Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2468 E. 2026/2035 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2468
- Karar No
- 2026/2035
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2026/2468
KARAR NO:2026/2035
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan)Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:08/04/2026
NUMARASI :2024/1056 Esas - 2026/400 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:01/10/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların sorumluluğunda bulunan ... plaka sayılı tır çekicisi ve ... plaka sayılı yarı römorkün müvekkillerinin murisi olan ...'ye çarpmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiğini, müvekkillerinin aynı zamanda Suriye uyruklu olduklarını, kazanını oluşumunda davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 10.000-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 2.000-TL cenaze defin masrafı ve her bir davacı için 2.000.000-TL manevi tazminatın davalılardan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davalı tarafın herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu bağlamda talep edilen maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulamayacaklarını bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine kararı verilmesini talep etmişlerdir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davacıların davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; Davacı ... için 3.742.628,57-TL, Davacı ... için 345.311,32-TL, Davacı ... için 134.749,57-TL, Davacı ... için 98.653,27 TL olmak üzere toplam 4.321.342,73-TL'nin (davalı sigorta şirketi 3.600.000 TL'sinden sorumlu olmak koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hükmedilen alacağa davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 05/04/2021 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin cenaze ve defin masrafı yönünden istemin reddine, 2-Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; her bir davacı için ayrı ayrı 1.000.000-TL olmak üzere toplam 4.000.000-TL manevi tazminatın (sigorta şirketi 250.000-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hükmedilen manevi tazminata sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 05/04/2021 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... Şirketi vekili ile davalı ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçe limitleri bakımından açıkça hatalı olduğunu, uygulanması gereken limitin kaza başı limit değil kişi başı limit olup; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun azami 360.000 TL ile sınırlandırılması gerektiğini, sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, davacılar Suriye uyruklu olup, destekten yoksun kalma tazminatı bakımından uygulanacak hukuk ve hesaplama yöntemi yönünden mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, 2918 sayılı KTK 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu,kaza ile araz arasında illiyet bulunmadığını,müteveffanın destek olduğunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, uyuşmazlığa konu kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ... tarafından davacıya ödenen ve/veya ödenecek rücuya tabi ödemelerin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının avans faizi talebinin reddini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...vekili istinaf başvurunun harç yatırılmadığı nedenle yapılmamış sayılmasına karar verildiği bu karara karşı istinaf başvurusu bulunmadığı görülmüştür.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”.MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 nci maddesinde;âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.Davacılar Suriye uyruklu olup, mahkemece teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2 nci maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu re'sen gözetilmelidir.Bu sebeple mahkemece öncelikle davacıların teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden re'sen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Dairemiz kararının kapsam ve şekline göre, diğer istinaf itirazları şimdilik incelenmemiştir.Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi delaletiyle 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026