Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/47 E. 2026/92 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/47
Karar No
2026/92
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/47 - 2026/92 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/47 KARAR NO : 2026/92

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/242 E., 2022/77 K. DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının, Bakanlar Kurulu tarafından 1995 yılında Gecekondu Önleme Bölgesi ilan edilen ... parsel sayılı arsa nitelikli taşınmazın 775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca tahsis edildiği, davalı...Kooperatifine 2005-2006 yılında üye olmak için başvuru yaptığı, müvekkilinin, yaptığı başvurunun kooperatifçe ortaklık için uygun görülmesi üzerine davalı Kooperatif yönetim kurulu tarafından usulüne uygun şekilde ortaklığa kabul kararı verilmesi neticesinde davalı kooperatife ortak olduğu, müvekkilinin, davalı kooperatifin ortaklar tarafından ödenmesi kararlaştırılan ve belirlenen peşin miktar ortaklık giriş ücreti ile aidatları muntazaman ödediğini, davalı kooperatifin önceki genel kurul toplantılarına ortak sıfatıyla müvekkili çağrılırken 2009 yılı ve sonrası kooperatif genel kurul toplantılarına sebep gösterilmeksizin davet edilmediği, kooperatife karşı müvekkili ve diğer bazı ortaklar tarafından...Kooperatifi yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine kooperatif yöneticilerine yönelik olarak ceza davası açıldığını, davalı kooperatifin müvekkilinin bilgisi ve rızası olmadan üyeliğinin sonlandırılması girişimlerinde bulunduğu görüldüğü, bu girişimlere dayanak gösterilen davalı kooperatif yönetim kurulu kararları müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gibi 27.06.2010 ve 30.06.2011 tarihli ve sonraki kooperatif genel kurul toplantılarına müvekkilinin çağrılmadığı, bu toplantı ve alınan kararların usul ve yasaya uygun gerçekleştirilmediği, toplantıya bakanlık temsilcilerinin katılmadığı, davacı müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı ve üyesi olduğunun tespitine, müvekkilin davalı kooperatife ödemiş olduğu üyelik peşinatı ile aidatlarının hesaplanarak üyelikten kaynaklanan varsa borcunun tespitine ve böylelikle taraflar arasında oluşan muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Kooperatife ait tüm belgeler ve defter kayıtlarının Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesi 2018/504 Esas sayılı dosyasına sunulmuş olduğu, kooperatif merkezlerine kalan belgeler içinde davacının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu gösterir bir belge bulunmadığını, kooperatife ait 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 mali yıllarına ait genel kurul tutanak fotokopilerinde davacının ismi bulunmadığını, bu kayıtlarda yer alan haziran cetvellerinde davacının ismi yer almadığı gibi, kooperatif merkezinde yer alan kayıtlarda da davacının üye olduğunu gösterir bir kayıt ve belge bulunmadığını, ...Kooperatifinin 1.11.2017 tarihinde yapmış olduğu genel kurulda da "..." ın yönetim kurulu üyeliği sona ermiş ve "..." yönetim kurulu üyesi olarak belirlendiği, müvekkilinin kooperatifin yönetimi devraldığında kooperatif üyeleri içinde davacının isminin yer almadığı, kooperatife ait 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 mali yıllarına ait genel kurul tutanak fotokopileri ve ekindeki hazirun cetvelleri incelendiğinde davacının isminin yer almadığı, davacının, kooperatif genel kurul kararlarının iptali yolunda bir davası bulunmadığını açıklayarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Diğer bir takım müştekiler yanında, bu dosyada davacı ...'ın ise 17.573,00 TL tutarında ödemesinin bulunduğu, Müştekilerin kooperatif üyeliğinden çıkarıldıkları noter ihtarnamesi yerine taahhütlü mektupla ihtaren bildirilmiş olmakla KK'nın 16. maddesi hükmüne aykırı davranıldığının görüldüğü belirtildiği konusuna ilişkin bu dosyaya sunulan bilirkişi raporu da incelenmiş, Davacının, Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve 27. Maddeleri ile Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14. Maddesinde öngörülen şekilde ortaklıktan çıkarılmadığı sonucuna varılmakla, davacının davalı ...Kooperatifi (Eski Unvanı: ... Kooperatifi) ortağı (üyesi) olduğunun tespitine, Davacının dava tarihi itibarı ile, son ödeme günü geçmiş toplam 58.200,00-TL asıl aidat borcunun bulunduğunun tespitine, Taraflar