Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1403 E. 2026/1858 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1403
- Karar No
- 2026/1858
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1403 KARAR NO : 2026/1858
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/556 Esas DAVA : Menfi Tespit TALEP : İhtiyati Tedbir BAM KARAR TARİHİ : 09/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin Söke ve Kuşadası ilçelerinde yürüttüğü inşaat faaliyetleri kapsamında inşaat malzemesi temini amacıyla .... Şti. ile anlaştığını, bu kapsamda ...Bankası .. Şubesi'ne ait 9 adet 800.000 TL bedelli çekin keşide edilerek şirkete teslim edildiğini, karşılığında 10.01.2026 tarihinde 2 adet tahsilat fişi alındığını, ancak şirketin sadece 1.600.000 TL değerinde mal teslim ettiğini, geri kalan malların teslimi konusunda muhatap bulunamadığını, söz konusu şirketin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/210 E. sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğunu ve geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkilin verdiği çeklerin..., ..., ... ., ... Şti. ve ...Bankası gibi üçüncü şahıslara ciro edildiğini, müvekkilin borçlu olmadığı bedelleri ödeme yükümlülüğü altında kaldığını, 10.03.2026,10.04.2026 ve 10.05.2026 tarihli 800.000 TL bedelli üç adet çekin ... şirketine ödendiğini, toplamda 1.600.000 TL civarında mal teslimi yapılmasına rağmen 6 adet çekin borçlu olunmadığı halde ödenmek zorunda kalındığını, yaklaşık 1.600.000 TL değerinde mal alınmasına karşın 2.400.000 TL ödeme yapıldığını, cari stoklu ekstreye göre 1.568.598,00 TL tutarında mal teslim edildiğinin görüldüğünü, teslim alınmayan 5.631.492 00 TL tutarındaki malzemenin bedelinin borçlu olunmadığı halde ödenme riski bulunduğunu, karşı tarafa ciro edilen 5 adet çekten 10.03.2026,10.04.2026 ve 10.05.2026 tarihli olanların ödendiğini, bu çek bedellerinin istirdatı ve diğerlerinin ödenmemesi için yapılan arabuluculuk başvurusundan sonuç alınamadığını, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/367 D. İş sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmayarak devraldığı alacağın dayanağını araştırmadığını, müvekkil ile iletişime geçilmediğini, fatura araştırması yapılmadığını, davalı faktoring şirketinin konkordato talep eden firmanın mali durumunu bilebilecek konumda olmasına rağmen gerekli istihbarat çalışmasını yapmadığını, 6361 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ederek kötü niyetli şekilde kambiyo senetlerini iktisap ettiğini, fatura ile tevsik edilemeyen alacakların devralınamayacağını, Yargıtay kararları uyarınca faktoring şirketine karşı şahsi defilerin ileri sürülebileceğini, davalı tarafından ibraz edilen fatura fotokopilerinin asıllarının istenmesi gerektiğini, bu nedenlerle menfi tespit ve istirdat davası açıldığını, ayrıca Ayrıca Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/210 E. sayılı dosyaya müdahale talebinde bulunulduğunu, dava sonuna kadar ... Bankası... Şubesi'ne ait 2036926 ve 2036924 numaralı çeklerin ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, bu çeklerin borçlu olunmadığının tespitini, ödenen üç adet çekin bedelinin ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava, menfi tespit ve istirdat davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK’nın 389. Maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. Öte yandan HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, talep dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İİK 72. maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. HMK' nun 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK' nun 390/3 bendi ile ispat koşulları düzenlenmiş olup buna göre tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacı vekilinin iddiası, davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine ve ödenen bedellerin istirdadına karar verilmesini talep ettikleri, dava konusu çeklerin kambiyo vasfında olması, sebepten mücerret olması, davacı tarafın iddialarını destekler bu aşamada dosyada başkaca delil bulunmaması hususları nazara alınarak yaklaşık olarak ispat edilmediği kanaatine varılmakla tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. '' gerekçesi ile; KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin Söke ve Kuşadası ilçesinde inşaat yaptığını, bu doğrultuda inşaat malzemesi temini için, ... Şti.'nden 7.200.000 TL bedel karşılığı inşaat malzemeleri temin etmek için anlaştıklarını, bu doğrultuda ...Bankası ...Şubesine ait 9 adet 800.000 TL'lik çek keşide ederek şirkete teslim ettiklerini, .... Şti.nin buna karşılık müvekkiline 10.01.2026 tarihinde 2 adet tahsilat fişi verdiğini,... Şti trafından müvekkiline sadece 1600.000 TL'ye yakın bir mal kendisine teslim edildiğini, geri kalan malların teslimi konusunda hiç bir muhatap bulamadıklarını, ... Şti.nin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/210 E. Sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğunu ve kendisine geçici mühlet kararı verildiğini, davacı müvekkilinin borcu olmadığı bedelleri ödeme yükümlülüğü altında bulunduğunu, konkordato talep eden .. .. Şti.'nden karşı tarafın Aydın Şubesi'ne ciro edilen müvekkiline ait, keşideci olduğu toplam 5 adet çekten; 10.03.2026 tarihinde 2036929 çek nolu 800.000 TL bedelli ve 10.04.2026 tarihinde 2036828 nolu 800.000 TL bedelli , 2036927 nolu 10.05.2026 tarihli,10.06.2026 tarihli 800.000 TL bedelli dört adet çek ödendiğini, bu dört adet çek bedelinin istirdatı ve diğerlerinin bedellerinin ödenmemesi için arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını yapmış oldukları ara buluculuk başvurusundan ise olumlu sonuç alamadıklarını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: menfi tespit, talep; İhtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunu sağlar nitelikte delil sunulmamış olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/06/2026 tarih, 2026/556 Esas sayılı dosyasında Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 09/09/2026