İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/896 E. 2026/548 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/896
- Karar No
- 2026/548
- Karar Tarihi
T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/896 Esas - 2026/548
T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/896 Esas KARAR NO : 2026/548 .................. ........................ ............................. ................................... .......................................... ................................................... ......................................................... DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.10.2024 tarihinde ........... ilinde müvekkili ............. adına kayıtlı ........... plakalı araç ile ........... adına kayıtlı ........... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, söz konusu kazanın oluşumunda ......... Sigorta Anonim Şirketinden 58451241 No’lu kasko poliçesiyle ( 22/12/2023 başlama - 22/12/2024 bitiş tarihli ......... Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi) sigortalanmış olan ........... plakalı araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, kasko poliçesinde her bir hasarda 15.000-TL muafiyet bulunduğunu, işbu kaza sonucu ise müvekkiline ait araçta değişim ve onarım gören parçaların meydana geldiğini, Hazine Müsteşarlığı’ndan çalışma izni almış bağımsız sigorta eksperi tarafından 2.141,06-TL ödenmek suretiyle tanzim edilmiş Hasar Raporunda bu hasarın 46.200-TL olduğunu, müvekkiline ait araçta bu kaza sonucu meydana gelen hasardan ........... plakalı aracın Kasko poliçesini tanzim eden ......... Sigorta Anonim Şirketinin kanunen sorumlu durumda olduğunu, anılan nedenlerle davalıya iadeli taahhütlü usulde, ödeme yapması ihtarı, 8 adet ekiyle birlikte 14.04.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, başvuru sonrasında taraflarınca 07.05.2025 tarihinde 2025.E.260051 sayılı dosya numarasıyla Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulmuşsa da Sigorta Şirketi'nin Tahkim'e üye olmaması nedeniyle başvurunun incelemeye alınmadan reddedildiğini, akabinde taraflarınca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurularak ........... Arabuluculuk Bürosu 2025/53284 arabuluculuk numaralı arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle fazlaya dair talep ve dava hakları şimdilik saklı kalmak kaydıyla; KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’ndan müvekkili ............. için belirsiz 1.000,00TL hasar bedeli ile 2.141,06 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplamda 3.141,06-TL’nin kaza tarihi olan 04.10.2024'den itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi, yargılama masrafları ve vekalet ücretiyle birlikte ......... Sigorta Anonim Şirketi’nden müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirket ile davacı arasında ........... plakalı araç için 22/12/2023-22/12/2024 tarihlerini kapsayan, 58451241/0 no’lu poliçe numarası ile Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu 3. Maddesinde sigorta sözleşmelerinin tüketici işlemi olarak sayılması nedeniyle görevli mahkemelerin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davanın eda davası olup kısmi dava niteliğinde olduğunu, aracın rayiç bedeli belirlenebilir bir tutar olması nedeniyle belirsiz alacak talepli dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının 04.10.2024 tarihinde uğramış olduğunu iddia ettiği kaza neticesinde aracının hasar görmesi sebebiyle müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu, başvuru neticesinde 133762 sayılı hasar dosyası açıldığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından ilgili poliçe ile verilmekte olan teminat kapsamı poliçeye ilişkin genel ve özel şartlar çerçevesinde değerlendirilmesi ile mümkün olacağını, Sigortalı araç üzerinde yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde düzenlenen ekspertiz raporunda toplam hasar bedeli 31.020-TL olarak tespit edilmiş olup, davacıya ödeme yapılması için iban bilgisi istenilmişse de, evraklar davacı tarafınca tamamlanamaması nedeniyle ödeme yapılamadığını, hesaplanan parça bedellerinden makul iskontonun uygulanması gerektiğini, parça bedelleri için en az %15-20 arasında makul iskontonun uygulanması gerektiğini, temerrüt yönünden itirazları bulunduğunu, davacı tarafın ticari faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle sair hususlar hakkında cevap ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, cevaplarının kabulü ile; maddi ve hukuki gerekçeleri mesnetsiz bulunan davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazası sebebi ile davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, hasara kendi kasko poliçesi düzenleyici olan davalı şirketten isteminin yerinde olup olmadığı, tarafların kusur oranlarının ne olduğu noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 05/05/2026 tarihli dilekçesinde, davalı yan ile anlaşmaya varıldığını, davadan feragat ettiklerini, bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan vekaletname incelendiğinde feragat yetkisini içerdiği görülmüştür. Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi Mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığından, davadan feragatin aynı zamanda davaya konu haktan da feragat anlamına geldiğinden, usule uygun yapılmış feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesine gelince, HMK'nın ''Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri'' başlıklı 311/1. maddesine göre; ''Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir.'' düzenlemesi ışığında davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmemesine göre yargılama giderleri davacıya yüklenmiş, davalı yararına vekalet ücretine takdir olunmamıştır. Dosya kapsamına göre aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : 1-Davanın feragat nedeni ile reddine,
2-Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, Harçlar Kanununun 22. Maddesi gereğince 488,00-TL harcın kabulü ile bakiye 127,40-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talebi halinde davacıya iadesine, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.140,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026