Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1401 E. 2026/1857 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1401
- Karar No
- 2026/1857
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1401 KARAR NO : 2026/1857
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/370 Esas DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 09/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında eskiye dayalı cari ticari alışveriş mevcut olduğunu, davalı daha önceki faturalarını ödemekte iken dava konusu faturaların vadesi geçtiği halde ödemediğini, cari işleyiş gereği, 26.09.2025 tarih ve GLM202500000722 nolu fatura ile 10.11.2025 tarih ve GLM202500000826 nolu fatura alacaklarının bakiyesinin ödenmesi talebiyle davalı aleyhine İzmir 22.İcra Dairesinin 2026/741 nolu icra takip dosyasında icra takibi başlatıldığını, icra takibine karşı itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasının istendiğini, borçlunun itirazlarının haksız olduğunu ve borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu iddia ederek açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, davalı şirketin İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2026/741 Esas sayılı takibin devamına, davalının alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davacının temini bakımından davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazları ile 3.kişilerde ki hak ve alacakları üzerine taraflar arasındaki ilişki ve davalının tavır şekli dikkate alınarak takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava edilmiştir. MAHKEMECE: "...İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2026/741 Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde, alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine 692.755,24 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından süresinde takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Dosyada yapılan incelemeye göre, İİK md 257 vd hükümlerinde ihtiyati haciz isteminin koşullarının açıklandığı, davaya dayanak olarak sunulan kayıtların içeriği, gerekse dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir şekilde yaklaşık ispat kurallarına uygun delillerin bu aşamada dosyada tespit edilemediği, alacağın varlığının ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, davalının İİK md. 257/2 kapsamında eylemlerinin olduğunu gösterir bir delilin de dosya kapsamında tespit edilemediği görülmekle, bu hali ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; İhtiyati Haciz isteminin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin son dönemde davacının tanıdığı vadeye rağmen fatura bedellerini ödemediğini, öyle ki iş bu davanın dayanağı olan takip tarihi itibariyle vadesi gelmediği için takibe konu edilmeyen başkaca faturaların da mevcut olup bu fatura bedellerinin de ödenmediğini, haliyle davacı şirketin alacaklı sıfatına dair bir şüphenin söz konusu olmadığını, hakkında ihtiyati haciz istenen alacağın (borç) para alacağı olup rehinle de teminat altına alınmış bir borç olmadığını, yine dava konusu olayda davacı şirketin, davalı şirketin siparişi üzerine ürettiği karton kutuların karşılığında oluşan para alacağı için fatura düzenlediğini ancak bu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, dava konusu şirketin son dönemde ödeme güçlüğü içine girdiğinin anlaşıldığını, zira taraflar arasında dava konusu faturalardan önce gerçekleşen ticari işlerde davalı şirketin fatura bedellerini ödediğini, ancak gelinen noktada dava konusu faturaların borçlarının ödenmediğini, davalı şirket yöneticilerinin yabancı uyruklu olduklarını, varsa şirket veya şahsi malvarlıklarını elden çıkararak ülkemizden ayrılmaları durumunda davacı şirketin alacağını elde etmesinin imkansız hale geleceğini, davacı şirketin bünyesinde onlarca kişinin çalıştığı düzenli işleyişi olan bir şirket olduğunu, alacaklarını tahsil edememesi durumunda davacı şirketin de zor duruma düşeceğini, dava konusu miktar kadar bir ihtiyati haciz kararının hem davacının alacağına ulaşmaması tehlikesini bertaraf edeceğini ve bir güvence ortaya koyacağını hem de davalının devam edecekse dahi ticari işleyişine bir engel teşkil etmeyeceğini, aksine bir durumda davalının tüm malları ile ülkemizden ayrılması durumunda müvekkili şirketin de ciddi bir ekonomik zarara uğrayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; alacağın faturaya dayalı olmasına ve yaklaşık ispat koşulunun oluşmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/04/2026 tarih, 2026/370 Esas sayılı İhtiyati Haciz isteminin reddine, ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 09/09/2026