Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/322 E. 2026/1034 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/322
Karar No
2026/1034
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/322 - Karar No:2026/1034 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/322 KARAR NO : 2026/1034

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 NUMARASI : 2021/587 E-2023/813 K

ASIL DAVADA DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

BİRLEŞEN ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/994 E-2022/128 K SAYILI DAVASINDA: DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; davacının, davalı şirkete ait araçların fren bakımlarını, onarımlarını, parça değişimini ve bunlara ilişkin icra takibine konu faturalardaki işlerini yaptığı, faturalarda belirtilen işler karşılığında icra takibine konu faturaların düzenlendiği, davalı şirketin söz konusu faturalara süresinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlediği, ancak fatura bedellerinin ödenmediği, fatura alacağı ödenmediğinden Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2021/3578 Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin icra takibine konu faturaları ticari defterlerine kaydetmesinin faturada gösterilen mal ve hizmeti teslim aldığı ve faturada yazılı tutardan sorumlu olduğunu açıkça gösterdiği belirtilerek davalı hakkında faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin borcunu ödememek ve süreci uzatabilmek amacıyla zaman kazanmak adına hareket ederek haksız ve kötü niyetli olarak itirazlarda bulunduğunu, davalının itirazlarında hiçbir haklı gerekçe bulunmadığını, bu nedenle Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3578 Esas sayılı dosyada borcu yönelik itirazın iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazı nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; davacı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafından müvekkili şirket uhdesinde herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının müvekkilini zarara sokmak ve vergi yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla aralarındaki ticari ilişkinin gereklerine ve teamüllerine tamamen aykırı şekilde fatura düzenlediğini, davacı tarafın takibe dayanak olarak gösterdiği faturanın gerçeği yansıtmadığı gibi davacı tarafça daha önce düzenlenen veresiye fişleri ile faturalar arasında da çelişkilerin bulunduğunu, davacı tarafça düzenlenen tüm fatura ve veresiye fişleri incelenerek fazlaya ilişin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile dilekçede yazılı iade faturalarının tanzim edildiğini, faturalar davacı tarafa tebliğ edilmesine rağmen karşılığı olan tutarların ödenmemesi üzerine Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5098 Esas sayılı dosyası ile davacı hakkında icra takibi başlattıklarını, ödeme emrini tebliğ alan davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen hiçbir iddiayı kabul etmediklerini, davacının tüm taleplerine ilişkin zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili özetle; müvekkili şirketin davalıdan olan alacağını tahsil edebilmek amacıyla Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5098 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı itirazında haksız ve kötü niyetli olup, icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı borçlunun alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketi zarara sokmak ve vergi yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla davalı tarafın müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkinin gereklerine ve teamüllerine tamamen aykırı şekilde fatura düzenlediğini, nitekim davacı tarafça daha önce düzenlenen veresiye fişleri ile faturalar arasında çelişkilerin bulunduğunu, kötü niyetli hareket eden davalı tarafın veresiye fişlerinde belirlediği parça bedellerini veya adet sayılarını değiştirerek müvekkili şirketin normalde ödemesi gereken tutarın çok üstünde fatura düzenlediğini, davalı tarafça düzenlenen tüm fatura ve veresiye fişleri incelenerek fazlaya ilişin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile dilekçede yazılı faturalarının tanzim edildiğini, bu faturaların davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen karşılığı olan tutarların ödenmemesi üzerine Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2021/5098 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebliğ alan davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin davalı tarafından mağdur edildiğini belirterek, Eskişehir 8.