Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/580 E. 2026/1551 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/580
- Karar No
- 2026/1551
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/580
KARAR NO : 2026/1551
KARAR TARİHİ: 16/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/01/2026
NUMARASI : 2026/9 2026/48
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasındaki davada İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 10.İş Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava,Tazminat(Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)talebine ilişkindir.
İstanbul 10.İş Mahkemesince,"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda İş Mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.7036 sayılı yasanın 5. Maddesi " İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,ilişkin dava ve işlere bakar." hükmünü içermektedir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki ilişki ise işçi-işveren ilişkisi olmayıp aynı zamanda 6098 sayılı yasanın 61. Maddesinin "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmü gereği de sigorta şirketi doğrudan zarar veren konumda değil halefiyet ilkesine göre poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumluluk üstlendiğinden davacı ile sigorta şirketi arasındaki davanın mutlak ticari dava olduğu kabul edilerek Mahkememizin görevsizliğine ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesince,"...meydana gelen zararlandırıcı olayın trafik/iş kazası olduğu sabittir. Bu durumda işçinin içerisinde bulunduğu aracın trafik sigortacısı olan davalıyla birlikte haksız fiil faili olan araç sürücüsü, hizmet akdiyle bağlı olduğu işveren ve araç işleteni/üst işveren davalılara karşı açılan davaların, zararın aynı olaydan kaynaklanmış ve zararın tek olması nedeniyle, birlikte olacak şekilde, asliye hukuk ve ticaret mahkemesine göre daha özel görevli mahkeme olan iş mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.Mahkemece, birlikte görülmesi gereken davaların sonradan tefrik edilmesi de, göreve ilişkin kuralları değiştirmez. (Emsal; Yargıtay 20.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/9248 Esas- 2017/7849 Karar sayılı ilamı) Zira, HMK 167. maddesinde, mahkemenin, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebileceği ve bu durumda, mahkemenin, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam edeceği;aynı yasının 57.maddesinde ise,birden çok kişinin, davaların temelini oluşturan vakıalar ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması halinde birlikte dava açabilecekleri/aleyhlerine dava açılabileceği açıklanmıştır Hal böyle olunca, usul ekonomisi ve daha isabetli bir karar verilmesi açısından dosyanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla;Davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, dosyaya bakmakla İstanbul 10. İş Mahkemesinin görevli olduğuna..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dairemizin 17/11/2021 Tarih, 2021/460 Esas 2021/1840 Karar sayılı kararı ve benzer nitelikteki diğer kararlarında açıklandığı üzere aynı davada, davalılar hakkında farklı mahkemelerin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa, “Yargılama usûlüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olması, usûl ekonomisi ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1483/1. maddesinde, sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları belirtilmiş; aynı Kanunun 4/1-a maddesinde,tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 5. maddesi ise aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hükmüne yer verilmiştir.
HMK 167. maddesi "Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder."; aynı yasanın 57. maddesi" Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir:c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması." ve yine 58. maddesi "İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder" hükümlerini amirdir.
Davacı tarafından başlangıçta araç sürücüsü/işleteni ve sigorta şirketine karşı açılmış tazminat davasında, davalılardan birinin sigorta şirketi olması ve zorunlu sorumluluk sigortasının da 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olmasından mütevellit TTK'nun 4/1-a ve 5/1 maddeleri uyarınca görevli mahkeme, ticaret mahkemesi olduğu İstanbul 10.İş Mahkemesince, sigorta şirketi yönünden tefriken görevsizlik kararı verilmiş ise de; her dava açıldığı tarihteki şartlara göre karara bağlanacağından dolayı davanın başlangıcında görevli olan mahkemenin, tefrik kararı sonrasında görevsiz hale gelmesi usulen mümkün olmadığı gibi HMK 167. maddesinde açıklandığı üzere tefrik kararı veren mahkemenin ayrılan davalara bakmaya devam etmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, davalı sigorta şirketleri ile araç sürücüsü ve/veyahut malikine karşı başlangıçta birlikte açılan, ancak sonrasında tefrik edilen davalar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, dolayısıyla birlikte görülmesi gereken davaların sonradan tefrik edilmesinin göreve ilişkin kuralları değiştirmeyeceği nazara alındığında, davaya bakmak görevi TEFRİK EDİLEN DOSYA BAKIMINDAN DA İş Mahkemesine aittir. (Emsal; Yargıtay 20.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/9248 Esas- 2017/7849 Karar sayılı ilamı)
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 10.İş Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16/06/2026 gününde oy birliği ile karar verildi
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere