Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/548 E. 2026/618 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/548
- Karar No
- 2026/618
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/548 KARAR NO : 2026/618
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2026 NUMARASI : 2025/697 Esas-2026/77 Karar DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : VEKİLLERİ : .... DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin, 05/09/2024 tarihinde müvekkiline ait .... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen .... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü ve oluşan hasara bağlı araçta değer kaybı meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait araçtaki hasar onarım işlemlerinin davalı sigorta şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, aracın hasar onarımı aşamasında orjinal parça yerine yan sanayi yedek parça kullanıldığını, ayrıca işçilik bedelinin düşük hesaplandığını, KDV dahil 39.167,06 TL hasar onarım bedeli karşılığında müvekkiline ait aracın hasar onarım işlemlerinin tamamlandığını, oysa onarım bedelinin bu miktarın oldukça üzerinde olduğunu, müvekkili tarafından bakiye hasar bedeli ile değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 100,00 TL hasar fark bedeli ile 10.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, bilahare sunmuş olduğu 14/10/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu bakiye hasar bedeli alacağı yönünden 8.041,76 TL'na, değer kaybı yönünden ise 25.000,00 TL'na yükselttiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin, poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğunu, davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında müvekkili sigorta şirketi tarafından araç hasar bedeline ilişkin olarak tedarikçiye 11/10/2024 tarihinde 23.800,00 TL, anlaşmalı teknik servise ise 11/10/2024 tarihinde 23.800,00 TL olmak üzere toplamda 39.167,06 TL ödeme yapıldığını, bakiye poliçe limitinin 160.832,94 TL olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk şartının yerine getirilmeden dava açıldığını, başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anmalına gelmemek kaydıyla, kusur durumunun tespiti gerektiğini, değer kaybı hesaplamanın ZMMS Genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, araç hasar bedeli hesabında KDV'nin dahil edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminatta iskonto uygulanması gerektiğini, davacının ticari faiz talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın hasar bedeli yönünden reddine, değer kaybı yönünden ise kabulüne ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece usule ve esasa ilişkin hatalı değerlendirmeler yapılarak karar verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Davacı tarafından davalı aleyhine tazminat davası açıldığı, yerel mahkemece davanın değer kaybı yönünden kabulüne, hasar bedeli yönünden ise reddine, ilişkin karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır. 04.06.2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrası; "(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve 3.fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır. Yerel mahkemece 29/01/2026 tarihinde, yani 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklik tarihinden sonra karar verilmiş olması nedeniyle, "dava tarihindeki parasal sınır üzerinden" değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dava tarihi olan 23/05/2025 itibariyle istinaf kesinlik sınırın 40.000,00 TL olduğu, istinafa konu reddedilen miktarın 8.041,76 TL olduğu sabit olup, yerel mahkeme kararının kesin olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından başvurunun usulden reddine arar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun usulden REDDİNE, 2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce taraflara tebliğine, Dair, HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/03/2026
.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 30/03/2026 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!