Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1913 E. 2026/2378 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1913
- Karar No
- 2026/2378
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1913
KARAR NO : 2026/2378
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/05/2026
NUMARASI : 2025/810 E - 2026/427 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ve ... bayisi olarak ticari faaliyet gösterdiğini, davalının aracının müvekkiline onarım için getirildiğini, aracın ... Sigorta tarafından kasko poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, aracın kabulü öncesinde hasarın tamamen ya da kısmen sigorta poliçesi kapsamı dışında kalması halinde müvekkiline karşı bizzat sorumlu olacakları hususunda davalının taahhütte bulunduğunu, bakım işlemlerinin tamamlanması akabinde ... Sigorta'ya fatura gönderildiğini ancak sigorta şirketinin aracın yetkisiz ve izinsiz şekilde kiralama faaliyetinde kullanılması sebebiyle poliçe kapsamı dışında kaldığını öne sürerek ödeme yapmadığını, davalının taahhüdüne istinaden ödeme talep edilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili maksadıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalının itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız olduğunu, zira aracın kaza sonrasında müvekkiline davalının yetkilisi/çalışanı tarafından getirildiğini ve aracın yine davalının yetkilisi/çalışanına teslim edildiğini, yine taahhüdün davalının yetkilisi/çalışanı tarafından verildiğini, faturaya konu hizmetin davalıya verildiğini, öte yandan ihtiyati haciz taleplerinin bulunduğunu, ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağa takip tarihinden işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, alacağın likit olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, aynı zamanda sigorta şirketine kesilen faturanın huzurdaki dava dosyasına sunulan evraklardan da görüleceği ve anlaşılacağı üzere süresinde kesilmediğini, bu haliyle faturanın geçersiz nitelikte olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkilinin hiçbir ticari ilişki olmaması sebebiyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin hiçbir şekilde onarım hizmeti almadığını, söz konusu hizmete ilişkin alındığı iddia edilen taahhüdün kendilerine ait olmadığını, imza itirazlarının olduğunu, ayrıca servis kabul formundan görüleceği üzere ödemeden sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin çalışanı olan ancak hiçbir temsil yetkisi bulunmayan ... adlı şahsın imzasına dayalı olarak müvekkilinin onayı olduğu iddiasının yersiz olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, davanın esastan reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesini talep etmiştir.
Mahkeme,davalı şirketin yetkilisinin imzalamamış olduğu taahhüt sebebi ile davacıya karşı borçlu olmadığı,kötüniyet tazminatı talebinin de reddi gerektiği gerekçesi ile;
"1-Davanın reddine,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine" ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/10/2025 T 2025/1214 E 2025/2753 K sayılı kararı ile " Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir.
İstinaf iade kararından sonra yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece bu kez;
"1-Davanın KABULÜ ile, Davalının İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 138.588,64 TL asıl alacak, 6.244,08 TL işlemiş faiz olmak üzere 144.832,72 TL üzerinden devamına, asıl alacak 138.588,64 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20 oranındaki 27.716,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.
Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; yargılamanın her aşamasında böyle bir hizmetin alınmadığı, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında hiçbir ticari ilişkinin var olmadığı, buna ilişkin olarak ticari defterlerin de incelenebileceğinin ileri sürüldüğü,mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporu sonucu davanın kabulüne karar verilmişse de alınan bilirkişi raporunun davanın kabulü yönünde bir karar kurmaya elverişli olmadığı,rapora itirazlarının gözardı edildiğini,bilirkişi raporunda özetle, müvekkili şirkete ait araçta değişimi veya onarımı gerekli görülen parça ve işçilik ihtiyacının, hasar onarım tutarına katma değer vergisi dahil kaza tarihi (02.02.2023) itibariyle toplam 138.588,64-TL olabileceği belirtilmişse de yapılan değerlendirme ve hesaplama hatalı olup davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını,sigorta şirketine kesilen faturalara dayanılarak ayrıca davalı adına faturalama yapıldığını,bunun alacak için kabul edilemeyeceğini,basiretli tacir gibi davranılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava,sigorta poliçesi kapsamı dışında kalan ve verilen taahhüt gereği yapılan araç onarım bedelinin tahsiline ilişkin yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine yöneliktir.
İstanbul 36.İcra Müd. ... esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 138.588,64TL bedelli fatura, 6.244,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.832,72 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür.
Dosyadaki taahhüt belgesindeki imzanın davalı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı,ancak ...'a ait olduğu,sunulu vekaletnamede ... adına davalı şirket yetkilisinin vekaletname verdiği anlaşılmıştır.
Bu halde davalı şirkete ait aracın onarım için davacı şirkete getirildiği,onarımının yapılarak teslim edildiği, onarım yapılmadığı konusunda bir itiraza rastlanmadığı,söz konusu taahhüt belgesinin sigortanın karşılamayacağı tutarı ödemeye yönelik olduğu,taahhütnamedeki imza inkar edilse dahi onarımın yapıldığı ve davalı tarafın bu nedenle zenginleştiği kabul edilmelidir.
Bununla birlikte istinaf iade kararı sonrası araç onarım bedeli ve kesilen faturanın yapılan onarım hizmetini karşılayıp karşılamadığı ve kadri maruf olup olmadığı konusunda iş emirleri de incelenerek makina mühendisi bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle"Davacının gerçek zararının tespiti konusunda Hasar Onarım bedeli tespiti için herhangi bir. İndirim uygulanmamıştır..(” YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ. 2015/5479K. 2015/12776T. 26.11.2015)Hasar gören parçanın orijinal olmaması halinde ise eşdeğer parça ile değişim yapılır. Ancak eşdeğer parça ile değişime imkân yok ise yine orijinal parça ile onarım sağlanır.Dava konusu aracın hasar gören parçalarının orijinal olduğu varsayımı ile Marka Yetkili Servis (... Yetkili Servisi) 02/02/2023 Kaza tarihinde geçerli olan 21/01/2023 Yedek Parça fiyatları ve Boya malzeme ,İşçilik, Onarım Montaj İşçiliği fiyatları esas alınarak ,Tarafımca Fatura içeriği Parça ve işçilikler kalem ve birim fiyat bazında tekrardan değerlendirilerek,Fatura tutar ve kalem bazında tutarlı olarak (İndirim dahil)Kaza sonucu oluşan hasara ilişkin değişimin gerekli olduğunu değerlendirdiğim Parça ve İşçilik ihtiyacının 02/02/2023 Kaza Tarihindeki Fiyatlarla ,Hasar Onarım tutarı Katma değer vergisi Dahil Toplam 138.588,64 TL olabileceği " belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur.
Takipte davacının toplam alacağının 144.832,72 TL olduğu anlaşılmıştır.
İcra inkar tazminatı konusunda açık bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden,istinaf sebepleri ile bağlı olarak inceleme yapılacağından,araç tamirinde alacağın likit olmadığı,hesaplamayı gerektirdiği gözetilerek icra inkar tazminatı koşulları oluşmamış isede , bu konuda eleştiri ile yetinilmesi gerekmiştir.
Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 9.893,52 TL karar ve ilam harcından, toplam peşin alınan 2.473,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.420,14 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/09/2026