Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/222 E. 2026/1002 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/222
Karar No
2026/1002
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/222

KARAR NO: 2026/1002

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/11/2025

NUMARASI: 2025/873 Esas - 2025/1011 Karar

DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 08/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, " ...Komiser heyetinden feragat eden şirket yönünden feragat tarihi itibarıyla en güncel mali veriler nazara alınmak kaydıyla borca batıklık hususunda rapor düzenlenerek mahkememizin 2025/873 esas sayılı dosyasına sunulmasının istenilmesine karar verilmiş,19/11/2025 tarihli konkordato komiser heyeti raporunun sonuç kısmında "...Konkordato Komiser Heyeti olarak yaptığımız incelemelerde, tarafımıza ve dosyaya sunulan bilgi ve belgeler dahilinde, yine dosyaya aldırılan bilirkişi raporları çerçevesinde 13.11.2025 tarihinde feragat nedeniyle tüm tedbirler kaldırılmış olmakla birlikte borca batıklığın incelenmesi neticesinde; davacı şirketlerin 30.09.2025 tarihli rayiç değer bilançolarına göre; ... A.Ş.'nin öz varlık değerinin 107.393.200,70 TL olduğu ve borca batık olmadığı, ... A.Ş.'nin öz varlık değerinin 23.839.843,09 TL olduğu ve borca batık olmadığı, ... A.Ş.'nin öz varlık değerinin 868.174.762,00 TL olduğu ve borca batık olmadığı, ...A.Ş.'nin öz varlık değerinin 678.268.760,47 TL olduğu ve borca batık olmadığı, ... A.Ş. ' nin öz varlık değerinin 62.348.437,02 TL olduğu ve borca batık olmadığı, ... A.Ş.' nin öz varlık değerinin 2.645.218,77 TL olduğu ve borca batık olmadığı, ... A.Ş.'nin öz varlık değerinin 6.222.509,80 TL olduğu ve borca batık olmadığı,..." şeklinde görüş belirtilmiştir.

Sonuç olarak, komiser heyeti raporundan konkordato talep eden şirketlerin borca batık durumda olmadığı görülmektedir. Bu durumda, konkordato talep edenlere ilişkin iflas hükümleri bakımından ayrıca bir değerlendirme yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek bulunmadığı anlaşıldığından iflas hususunda karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Bir kısım alacaklılar vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; alacaklarını ve borçlarını gizleyen, muvazaalı temlikler ve anlaşmalar yapan ve malvarlığını eksik ve hatalı gösteren borçluların borca batık olup olmadığı hususunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekirken 2-3 iş gününde eksik ve yüzeysel olarak düzenlenmiş olan rapora itibar edilerek duruşma da açılmadan karar verilmiş olması hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir.

Somut olayda; konkordato kesin mühlet içerisinde konkordato talep edenler vekilince konkordato talebinden feragat edilmesi üzerine mahkemenin İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/277E, 2025/985K sayılı 13.11.2025 tarihli kararı ile feragat nedeniyle konkordato davasının reddine karar verilmiş olup davacı şirketler yönünden borca batıklık durumunun tespiti amacıyla dosya tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş, yapılan incelemede şirketlerin borca batık olmadıkları tespit edilmekle konkordato talep edenlere ilişkin iflas hükümleri bakımından ayrıca bir değerlendirme yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek bulunmadığına karar verilmiş, verilen karar bir kısım alacaklılar vekilince istinaf edilmiştir.

İİK'nın "Kanun Yolları" başlıklı 293. maddesinde "Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı kesindir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde dosya, komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilir.

Mahkemenin veya Bölge Adliye Mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflâsına da karar verdiği hâllerde 164. madde hükmü uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Bu maddeye ilişkin gerekçede ise "Konkordato hakkında kapsamlı kanun yolu denetimi konkordatonun tasdiki aşamasında kabul edilmekte, mühlet aşamasında kanun yolu denetimi sınırlandırılmaktadır. 287. maddenin son fıkrası hükmüne göre geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi 293. maddeye göre de kesin mühlet talebinin kabulüyle kesin mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı da kanun yoluna başvurulamayacaktır.

Kesin mühlet talebinin reddi kararlarına karşı ise kural olarak sadece istinaf kanun yolu öngörülmüştür. İstisna olarak mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin kankordatonun talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verdiği hallerde bu kararlara karşı hem istinaf hem de temyiz kanun yollarına başvurulabilmesini öngören 164. madde hükmü uygulanacaktır." açıklaması yer almaktadır.

Bu madde uyarınca, kesin mühletin reddine karar verilip iflas kararı verilmemesi halinde ancak borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı istinaf kanun yoluna başvurabilecek olup borçlu tarafının konkordato talebinde bulunulması halinde alacaklının istinaf hakkı bulunmamaktadır. Bu durumda davacıların feragati nedeniyle konkordato isteminin reddine karar verildiğine ve iflas kararı verilmediğine göre bu karara karşı alacaklıların istinaf hakkı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle alacaklılar ... A. Ş., ...A. Ş., ...A.Ş. Ve ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 293/2 ve HMK'nın 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Alacaklılar ... A. Ş., ...A. Ş., ...A.Ş. ve ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 293/2 ve HMK'nın 352/1.b ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-Alacaklılar tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istem halinde alacaklılara iadesine,

3-İstinaf yargılaması için alacaklılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın alacaklılara ilk derece mahkemesince iadesine,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/222, K. 2026/1002, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-222-e-2026-1002-k-39522f6dc481