İcra Müdürlüğünün 2021/5098 Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun alacağından %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli bir şekilde hareket eden davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2021/3578 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın müvekkili şirket uhdesinde herhangi alacağının bulunmadığı gibi müvekkilinin alacaklı konumunda olduğundan takibe itiraz edildiğini ve davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/587 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, her iki dosya arasında bağlantı olduğunu belirterek birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili özetle; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2021/5098 Esas sayılı icra takip dosyası ile vekil eden aleyhine cari hesaptan kaynaklı alacak olarak borcun sebebi gösterildiğini ve icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde yaptığı icra takibine taraflarınca itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takibin durduğunu, davacı tarafından Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2021/5098 Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptali davası ile iş bu davayı ikame ettiğini, davacının dava dilekçesinde iade faturalarını düzenlendiğini bu faturalardan kaynaklı olarak alacaklı olduğunu belirttiğini, davacının icra takibinde borcun sebebi olarak cari hesaptan kaynaklanan alacak olarak belirtiği, dava dilekçesinde ise dilekçede belirtilen faturalardan kaynaklı alacağının olduğunu ileri sürdüğünü, bu hususun çelişki oluşturduğunu, davacının kabul ederek defterlerine kaydettiği faturalarla ilgili iade faturası düzenlemesinin hukuki karşılığının bulunmadığını, davacı dilekçesinde davacı şirketi zarara sokmak ve vergi yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla aralarında ticari ilişkinin gereklerine ve teamüllerine aykırı olarak fatura düzenlediğini iddia ettiğini ancak davacının bu iddiasını ispatlayan bir delil ortaya koyamadığını, davaya konu olayda müvekkili şirket tarafından dilekçede yazılı faturaların düzenlenip davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirketin bu faturalara karşı süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, ticari defterlerine işleyip kaydettiğini, davacı şirketin müvekkili tarafından düzenlenen bu faturaların bedellerine yakın bir meblağı içeren iade faturalarını yaklaşık 1 sene sonra düzenleyerek müvekkili şirkete 09/08/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak müvekkili şirketin Eskişehir 1. Noterliğinin ihtarnamesi ile iade faturalarının içeriğini ve münderecatını kabul etmediğini ve itiraz ettiğini süresinde belirterek iade faturalarını davacı şirkete iade ettiğini, müvekkili tarafından düzenlenen 31/03/2021 tarih ve 10/04/2021 tarihli faturalar karşılığı davacı şirket tarafından ödenmediğini, bunun üzerine davacı şirket aleyhine 09/06/2021 tarihinde Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5378 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının takibe itiraz ettiğini, bunun üzerine mahkememizin 2021/587 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını, davacının her iki dosyanın birleştirilmesini talep etmişse de davaya konu faturalar arasında hiçbir benzerlik ve bağlantı bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak başlattığı icra takibi nedeniyle davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; zamanaşımı yönünden yapılan değerlendirmede; davacı alacağının hizmet ve satım sözleşmesinden kaynaklı olduğu ve on yıllık zamanaşımının bulunduğu dava açılış tarihi itibariyle davanın zamanaşımına uğramadığına karar verildiği, asıl dava yönünden dosyanın esası üzerinde yapılan değerlendirmede; davacının, 31/03/2021 ve 10/04/2021 tarihli faturalara ilişkin alacağı için icra takibine giriştiği, davalı tarafça itiraz üzerine süresinde işbu davanın açıldığı, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulduğu, davalı cevaplarında, davaya ve takibe konu faturalardaki miktarlara ile veresiye fişleri arasında farklılıklar bulunduğu ve bu nedenle iade faturalarının düzenlendiğinin bildirildiği, ayrıca takas mahsup taleplerinin de olduğu, taraf ticari defter ve dayanak belgeleri, veresiye fişleri, faturalar hep birlikte değerlendirilerek bilirkişiler tarafından raporların düzenlendiği ve 30/06/2022 tarihli rapora göre faturalarda yapıldığı belirtilen işlerin toplam tutarı ile veresiye fişlerinin toplam tutarlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve davacının takibe ve davaya konu faturalardan dolayı alacaklı olduğunun bildirildiği, bu hususta mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda takibe ve davaya konu faturaların kayıtlı olduğu ve iade faturalarının süresinden çok sonra ve en son düzenlenen Nisan 2021 ayından sonra Ağustos ayında düzenlendiği, ancak iade faturalarının davacı defterinde kayıtlı olmaması nedeniyle iadeye konu ürünlerin davacıya iade edilip edilmediğinin ispat edilemediği dikkate alındığında davacının alacaklı olduğunu ispat ettiği ve ayrıca alacağın sözleşmeye dayalı likit ve belirli olması nedeniyle icra inkar tazminatına da hak kazandığı, birleşen mahkemenin 2021/994 Esas sayılı dosyası yönünden, dosyanın esası üzerinde yapılan değerlendirmede; davacının, mahkemenin 2021/587 esas sayılı dosyasında takibe ve davaya konu ettiği faturalara karşı kesilen iade faturalar nedeniyle alacaklı olduğuna dair icra takibine giriştiği ve süresinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemenin 2021/587 Esas sayılı dosyasında da belirtildiği üzere davalının takibe ve davaya konu ettiği faturalardaki işleri yaptığı ve ürünleri teslim ettiğini ispat ettiği ve bu nedenle iade faturalarının bir geçerliliğinin bu nedenlerle kalmadığı, iadeye konu faturalardaki işlerin yapılmadığına dair talebini davacının ispat edemediği bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesinin