Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1793 E. 2026/1327 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1793
Karar No
2026/1327
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1793 - 2026/1327 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1793 KARAR NO : 2026/1327

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2025 NUMARASI : 2024/193 Esas - 2025/269 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ALLİANZ SİGORTA A.Ş VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ER-DEM TURİZM NAKLİYAT İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

BAŞVURU TARİHİ : 21.08.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 17.10.2025 KARAR TARİHİ : 18.06.2026 YAZIM TARİHİ : 19.06.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 26/10/2023 tarihinde saat 23:00 sıralarında, davalılardan ...'in idaresindeki Er-Dem Turizm Nakliyat İnş. San. Tic. Ltd. Şti'ne ait 41 ... plakalı otobüsün D-100 karayolu üzerinde İstanbul istikametine doğru seyir halinde iken, aynı istikamette bulunan davacının maliki olduğu ve oğlu ...'nın idaresinde ki 41 ... plakalı araca çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle davacının oğlu ...'da hafif yaralanma ve aracında maddi hasar meydana geldiğini, olay neticesinde taraflar arasında Trafik Kazası Tespit Tutanağı tutulduğunu, bununla birlikte ceza dosyasında kusur incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi tarafından sunulan raporda 41 ... plakalı araç sürücüsünün söz konusu kazada asli kusurlu bulunduğunu, davalı sigorta şirketine zararın tazmini için 09/02/2024 tarihinde başvurulduğunu, davalı sigorta şirketinin başvuruya karşı bugüne kadar herhangi bir cevapta yahut ödemede bulunmadığını, 41 ... plaka sayılı aracın asli kusurlu hareketiyle müvekkilinin maliki olduğu araçta maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile gerçek zararın tespit edilmesi mümkün olmadığından şimdilik 300,00 TL tazminat- alacak bedelinin davalı Allianz Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 22/02/2024 tarihinden itibaren, davalı Er-dem Turizm Nakliyat ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 26/010/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zaman aşımına uğramış olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacının iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığından usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybının hesaplanmasında ZMMS genel şartlarının dikkate alınması gerektiğini, hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması ve KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, 41 ... plakalı aracın kazanç kaybı bedeli, karayolları motorlu araçlar ZMMS poliçesi şartları uyarınca teminat dışı olup müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davacının belirsiz/kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Er-Dem Turizm Nakliyat İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davasının haksız ve dayanaksız olup reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısı ... idaresinde olan ve fabrika personelleri taşıyan 41 ... plakalı aracın olay tarihinde yolunda gitmekte olan 41 ... plakalı aracı taciz etmeye, sıkıştırmaya ve yolundan çıkartmaya çalışığını, bu duruma 41 ... plakalı aracın içerisinde bulunan ve hiçbir taraf sıfatı olmayan tanıkların açık ve net bir şekilde şahit olduklarını, davacı tarafın kendi kusurlu eylemleri ve kural dışı araç sürmesi sebebiyle kendi kendine kaza meydana gelmesine sebebiyet verdiğini belirterek, davacı tarafın haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, olayın oluş şekli ile ilgili kesin ve net bilgiler edinilmeden davalı tarafın iddiaları doğrultusunda hüküm kurulduğunu, dava konusu olaya ilişkin alınan alınan bilirkişi raporları arasındaki mevcut çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, mobese kayıtlarının temin edilmesi, varsa araç içi kamera görüntüleri ile olay yeri fotoğraflarının detaylı analizi yapılması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerektiğini, davalı tanıklarının soyut ve yanlı beyanları ile hüküm kurulamasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası yoluyla bakiye onarım bedeli, araç yoksunluğu bedeli ve araç değer kaybı bedeli talepli olarak karşı aracın işleten ve sürücüsüne yöneltilen maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; 20.10.2023 tarihinde meydana gelen çift maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, davacı aracında maddi hasar oluştuğu ve araçtaki onarım masrafını karşılamaması nedeniyle onarım bedeli ile aracın tamir süresince kullanılamamasından kaynaklı araç yoksunluğu bedeli ve kazanın davacı aracının satış bedeline etkisi nedeniyle değer düşüklüğü bedelinin davalılar karşı aracın işleten. Sürücü ve zorunlu trafik sigortacısından talep edildiği anlaşılmaktadır. Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğuna göre haksız fiil sorumluluğunun kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan şüphe duyulmamaktadır.

6098 sayılı TBK 49.maddesinde düzenlenen "haksız fiil" olgusunun özel bir tezahürü de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 vd. maddelerinde düzenlenen motorlu araçların neden olduğu kazalarla ilgili sorumluluk halleridir. Bir motorlu aracın Karayolları üzerinde işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere karşı vermiş olduğu zararlardan dolayı araç sürücüsü, işleten, bağlı bulunduğu teşebbüs müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu anlamda tazminat sorumluluğu esasen dört temel koşulu gerektirmektedir. Bunlar : Hareket ( eylem- fiil) , Netice ( zarar veren sonuç) , illiyet bağı ve kusurdur. Dairemizce, KGM Trafik Güvenliği Daire Başkanlığı ( Eski Karayolları Fen Heyeti) görevlileri arasında seçilen üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05.02.2025 tarihli kusur raporunun, olayın meydana geliş biçimine ve dinlenen tanık anlatımlarına uygun olduğu, trafik kolluğu tarafından kaza sonrası düzenlenen Kaza Tespit Tutanağının içerdiği maddi vakıalar ile de uyumlu olduğu, tarafların kusur durumlarının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanuna dayalı olarak hazırlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğine dayalı olarak belirlenmiş olduğu ve Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/178 Esas sayılı kovuşturma dosyasına kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından 27.05.2024 tarihli kurum raporu ile de örtüştüğü değerlendirilmiştir. Kabule göre de , davalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki 41 ... plaka sayılı otobüsü ile D-100 karayolunu takiben İstanbul istikametine sol şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan Gübretaş mevkii önüne geldiği esnada otobüsünün sağ ön yan kısımlarıyla seyir istikametine göre sağ ön ilerisinde orta şerit üzerinde seyir halinde olan davacıya ait aracın dava dışı sürücüsü ... sevk ve idaresindeki 41 ... plaka sayılı otomobilin sol arka tampon kısımlarının çarpışması şeklinde gerçekleşen kazada; dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki otomobili ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini kendi şeridinde sürdürmeye yeterli özeni göstermesi gerekirken bu hususlara riayet etmesi gerekirken; davalı sürücü idaresindeki otobüse doğru yönelip hareket alanını kapatarak bahse konu kazaya sebebiyet verdiği değerlendirildiğinden; kazanın oluşumunda dava dışı 41 ... plakalı davacı aracının sürücüsü dışında davalı ya da üçüncü kişilere atfı kâbil bir kusur bulunmadığının kabul edilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin vekilinin kusura ilişkin gerekçelerle sınırlı istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.05.2025 tarih ve 2024/193 esas, 2025/269 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 4-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine, 5-Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde İlk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18.06.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1793, K. 2026/1327, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1793-e-2026-1327-k-11d664356ed5