Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/169 E. 2026/1426 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/169
- Karar No
- 2026/1426
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/169 - 2026/1426 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/169 KARAR NO : 2026/1426
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2025 NUMARASI : 2025/460 Esas - 2025/629 Karar
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1 -DESMER GÜVENLİK HİZMETLERİ TİC A.Ş ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2 -...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 22.11.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 29.01.2026 KARAR TARİHİ : 25.06.2026 YAZIM TARİHİ : 30.06.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.01.2025 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu 06 ... plakalı aracın %100 kusurlu olarak davacıya ait 41 ... plakalı araca hasar verdiğini, trafik kazasında hasara uğrayan aracın onarım tamir süresi boyunca kullanılmaması ya da işletilmemesi sebebiyle ortaya çıkan zarar ticari araçlarda ticari kazanç kaybı, ticari olmayan araçlarda ise araç mahrumiyet tazminatı konusunun oluştuğunu, eksper raporunda ve hasar fotoğraflarından görüleceği üzere kaza sonrası aracın tamiri için 15 günlük süre gerektiğini, müvekkili aracın günlük yaklaşık 4.000 - 6.000 TL arası kazanç elde ettiğini belirterek 29.01.2025 tarihli kaza neticesinde 41 ... plakalı aracın uğramış olduğu kazanç kaybı bedelinin bilirkişi atanarak hesaplanmasına, şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin 29.01.2025 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Desmer Güvenlik vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kazanç kaybı gerekçeli ile Kocaeli İcra Dairesinin 2025/34449 Esas sayılı dosyası ile aleyhlerine 43.767,45 TL alacak talepli icra takibi başlatıldığını, alacak talebinin bir dayanağı olmadığından söz konusu icra takibine itiraz ettiklerini, davacı tarafın itirazın iptali davası açmak yerine işbu belirsiz alacak davasını açtığını, davacının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasına başvurmamış olmasının iş bu dava bakımından usuli eksik olduğunu, davacının davasını tahmini zarar tayini için aldığı ekspertiz raporuna dayandırmakta ise de raporun kesin delil niteliği bulunmadığını, gerek ZMMS kapsamında gerekse kasko mevcut mali mesuliyet teminatı kapsamında Türkiye Sigorta A.Ş'nin davaya dahil edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ya da sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, kazanç kaybı talebi açısından davacı tarafça kazanç kaybını ispatlayan objektif ve teknik bir bilirkişi raporu sunulmadığını, davacının alacak taleplerinin kaza tarihinden itibaren ve yasal faizi ile tahsilini talep etmiş ise de talebi gibi karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek dava şartı yokluğundan davanın reddini, müvekkili şirket hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, mahkemenin görevsizliğine, davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli Kocaeli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme her ne kadar davanın Ticaret Kanunundan kaynaklanmadığını ve Ticaret Mahkemesinin davaya bakmada görevli olmadığına hükmetmişse de, davacının tacir, kazaya karışan aracın ticari araç olduğunu, TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davalarının ticari dava sayıldığını, dava dışı sigorta yaptıranın gerçek kişi olmakla birlikte sigortalı aracın ticari vasıfta minibüs olması, aracın kazanç elde etmek için tur aracı olarak kullanılacak olması ve poliçenin dahi ticari kasko poliçesi olması nazara alındığında temlik eden gerçek kişinin 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tanımlanan "tüketici" konumunda olmayıp davanın da mutlak ticari dava niteliğinde olduğunun ortada olduğunu dolayısıyla verilen görevsizlik kararının hatalı bir karar olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. Somut olayda, davacı adına kayıtlı aracın ticari taksi olduğu anlaşılmakta ise de davacının tacir sıfatının bulunmadığının vergi dairesi, esnaf ve sanatkarlar odası ile ticaret odası yanıtlarından anlaşıldığı, davanın niteliği itibariyle haksız fiilden kaynaklandığı ve davanın bahsi geçen Kanunda öngörülen mutlak veya nispi ticari davaların hiçbirine uymadığı anlaşılmakla, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle yerel mahkemece verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaali 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.11.2025 tarih ve 2025/460 Esas -2025/629 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3- Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25.06.2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*