Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/407 E. 2026/597 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/407
- Karar No
- 2026/597
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/407
KARAR NO: 2026/597
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/12/2025
NUMARASI: 2025/755 D.İş - 2025/754 Karar
TALEBİN KONUSU: Delil Tespiti ve İhtiyati Tedbir
Taraflar arasındaki delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle delil tespiti ve ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine dair verilen karara karşı, talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraf arasında otel işletmeciliği konusunda ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında otel işletmesi olan Persepolisi işletmeye dair şirket bulunduğunu ve bu şirkete hem karşı tarafın hem müvekkilinin eşit şartlarda ortak ve müdür olarak görev yaptığını, Persepolis adlı işletmeye eşit şartlarda ortak olan müvekkilinin eşit haklara sahipse de karşı tarafın şu an işletmeyi kendisinin yürüttüğünü ve müvekkilinin yurt dışında olduğundan dolayı iki yıldır müvekkiline hiç bir şekilde otelin kazancından ve hiç bir bilgisinden bahsetmediğini, müvekkilinin hakkı olan ücret kazancını vermediğini, müvekkilinin yetkili müdür olmasına rağmen işletmeye dair hiç bir sisteme erişemediğini, Persepolis adlı işletmeye ve karşı taraf adına ait olan sözleşme, mal/hizmet teslimi, fatura, hesap mutabakatı, sistem kayıtları, kamera kayıtları, stok kayıtları, defter incelemesi vb nedeniyle uyuşmazlık olduğunu, uyuşmazlık konusu delillerin zamanla kaybolabilecek, değiştirilebilecek veya yok olabilecek nitelikte olduğunu, delillerin mevcut haliyle korunması, ileride açılacak davada müvekkilinin ispat imkânını doğrudan etkileyeceğini iddia ederek, HMK'nın 400 vd. maddeleri uyarınca delil tespitine karar verilmesini ve söz konusu delillerle alacak davası açılacağından işletmenin ve karşı tarafın hesaplarına ihtiyati tebdir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir ve delil tespiti taleplerini değerlendirdiği 30.12.2025 tarihli kararıyla; "...HMK'nın 390/3 maddesinde ise " Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Her ne kadar talep eden taraf, davalı tarafın hesaplarına ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; tedbir talep konusu olan hususların tamamının yargılama gerektirdiği, talep eden tarafça dosyaya sunulan deliller itibariyle HMK 390/3 maddesi gereğince yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden koşulları oluşmadığından..." delil tespiti ve ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, ihtiyati tedbir ve delil tespiti talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından, talep edilen delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilirken olayın niteliği, delillerin yok olma riski ve ortaklıktan doğan hesap alma hakkının tamamen göz ardı edildiğini, müvekkili ile karşı taraf arasında aynı şirket ve işletme üzerinde eşit ortaklık olduğunu, müvekkilinin fiilen yurt dışında bulunduğunu, karşı tarafın tek başına şirketi yönettiğini, muhasebe, stok, kasa, kamera rezervasyon ve pos kayıtlarına müvekkilinin erişiminin engellendiğini, delillerin tamamen karşı tarafın hakimiyetinde olduğunu, HMK'nın 400. maddesi kapsamında hukuki yararın açık olduğunu, ayrıca HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olduğunu, tedbirin amacının hakkı korumak olduğunu, yargılama yapmak olmadığını, tedbirin hak kaybını önlemek için verileceğini, esası çözmek için olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve talep edildiği üzere delil tespiti yapılarak, şirket ve işletme kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, HMK'nın 400 vd maddeleri gereğince delil tespiti ile aynı Kanun'un 389 vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda delil tespiti ve tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; bu karara karşı, talep eden vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekili, müvekkili ile karşı tarafın şirkette eşit pay sahibi olduklarını, müvekkilinin yurt dışında ikamet ettiğini, şirkete ait bilgi ve belgelere ulaşamadığını iddia ederek, delil tespiti ile birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Talep dilekçesine ekli olarak şirkete ait Türkiye Sicili Gazetesi örneği ibraz edilmiştir. Dilekçe ekinde başkaca bilgi veya belge mevcut değildir. ...02.2022 tarihli Türkiye Sicili Gazetesi'nin incelenmesinden; şirketin 08.02.2022 tarihinde tescil edildiği, şirketin kurucu ortaklarının talep eden ve karşı taraf olduğu, esas sözleşme hükmüne göre şirketin karşı tarafça münferiden temsile yetkili olduğuna dair karar alındığı, müdür olarak seçildiği, ayrıca talep edeninde münferiden temsile yetkili ve müdür olarak yetkilendirildiği, şirketin müdürler tarafından temsil edileceğinin 8.maddesinde belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır. Talep dilekçesindeki tespit ve ihtiyati tedbir istemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmiştir. HMK'nın 341/1. maddesinde “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi, yüze karşı verilen ihtiyati haczin kabulü ve reddi ve bu taleplerin tarafların yokluğunda kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Delil tespitine dair verilen kararlar bu kapsamda olmadığı gibi, HMK'nın 400 vd. maddelerinde de delil tespiti talebi hakkında verilen olumlu ya da olumsuz karlara karşı kanun yolunu açan bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Sonuç olarak, delil tespitine ilişkin talep nedeniyle mahkemece verilen red veya kabul kararına karşı istinaf yoluna başvurulamaz (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/9000 E -2017/10853 K, 2016/12497E - 2017/5833 sayılı kararı) . Bu nedenle talep eden vekilinin delil tespitine dair istinaf başvuru dilekçesinin reddi gerekmiştir. İhtiyati tedbir talebi bakımından yapılan incelemede: HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü; 390/3. maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü içermektedir.Somut olayda, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispata yarar yeterli delil dosyaya ibraz edilmemiştir. Bu nedenlede mahkeme tarafından verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, delil tespiti talebine dair kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararının istinafı kabil bir karar olmaması nedeniyle usulden reddine; ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın ise usul ve yasaya uygun olması nedeniyle talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri gereğince esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Delil tespitine dair talep bakımından istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 346 ve 353/1.b maddeleri uyarınca reddine,
2-Talep eden vekilinin ihtiyati tedbir tedbire ilişkin karar yönelik istinaf başvurusunun isi HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca esastan reddine,
3-Talep eden vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
4-Talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.. 02.04.2026