arasında ortaklık konusunda oluşan muarazanın giderilmesi talebinin ise yer olmadığından reddine,..." karar verilmiştir. Davacı taraf istinaf dilekçesinde özetle: davacı müvekkilinin davadaki tespit isteminin mülkiyet hakkına dayalı olduğundan zamanaşımı süresinin işletilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece "taraflar arasında ortaklık konusunda oluşan muarazanın giderilmesi talebinin ise yer olmadığından reddine" denilerek yanlış anlaşılmaya sebebiyet verecek biçimde sanki kısmen talep reddedilmiş gibi karar verilmesinin ise usul ve yasaya açık aykırılık teşkil ettiğinden kararın bu yönünün istinaf incelemesi ile kaldırılıp düzeltilmesini talep ettiklerini müvekkilinin kendi kooperatif ortaklık (üyelik) haklarının fiilen ve hukuken kullandırılmaması nedeniyle yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve davalının çıkarmış olduğu muarazanın çözüme kavuşturulması için eldeki davayı açmak zorunda bırakılmış olduğunu, Zira muarazanın giderilmesi istemi yönünden muaraza hukuki bir terim olarak çekişme, kavga, uyuşmazlık anlamına geldiğini, dava öncesi, sırası ve sonrasında da müvekkilinin ortaklık(üyelik) haklarını kullanmasına engel olunarak muaraza çıkarmaya devam edildiğini, dolayısıyla davacı müvekkilinin bu talebinin yerinde olup dava açmakta hukuki yararı da bulunduğunu, Esasen ilk derece mahkemesi tarafından da "Davacının, davalı ...Kooperatifi (Eski Unvanı: ... Kooperatifi) ortağı (üyesi) olduğunun tespitine," şeklinde karar verilerek bu durum kabul edilmiş olduğu halde yerinde olmayan ve hukuka aykırı biçimde "taraflar arasında ortaklık konusunda oluşan muarazanın giderilmesi talebinin ise yer olmadığından reddine" denilmesinin hukuken kabul edilemez olduğundan istinaf incelemesi sonucu kararın bu yönden kaldırılıp düzeltilmesini , İlk Derece Mahkemesinin kararında; "Davacının dava tarihi itibarı ile, son ödeme günü geçmiş toplam 58.200,00-TL asıl aidat borcunun bulunduğunun tespitine," şeklinde yaptığı tespitin borç miktarı yönünden dosya kapsamıyla, hukuki ve maddi gerçeklikle bağdaşmadığından , miktar olarak davacının daha düşük bir borcu bulunduğunun tespitine karar verilmesini yerel mahkeme kararının kaldırılmasını beyan ve talep etmiştir. Davalı taraf istinaf dilekçesiyle özetle: müvekkili kooperatifin yönetimi devraldığında kooperatif üyeleri içinde davacının isminin yer almadığını, davacının kooperatif üyeliği döneminde kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, medeni kanunun 2 ve 3. madde hükümleri uyarınca iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, müvekkili devralmadan önce kooperatife üyelik yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve bu nedenle de o dönemde üyeliği sonlandırılan davacının anılan dönemde dava açmayıp aradan 15 yıl geçtikten sonra üyeliğinin tespiti talebi ile açtığı iş bu davanın dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ve hukuk düzeninin korumaması gerektiğini ,yerel mahkemenin bu hususa ilişkin bir değerlendirme yapmadığını, zamanaşımını dikkate almamış olduğunu ve üyelik kararı vermiş olduğunu, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, İstinafa konu kararda ...Taraflar arasında ortaklık konusunda oluşan muarazanın giderilmesi talebinin ise yer olmadığından reddine..." denilerek davacının taleplerinin bir bölümü reddedilmiş ve dava kısmen reddedilmiş olmakla tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve kararın bu kısmının da hatalı olduğunu yerel mahkeme kararının kaldırılmasını beyan ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davacının yaptığı başvurunun kooperatifçe ortaklık için uygun görülmesi üzerine davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından usulüne uygun şekilde üyeliğe kabul kararı verilmesi sonucu kooperatife ortak olduğu iddiası ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının davalı kooperatif ortağı ve üyesi olduğunun tespiti ile; davacının davalı kooperatife ödemiş olduğu belirtilen üyelik peşinatı ve aidatların hesaplanarak üyelikten kaynaklanan varsa borcun tespitine ilişkin karar verilmesi taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)a)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, b)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.01/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/47, K. 2026/92, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-47-e-2026-92-k-b159f70ad395