Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/622 E. 2026/1406 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/622
Karar No
2026/1406
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/622 Esas 2026/1406 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/622 KARAR NO : 2026/1406

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2025 (Karar) - 18/12/2025 (Ek Karar) NUMARASI : 2025/437 Esas 2025/739 Karar

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 10/06/2025 KARAR TARİHİ : 16/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı Sicil vekilince, tashih talebinin kabulüne ilişkin ek karara karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili talebiyle ... Şirketi ile ... Site Yönetimi aleyhine iş mahkemesinde dava açtığını, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, karara istinaden alacağın tahsili için anılan şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, ... Site Yönetimi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, icra takibinin durdurulduğunu, istinaf mahkemesince ... Şirketi'nin karar tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edildiği, ihya davası açması için davacı vekiline süre verilerek bunun sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırıldığını, iş mahkemesince yeniden yapılan yargılama sırasında ... Şirketi yönünden ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin terkin tarihinde alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, hukuka uygun bir şekilde şirketin kapatıldığını, müdürlüğün açılan davada yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...'a dava dilekçesi tebliğe çıkarılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 23/10/2025 tarihli karar ile; ihyası talep olunan şirketin 27.07.2022 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alındığı, şirket tasfiye memurluğuna davalı ...'un seçildiği, kararın 04.08.2022 tarih ve 10632 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, 28.02.2023 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair alınan genel kurul kararının tescilinin ise 25.12.2019’te yapıldığı ve şirketin terkinine dair ilanın 16.03.2023 tarih ve 10791 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, davacı tarafından ihyası istenen ... Ltd. Şti. hakkında açılan alacak davası nedeniyle davacı tarafın şirketin ihyası talebi ile tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne husumet yönelterek 10.06.2025 tarihinde eldeki davayı açtığı, ihyası talep olunan şirketin daha önce verilen ek tasfiye kararının tam ihya kararı niteliğinde olmadığından eldeki davanın açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunduğu, Ankara 55. İş Mahkemesinde görülen davanın tarihi olan 04.11.2022 tarihi dikkate alındığında terkin işleminden önce alacak davası açıldığı, buna göre terkin işleminin aynı zamanda TTK'nun 7/2. maddesine de aykırı olduğu, bu durumda davalı sicilin ihyası istenen şirketin terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ... Ltd. Şti.'nin Ankara 55. İş Mahkemesi'nin 2025/112 Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiyeyi sağlamak üzere şirketin son temsilcisi olarak kayıtlı bulunan ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece 18/12/2025 tarihli ek karar ile, davacı vekilinin talebinin hükmün tavzihi niteliğinde olduğu, gerekçeli kararın davalı kısmında tasfiye memuru ...'un ismine yer verilmediği gibi, gerekçeli kararın hüküm kısmının 8 no'lu fıkrasında da "davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi" ibaresi yazıldığı, ne var ki bu hususun sehven gerçekleşmiş olup, "davalıdan alınarak" ibaresinin yerine "davalılardan alınarak" şeklinde hüküm kurulması gerektiği, gerekçeli karar başlığına davalı tasfiye memurunun isminin yazılmaması halinin ise mahallinde düzeltilebilir açık hata olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin HMK'nun 305 maddesi uyarınca kabulüne, 2025/437 Esas ve 2025/739 Karar sayılı gerekçeli kararın 8 no'lu hüküm fıkrasında yer alan ''davalıdan alınarak" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine olmak üzere ''davalılardan alınarak'' ibaresinin eklenmesine, davalı tasfiye memuru ...'a gerekçeli karar başlığında yer verilmemiş olmakla gerekçeli karar başlığında davalı olarak ...'un eklenmesine, bu hususun gerekçeli kararın mahkemede bulunan nüshaları ile taraflara tebliğ olunan suretlerine eklenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili karara karşı sunduğu bila tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlar gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili ek karara karşı sunduğu 09/12/2025 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlar gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava dilekçesinde dava, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün yanı sıra ihyası talep olunan şirketin tasfiye memuru olan ...'a yöneltildiği halde, anılan davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmediği gibi, ön inceleme duruşma davetiyesinin de anılan davalıya gönderilmediği, davalı ...'un yargılama aşamasında duruşmalara da katılmadığı dosya içeriğiyle sabittir. Hal böyle olunca, mahkemece dava dilekçesinin gelinen aşamada vekili bulunduğundan davalı ... vekiline tebliğ edilip, taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında kamu düzeni yönünden isabet görülmediğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalılar vekillerini istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6, 355. maddeleri gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2025 tarih ve 2025/437 Esas 2025/739 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle KALDIRILMASINA, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde anılan davalıya iadesine, 5-Davalı ... tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde anılan davalıya iadesine, 5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/622, K. 2026/1406, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-622-e-2026-1406-k-97e2a4bf97b0