtildiği gibi beton üretimi, taşıma ve pompalama işi olduğunu, beton üretiminin davalının makinesinde yapılarak davacı tarafından kendi araçları ile yarı mamül olarak kalıba döküleceğini, kalıba döküm sonrasının davalı tarafa ait olduğunu, dökülen betonun kalıba uygulanması ve vibratör yerleştirilmesi gibi işlemlerin davalının sorumluluğunda olduğunu, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Asıl dava, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali, karşı dava eser sözleşmesine dayalı tazminat - bono iptali istemine ilişkindir. Davacı karşı davalı taşeron, davalı karşı davacı yüklenicidir. Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı - karşı davalı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda yaptığı vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı - karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden davacı - karşı davalıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Karşı dava yönünden davacı - karşı davalıdan alınması gereken 4.485,39 peşin alınan 1.121,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.364,05 TL harcın davacı - karşı davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı - karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı - karşı davalı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı - karşı davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır