Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1429 E. 2026/1868 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1429
- Karar No
- 2026/1868
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1429 KARAR NO : 2026/1868
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2026 NUMARASI : 2026/641 Esas sayılı Ara Karar DAVA : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 10/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 11/09/2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/641 Esas null/null Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir talebinin dair verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkillinin şirketin kat karşılığı inşaat işi yapmakta olup davalı şirkette kısa bir süre öncesine kadar inşaat malzemeleri satım işleri yaptığını, müvekkili şirketle, davalı arasında müvekkilinin Kuşadası ilçesinde başladığı inşaatlarda kullanılmak üzere muhtelif inşaat malzemelerinin davalı şirketçe peyderpey temini ve karşılığında dava konusunu oluşturan toplam 7.000.000,00TL tutarındaki çeklerin verilmesi hususlarını içeren anlaşma yapıldığını, bu anlaşma gereği olarak davalı şirketin söz konusu malları müvekkili şirkete teslim etmesi gerekmekteyken, Kuşadası Belediyesine yapılan bir operasyon kapsamında şirketin sahibi ... hakkında da soruşturma ve gözaltı kararı alındığını, sonrasında tutuklanarak cezaevine girdiğini, bu süreçte şirektin kapatıldığını, müvekkiline teslimi için anlaşılan inşaat malzemeleri temin ve teslim edilmediğini, görüşme yapmak isteyen müvekkilinin muhatap dahi bulamadığını, davalıya mal karşılığı olarak davacı şirkete ait 6211976 çek nolu... 10/07/2026 tarihli 500,000.00 TL bedelli, 6211977 çek nolu ..... 30/07/2026 tarihli 500,000.00 TL bedelli, 6211978 çek nolu ... 10/08/2026tarihli 500,000.00 TL bedelli, 6211979 çek nolu ... 30/08/2026 tarihli 500,000.00 TL bedelli, 3408124 çek nolu ... 31/07/2026 tarihli 1.250,000.00 TL bedelli, 3408125 çek nolu 30/08/2026 tarihli 1.250,000.00 TL bedelli, 3408126 çek nolu 25/09/2026 tarihli 1.250,000.00 TL bedelli, 3408127 çek nolu 28/10/2026 tarihli 1,250,000.00 TL bedelli, keşidecisi davacı şirket olan 7.000.000,00 TL tutarındaki avans çekinin verildiği, söz konusu inşaat malzemelerinin müvekkiline teslim edilmediğini, malların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğu gibi aynı zamanda vermiş olduğu çekin vadesinin yaklaşmasından dolayı zor durumda kalabileceğini, anlaşmayla ilgili olarak tüm vecibelerin müvekkili şirketçe yerine getirildiği halde davalı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, ayrıca müvekkilinin malların teslim edilmemesinden dolayı üçüncü kişilere vermiş olduğu taahhütleri de yerine getiremediğinden dolayı mağdur olduğunu ve zarara uğradığını, uğranılan işbu zarar her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ayrıca talep edileceğini, bu aşamada arabuluculuğa başvuru yapıldığını, Aydın Arabuluculuk Bürosu'nun 2026/206 Büro Dosya Numarası ve 2026/67273 Arabuluculuk Numarası ile anlaşma sağlanamadığını ve buna ilişkin son tutanak ekte sunulduğunu, davalı şirketin, malların teslim edilmemesine karşılık verilen çeklerin vadesinin gelmesi ve haricen edindikleri bilgiye göre çeklerin 3. kişilere verildiği ve ciro edildiği ve yine çeklerin ellerine olması halinde de derhal haksız olarak icra kanalıyla tahsiline gidebileceğinden ötürü söz konusu çeklerin dava kesinleşinceye kadar ödenmemesi için çekler üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bahse konu çeklerin iptal edilmesini ve müvekkil şirketin yukarıda liste şekilde yazılı çeklere ilişkin borçlu olunmadığının tespitini talep etme zarureti hasıl olduğundan, davalı şirket ya da 3.kişiler tarafından bahsedilen çeklerin icraya konulup takibe başlanması söz konusu olabileceğinden teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararlı menfi tespit davası açılması zorunlu hale geldiğinden, davalarının kabulü ile, dava konusu çekler sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine, toplam 7.000.000,00- TL tutarındaki avans çekinin icra takibine konulmasını önlemek amacıyla teminatlı veya teminatsız olarak icra takibine konulmaması ve ibrazı halinde ödenmemesi ve karşılığı yoktur şeklinde vurulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek davalıya veya 3. kişilere ödenmemesine ve bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılmasını ve neticede