gerektiği, davalı tarafından kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuşsa da, davacı takibinde haksız bulunsa da kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği görülmekle asıl davanı kısmen kabulü ile Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3578 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, devamına karar verilen alacak olan 112.851,42 TL'nin %20'si oranındaki 22.570,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen 2021/994 Esas sayılı dosyası yönünden, davacının davasının reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Asıl davada davalı-birleşen davada davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle karardaki maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği, mahkemece her ne kadar mahkemece “ürünlerin iade edilmediği" gerekçe gösterilerek asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de taraflar arasında ürün teslimine ilişkin bir ilişki bulunmadığı, dolayısıyla ürün iadesinin söz konusu olmadığı, taraflarca bu şekilde bir iddianın ileri sürülmediği, taraflar arsında hizmete ilişkin bir ilişki ve ihtilaf bulunduğu, davada yer almayan bir hususa değinilerek karar verilmesinin ve belirli olmayan bir alacak üzerinden hatalı olduğu, karşı tarafın uhdelerinde herhangi bir alacağı bulunmadığı, kök raporda da bu durumun tespit edildiği, ek raporda itirazları doğrultusunda inceleme yapılmadığı, sadece asıl davada takip konusu yapılan 2 adet faturanın incelendiği, raporda birleşen davalarındaki dava dilekçelerinin hiç incelenmediği, ek raporun eksik inceleme ile tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, kök raporla alacaklı olduklarının tespit edildiği, davacı birleşen dosya davalısının vergiden kaçınmak için tamamen anlaşmalarına aykırı fatura düzenlediği, daha önce düzenlenen veresiye fişleri ile faturalar arasında çelişki ve hukuka aykırılıkların bulunduğu, faturaların şişirildiğinin tespit edildiği, kötü niyetli hareket eden karşı tarafın veresiye fişlerinde belirlediği parça bedellerini veya adet sayılarını değiştirerek müvekkil şirketin normalde ödemesi gereken tutarın çok üstünde fatura düzenlediği, karşı tarafın bu haksız işlemlerinin sebebinin müvekkil şirketçe anlaşılamadığı, 01/08/2021 tarih ve ...numaralı, 01/08/2021 tarih ve ... numaralı, 01/08/2021 tarih ve ... numaralı, 01/08/2021 tarih ve ... numaralı, 01/08/2021 tarih ve ... numaralı, 01/08/2021 tarih ve ... numaralı, 01/08/2021 tarih ve ... numaralı, 01/08/2021 tarih ve ... numaralı, 01/08/2021 tarih ve ... numaralı iade faturalarının tanzim olunduğu, her ne kadar asıl davada 2 adet fatura var ise de tüm faturaların, veresiye fişlerinin ve iade faturalarının incelenmesi gerektiği, ancak bilirkişi ek raporu ile müvekkil şirketin davacı olduğu birleşen dava dosyası içeriğinin ve bu dosyada yer alan iddiaların değerlendirilmediği, Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş içtihatları uyarınca da birleştirilen dava dosyası kapsamında da gerekli inceleme ve tespitlerin yapılması gerekmekte olup Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/1826 Esas, 2020/2509 Karar sayılı ve 21/09/2020 tarihli emsal mahiyetteki ilâmı ile “İki davanın birlikte görülmesinde, gerek usül ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır….Tüketici Mahkemesi 2016/240 Esas sayılı dava, sonra açıldığından eldeki dava ile birleştirilmeli, tespit raporu ile eldeki davanın yargılamasında alınan raporlar arasındaki çelişkiler giderilip, birleşen davaya konu iş bedelinin tamamen ödenip ödenmediği de değerlendirip tek tek davaların birlikte görülüp, sonuçlandırılması gerektiğinden, 6100 sayılı HMK 166. maddesi uyarınca birleştirme kararı verilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin hükmün bozulması gerekmiştir.” dendiği, eğer ek bilirkişi raporunda izah ettikleri bu hususlar ve itirazları çerçevesinde bir inceleme yapılmış olsa idi kök bilirkişi raporunda olduğu şekilde karşı tarafın hiçbir alacağının bulunmadığının tespit edileceği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazı iptali istemine ilişkin ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle; taraflar arasındaki akdi ilişkinin ... Limited Şirketi tarafından ... Şirketine ait araçların süreç içerisinde bakım ve onarımının yapılmasını konu alan eser sözleşmesi kapsamında olduğunun anlaşılmasına, eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin 5 yıl olup, yüklenici tarafından düzenlenen ve davaya dayanak yapılan faturaların 2021 yılına ait olmasına ve takip tarihi itibari ile zamanaşımının dolmadığının anlaşılmasına ve mahkemesince yargılama aşamasında alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile asıl davada yüklenicinin fatura alacağının olduğunun anlaşılmasına göre davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davalıdan alınması gereken 7.708,88‬ TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.927,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.781,66 TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harçlarının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/322, K. 2026/1034, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-322-e-2026-1034-k-20966b939c3f