Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1575 E. 2026/1453 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1575
Karar No
2026/1453
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1575

KARAR NO: 2026/1453

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

(Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi)

NUMARASI: 2026/862 Esas

TARİH: 25.06.2026 Tarihli Ara Karar

DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 19.06.2026

Taraflar arasında görülen şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynakla tazminat talepli esas davada, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 25.06.2026 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı olup, ...Limited isimli uluslararası taşımacılık lojistik firmasında yönetici olarak çalıştığını, davalının ise 19.08.2019 tarihinde tek paydaş tarafından kurulan ... Anonim Şirketi'nin kurucusu olduğunu, davalının Türkiye'de yatırım yapmak isteyen müvekkilini gayrimenkul yatırımı hususunda ikna ederek müvekkilin ... Anonim Şirketi'ne ortak olmasını sağladığını ve müvekkilinin anılan şirketin %50 hissesini alarak ortak olduğunu, müvekkilinin yokluğunda yapılan şirketin 10.08.2022 tarihli genel kurulunda imzası taklit edilerek alınan kararların yokluğunun tespiti için Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1108 E. 2026/296 K. sayılı dosyasında açılan davada kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiğini, sahte imzalar nedeniyle davalı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/48379 Sor No’lu dosyasında şikayetçi olunduğunu, anılan genel kurulda alınan karar nedeniyle müvekkilinin ve şirketin zarara uğratıldığını, davalının kanun, sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı eylemleri ile şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğrattığını, davalının talebi ve müvekkilini ikna etmesi ile müvekkilinin ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... Blok, ... no'lu bağımsız bölüm için ... A.Ş.’ne 30.09.2019 tarihinde 200.000,00 USD gönderdiğini, davalının bu taşınmazı yıllık 3.000.000,00 TL peşin bedelle 1 yıllığına kiraya verdiği halde, kira bedellerini şirkete intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiğini, anılan sahte genel kurulda müvekkilinin imzasının taklit edilerek davalının şirketi münferiden temsili hususunda karar alındığını, bu sahte yetki ile şirketin taşınmazının düşük bedelle üçüncü kişiye satıldığını, faturalandırılan miktarın taşınmazın gerçek değerini yansıtmaktan uzak olduğunu, şirketin mal varlığının bağlılık ve özen kuralına aykırı şekilde azaltıldığını, davalı ortağın şirketin menfaati yerine kendisinin ortak olduğu şirkete avantajlar sağladığını, davalının şirketi sürekli şekilde borçlandırarak zarara uğrattığını ve borçlandırılan miktarlar ile kendine taşınmaz aldığını, şahsi harcamalarını şirket kasasından karşıladığını, davalının yönetim yetkisini kullanarak şirket kayıtlarını gerçeğe aykırı şekilde oluşturarak şirket gelirlerini muhasebe kayıtları dışında bıraktığını, hukuka aykırı fiillerinden lehine sonuç çıkardığını ileri sürerek, dava sonunda verilecek hükmün etkisiz kalmaması ve ileride telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasının önlenmesi amacıyla, davalının adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz malvarlığı ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, şirketin uğratıldığı zararın tespiti ile şimdilik 300.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile ... Anonim Şirketi'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesince dava tarihi itibariyle, ihtiyati haciz talebi değerlendirilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince 25.06.2026 tarihli ara kararda özetle; ".. somut olayda İİK 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati hacze ilişkin yasal şartların ve yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği sonucuna varıldığından.."gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulü için gereken yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, dava dilekçesinde açıklandığı üzere dava dışı ... Şirketinin kurucusu ve tek pay sahibi olan davalının, Türkiye'de yatırım yapmak isteyen müvekkilini gayrimenkul yatırımı yapması hususunda ikna ederek, müvekkilin ... Anonim Şirketi'ne ortak olmasını ve şirket hesaplarına yüklü miktarlarda ödemeler yapmasını sağladığını, sonrasında ise müvekkilin ortağı olduğu şirketin 10.08.2022 tarihli genel kurul Toplantısını müvekkilinin yokluğunda yaparak, müvekkilinin imzasını taklit edip karar aldığını, bu kararlar ile kendisine menfaat temin ettiğini, bu genel kurulda alınan kararların Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1108 E. 2026/296 K. Sayılı 15.04.2026 tarihli kararı ile yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiğini, sahte genel kurula ilişkin müvekkilince davalı aleyhine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/48379 Soruşturma numaralı dosyasında şikayette bulunulduğunu, ancak davalının sahte genel kuruldan sonra muvazaalı şekilde kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışları ile şirketi zarara uğrattığını, anılan genel kurulda alınan sahte karar ile davalının münferit yetkili yönetici olduğunu, bu karara dayanılarak şirketin taşınmazının kiralanmasından elde edilen gelirin şirket kayıtlarına alınmayarak davalının zimmetine geçirildiğini, şirkete ait taşınmazın düşük bedelle ... isimli şahsa satıldığını, davalının bu satıştan zimmetine geçirdiği para ile kendi adına ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı 505,66 m2 arsayı satın aldığını, davalının aynı zamanda şirketi sürekli olarak borçlandırdığını, şirket adına alınan borçların davalının zimmetine geçirildiğini, sunulan delillerin yaklaşık ispat için yeterli olduğunu,

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, 25.06.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 664. maddesi delaleti ile 553 vd. maddeleri gereğince limited şirket eski yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı, davalı şirket müdürünün tak ortak olarak kurduğu şirkete sonradan %50 payla ortak olduğunu, davalı ortağın, davacı ortağın imzasını taklit ederek düzenlediği 10.08.2022 tarihli genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiğini, anılan genel kurulda münferit imza ile temsile yetkili kılınan davalının şirketin taşınmazından elde edilen kirayı zimmetine geçirdiğini, şirketin taşınmazını düşük bedelle satarak bir miktar parayı zimmetine geçirdiğini, şirkete aldığı borçları zimmetine geçirdiğini, şirket hesaplarını muhasebe ilkelerine aykırı tutarak fiktif kayıtlar oluşturduğunu ve şirketi zarara uğrattığını iddia ederek yöneticinin sorumluluğuna ilişkin hükümler gereğince tazminat talep etmiş ve esas dava içerisinde ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.

Davacı delilleri arasında, şirketin kuruluşuna ilişkin belgeler, davacının ortaklığına ilişkin belgeler, kira sözleşmeleri, vekaletnameler sunulmuştur. İhtiyati haciz talebinin değerlendirildiği tarih itibariyle cevap dilekçesi sunulmamış ve davalının delilleri sunulmamıştır. Yapılan incelemede istinaf başvurusuna verilen cevap ekinde sunulan belgelerde davacı iddialarının yerinde olmadığının savunulduğu görüşülmüştür.

İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin .... fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.

İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.

Davacı tarafça her ne kadar dosyaya ibraz edilen belgelerin yaklaşık ispat için yeterli olduğu ileri sürülmekte ise de, bu belgelerin yasada amaçlanın yaklaşık ispat için yeterli olmadığı açıktır. Zira istinaf başvurusuna verilen cevap ekindeki belgeler, dava dilekçesi ekinde verilen belgeler birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz nedenleri, meydana geldiği iddia edilen zararın varlığı ve miktarı hususunda yaklaşık ispat ölçüsünde bir kanıt bulunmadığı; sonuç olarak talep tarihi itibariyle şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin ret kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 25.06.2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2- İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1575, K. 2026/1453, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1575-e-2026-1453-k-e6d8075d14b8