dava konusu çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Talep, derdest menfi tespit davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İİK 72.m. uyarınca açılan menfi tespit davalarında tedbir talepleri değerlendirilirken İİK 72.madde yanında HMK 389 ve devamı maddelerinin de dikkate alınması gerekir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. Öte yandan HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, talep dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İİK 72. maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İİK'nın 72/3. maddesinde; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir'' hükmü yer almaktadır. Somut olayda; davacının, davaya konu çeklerden dolayı davacının herhangi bir borcu olmadığını ileri sürülerek dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep edildiği, İİK, icra takip hukuku açısından HMK’na göre özel kanun olup takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle İİK hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, davacı menfi tespite yönelik iş bu davada davanın geldiği aşama itbariyle bu iddiasını yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.'' gerekçe ile Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ile davalı arasında inşaat malzemelerinin teslimi karşılığında dava konusu toplam 7.000.000,00 TL bedelli avans çekleri düzenlendiğini, davalı tarafın üstlendiği edimini hiç yerine getirmediğini, kararlaştırılan inşaat malzemelerini teslim etmediğini, davalı şirket yetkilisinin tutuklanması sonrasında şirket faaliyetleri fiilen durmuş, müvekkil şirket muhatap dahi bulamadığını, davacı şirket tarafından verilen çeklerin, davalı şirketin edimini hiç yerine getirmemesi nedeniyle tamamen karşılıksız kalmış olup temel borç ilişkisi ortadan kalktığını, davalı tarafından çeklerin üçüncü kişilere devredilmiş olması halinde, devirlerin muvazaalı veya kötü niyetli olduğu kanaatinde olduklarını, düzenlenen çekler mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla değil, ileride teslim edilecek inşaat malzemelerine karşılık güvence ve avans mahiyetinde verildiğini, malların hiçbir kısmı teslim edilmediğinden temel borç ilişkisi doğmamış, çeklerin hukuki sebebi tamamen ortadan kalktığını, Mahkeme, HMK'nın 389 ve 390. maddeleri ile İİK'nın 72. maddesini kararında zikretmiş olmasına rağmen, somut olay bakımından yaklaşık ispatın neden gerçekleşmediğini açıklamamış, dosyada mevcut delilleri tartışmamış ve ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda yeterli bir değerlendirme yapmadığını, bu haliyle ara karar gerekçe yönünden de yetersiz olduğunu, dava konusu çeklerin üçüncü kişilere devredilmesini, bankaya ibraz edilmesini veya kambiyo takibine konu edilmesi ihtimali dikkate alındığında ihtiyati tedbir koşulları somut olayda açıkça gerçekleştiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını, dava konusu çeklerin dava sonuna kadar icra takibine konu edilmemesi, bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve ilgili bankalara gerekli müzekkerelerin yazılması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, gerektiği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında tedbire hükmedilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılarak talep gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Mahkemece oluşturulan 26.06.2026 tarihli karar ile davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İİK 72/2 maddesine göre" İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Yine İİK 72/3. maddesine göre de " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararı karşılamak ve alacağın alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Talep konusu somut olayda ihtiyati tedbir istemi, ihtiyati tedbir istemine konu çeklerin aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen davalı tarafça davacıya teslim edilmesi gereken avans çeki olarak verildiği ancak karşılığı malların teslim edilmediği iddiasına dayandırılmıştır. Mahkemece eldeki iş bu davada davanın geldiği aşama itibarıyla yaklaşık ıspat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş olmakla; Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih ve 2026/641 Esas sayılı dosyasında davacı tarafça talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen 26/06/2026 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 10/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi