Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1557 E. 2026/1615 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1557
Karar No
2026/1615
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1557

KARAR NO : 2026/1615

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/04/2026

NUMARASI : 2026/1391 Esas - (Ara Karar)

TALEP: İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; .... Ltd. Şti. 24.02.1993 yılında aynı unvan ile aynı zamanda kardeş olan ... tarafından her ortak eşit paya sahip olmak üzere -o tarihte geçerli olan paraya göre- 500.000.000,0-TL{500-TL} sermaye ile kurulduğunu, kuruluşundan bir müddet sonra sermaye artışı yapılarak 2006 yılında 800.000-TL, 2009 yılında 2.800.000,0-TL artırılmış en nihayetinde 2019 yılı itibari ile sermaye artışı yapmak sureti şirket sermayesi10.000.000,0-TL'ye kadar yükseldiğini, şirket ortaklarından ...' payının tamamını 25.12.2002 tarihinde diğer ortaklara devretmek sureti ile ortaklıktan ayrıldığını, ...'nin ise 04.02.2022 tarihinde vefat etmesi üzerine ortaklık payı mirasçılarına miras payları oranında intikal ettiğini, genel kurul çağrı kararını şirkete yönetim ve temsil kayyımı olarak atanan ... aldığını, genel kurulda görüşülecek gündem bütün ortaklara bildirildiğini, ortakların tamamının genel kurulda hazır bulunduklarını, genel kurulda alanın kararlardan ilanı lazım gelen pay devri ve yeni müdür seçilmesine dair karar ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, bu hususun kayyım beyanı ve İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile sabit olup şirketin 03.04.2026 tarihinde yapılan genel kurul ana sözleşmeye usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, bu sebeple ihtiyati tedbir talep edenin alınan kararların mutlak butlanla hükümsüz olduğu yönündeki talebine katılmadıklarını, ihtiyati tedbir talep edenin tedbir talebinin kabulünün doğru olmadığını, 6102 sayılı TTK'nın Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlemesine yer verildiğini, anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, HMK m. 389/1 gereğince bir ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilebilmesi önemli ölçüde tehlikeye düşebileceğini, ihtiyati tedbir talep edenin duygu durumu itibariyle kendisini tehlikede hissetmesi, ihtiyati tedbire hükmedilebilmesini haklı kılamayacağını, ihtiyati tedbir şartlarının davanın açıldığı tarih itibari ile değerlendirilmesi gerektiğini, geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemesi gerektiğini, şirket müdürüne ödenesine karar verilen ücretin fazla olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati tedbir talep edenin tedbir talebinin reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararıyla ihtiyati tedbir talep edenin ihtiyati tedbire itiraz eden şirketin 03.04.2026 tarihli genel kurulda şirket müdürünce ödenecek ücrete ilişkin alınan 3 nolu kararın uygulanmasının tedbiren durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı dosya kapsamına usul ve yasaya uygun olmadığından bu karara itiraz etmek ve istinaf kanun yolunca başvurmak gerektiğini, HMK' nın 394/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itirazlarının aynı maddenin 4. Fıkrası uyarınca duruşmalı değerlendirilmesine, itirazlarının kabulü ile dosya kapsamına usul ve yasaya uygun düşmeyen mahkemenin 14.04.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talep edenin davaya konu genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulması yönündeki talebinin reddine karar verilmesini ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Tarafların ortak olduğu diğer şirketleri olan ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. genel kurullarında da benzer şekilde müdür ücretleri ve prim kararları alınmış, ihtiyati tedbir talep edenin açtığı davalarda mahkemelerce tedbir kararları verilmiştir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 16/02/2026 tarihli 2026/219 Esas, 2026/291 Karar sayılı kesin ilamı ile, "şirketin öz varlığının zayıf olduğu, ödenmesi kararlaştırılan fahiş ücretlerin diğer ortakların hukukunu etkileyecek ve kâr payı almasını engelleyecek miktarda olduğu" gerekçesiyle benzer bir genel kurul kararının icrasının durdurulmasına kesin olarak karar verilmiştir. Aynı uyuşmazlık yapısına ve ortaklık ilişkilerine sahip şirketler topluluğunda hukuki istikrarın ve şirket varlıklarının korunması zorunludur. Mahkememizce tedbir kararı tesis edilirken, ihtiyati tedbire itiraz edenin olası haksız tedbir nedeniyle uğrayabileceği zararları güvence altına almak üzere HMK m. 392 kapsamında takdiren 200.000,00 TL teminat belirlenmiş olup, bu teminat ihtiyati tedbir talep eden tarafça nakit olarak depo edilmiştir. Böylelikle taraflar arasındaki menfaat dengesi adil bir şekilde korunmuştur. Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati tedbire itiraz edenin itirazlarının reddi,..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talep edenin tedbir talebinin kabulünün doğru olmadığını, ihtiyati tedbir talep edenin duygu durumu itibariyle kendisini tehlikede hissetmesinin, ihtiyati tedbire hükmedilebilmesinin haklı kılamayacağını, yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmediklerini, aksinin mümkün olduğu ihtimalinin de gözetilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir şartları davanın açıldığı tarih itibari ile değerlendirilmesi gerektiğini, yargılama aşamasında durum ve koşulların değişmesi sebebi ile tedbir kararı verilemeyeceğini, yargılama aşamasında durum ve koşulların değişmesi halinde izlenecek yol MHK' nın 396. Madde düzenlemesi kapsamında talepte bulunmak olduğunu, geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemesi gerektiğini, uyuşmazlık bakımından; şirket müdürüne ücret ödenmesi kararı ana sözleşmeye, yasaya ve dürüstlük kuralına uygun olduğu ihtilafın ödenmesine karar verilen ücretin fazla olup olmadığı noktasında toplandığını, şirket müdürüne ödenesine karar verilen ücretin fazla olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati tedbir talep edenin tedbir talebinin reddi gerektiğini, farzı muhal ödenmesine karar verilen ücret ve başarı primi fazla taktir edilse dahi genel kurul kararının iptaline karar verilmeyeceğini, ücret ve başarı primi ödenmesine ilişkin alınmış genel kurul kararları iptal edilmiş olsa dahi Anayasaya göre angarya yasak olduğundan mahkemece ücret hakkının ödenmesi davası reddedilmeyip uygun bir ücret tayin edilerek karar verilmesi gerekeceğini, yapılacak inceleme sonunda taktir edilen mali hakların yüksek olması halinde kararın kısmi iptali söz konusu olacağını, nitekim kısmi iptal olarak tanımlanan bu husus öğretide de kabul edildiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Talep, limited şirket genel kurulunda alınan kararların butlanı istemli açılan davada genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan davaya konu kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

İhtiyati tedbir talep eden tarafça, çağrının usulüne uygun olmadığı ve huzur hakkı ve başarı primine ilişkin kararın şirketin mali yapısına uygun olmadığı iddiasıyla açtığı davada 3 nolu genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ve mahkemece talep kabul edilmiştir.

Bunun üzerine ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usuli ve esasa yönelik şartlarının oluşmadığı iddiasıyla ihtiyati tedbirin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.

TTK'nın 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.

6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

İhtiyati tedbire itiraz eden ... Limited Şirketi 03/04/2026 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunun, 3. nolu maddesinde diğer kararların yanı sıra şirket müdürüne aylık 300.000,00 TL ücret ve yıl sonu karından %5 başarı primi ödenmesine karar verilmiştir.

Somut olayda, ihtiyati tedbir talep eden taraf çağrının usulsüz olduğu ve ücret ve prim ödenmesine ilişkin kararın şirketin mali yapısına uygun olmayıp örtülü kazanç aktarımı niteliğinde olduğu gibi sebeplere dayanılmıştır. İlk derece mahkemesince de değinilen kayyım raporlarında tespit edilen ihtiyati tedbire itiraz eden şirketin mali durumu nazara alındığında şirket müdürüne aylık ücret ve yıl sonu primi ödenmesine ilişkin genel kurul kararının uygulanması ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğmasına neden olacak nitelikte olup, talebe ilişkin olarak yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 10/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1557, K. 2026/1615, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1557-e-2026-1615-k-69d499d0a810