Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2306 E. 2026/2471 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2306
Karar No
2026/2471
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/2306

KARAR NO:2026/2471

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:11/05/2026

NUMARASI:2026/244 D.İş-2026/246

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ:24/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;İstanbul Avrupa yakası bölgesinde EPDK'dan lisanslı tek dağıtım şirketi olan karşı tarafın bu dağıtım bölgesinde kamu hizmeti nitelikli elektrik dağıtım hizmetini tekel olarak yürüttüğünü, her bir dağıtım bölgesinde EPDK'dan lisanslı sadece bir dağıtım şirketi faaliyet gösterdiğinden başka bir dağıtım şirketinden elektrik temin edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin ticari işletmesi olan "... Beyoğlu/İSTANBUL" adresli ... hizmet numaralı "..." isimli pansiyon vasıflı kullanım yerinde sözleşmeli abone olarak elektrik enerjisi kullandığını, karşı taraf tarafından müvekkilinin kullanım yerinde sözleşmesiz bir biçimde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile toplamda 6 adet fatura ile toplamda 3.520.698,60-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, oysa ki müvekkili tarafından mezkur kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olduğunu, pansiyonun odalarının ne kadar elektrik tükettiğinin ölçülebilmesi amacıyla 86 numarada bulunan 1, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı odalara süzme sayaç takıldığını, dolayısıyla söz konusu kaçak elektrik kullanımı yapıldığı iddia olunan adresteki sayaçların süzme sayaç olup elektrik enerjisinin ana tesisattan geçtiğini, karşı tarafın ileri sürdüğü haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, kaçak elektrik tutanağının karşı taraf görevlilerince tek taraflı olarak düzenlenmiş olduğunu ve ayrıca müvekkili tarafından imza edilmemiş olduğunu, tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin her gün daha da artacak telafisi güç zararının doğacak olmasına karşılık, karşı tarafın ise ihtiyati tedbirin uygulanması sebebiyle doğacak hiçbir zararının bulunmadığını, bu nedenle dava konusu adresteki elektrik enerjisinin fatura borcundan dolayı kesilmemesi, kesilmiş ise yeniden verilmesi yönünde ihtiyati tedbir tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından; " tedbir konusu kaçak elektrik tüketimine konu mahal iş yeri olup işin niteliği gereği elektriğin tedbir talep edenin işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olabileceği, bu haliyle ağır ekonomik kayıplara uğrama ihtimali bulunduğu, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında uyuşmazlık süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin talep eden aleyhine ağır zararlar doğuracağı, en azından uyuşmazlık konusu edilecek miktarla sınırlı olarak işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra faturanın alacağın varlığı ve miktarının yargılama gerektirdiği, gözetildiğinde ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararının bulunduğu, bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı şartlarının oluştuğu kanaatiyle ... nolu, ... nolu, ... nolu, ... nolu, ... nolu ve ... nolu faturalara konu borcun ödenmemesi nedeniyle elektriğin kesilmesinin tedbiren önlenmesine, kesilmiş ise verilmesine yönelik 3.520.698,60-TL'nin %15 teminat karşılığında tedbir talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle

-6100 sayılı yasanın 392. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olmakla, talep eden vekilinin elektriğin kesilmemesine dair ihtiyati tedbir talebinin, talebe konu ... nolu, ... nolu, ... nolu, ... nolu, ... nolu ve ... nolu ve toplam 3.520.698,60-TL bedelli faturaların toplam borç tutarı 3.520.698,60-TL'nin takdiren %15 oranında teminatın (3.520.698,60-TL'nin %15'i 528.104,79-TL) talep eden tarafça nakit olarak veya süresiz-kesin banka teminat mektubu olarak 1 hafta içinde yatırılması şartıyla kabulü ile; İİK. 72/2 maddesi gereğince davaya konu ... ve ... tesisat/hizmet noktası numaralı "... Beyoğlu/İSTANBUL" adresinde bulunan dava konusu iş yerinde kullanılan elektriğe yönelik karşı tarafça tahakkuk ettirilen, ... nolu, ... nolu, ... nolu, ... nolu, ... nolu ve ... nolu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmemesi, kesilmiş ise verilmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına, karar verilmiştir.Karara itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda;"HMK 389 maddesi hükümlerine göre verilen tedbir kararı kapsamında talep eden için mevcut ve muhtemel zarar tehlikesinin bulunduğu, kaçak elektrik kullanımına dair tespiti içeren tutanağın aksi ispat edilene kadar geçerli sayılan belgelerden olmadığı, menfi tespit davası öncesinde bu aşamada ticari faaliyetlerin aksamaması için gerekli olduğu, itiraz edilen hususlar kapsamında yasal şartları haiz tedbir gerekliliğinin ortadan kalkmadığı, alınan teminat miktarının yeterli olduğu anlaşılmakla itirazın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle itirazların reddine karar verilmiştir.Karara karşı, aleyhine tedbir istenen tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Aleyhine tedbir istenen vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ihtiyati tedbir ve yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığını, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Talep, kaçak tespitine dayalı yapılan tahakkuk nedeniyle menfi tespit davası öncesi elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.Talep eden, kaçak elektrik kullanımı yapılmadığını, düzenlenen faturanın fahiş olduğunu ileri sürmektedir.Karşı taraf ise, yapılan işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir.Dosya kapsamından, işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, talep edenin ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin talep eden aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre elektrik şirketinin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira talep edenin mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir.Şu halde, mahkemesince çekişmeli faturalarla sınırlı olarak ihtiyati tedbir yoluyla elektriğin kesilmesinin önlenmesine karar verilmesi ve A.A.Ü.T hükümlerine göre vekalet ücreti takdiri isabetli bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;İhtiyati Tedbire İtiraz Eden ...'ın istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,İhtiyati Tedbire İtiraz Eden ...'tan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2306, K. 2026/2471, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2306-e-2026-2471-k-75c6a93a8536