Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1280 E. 2026/1609 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1280
Karar No
2026/1609
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1280

KARAR NO:2026/1609

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :14/05/2026

NUMARASI:2026/26 Esas - 2026/441 Karar

DAVA:Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ:12/01/2026

İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/10/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; borçlu ...Şti tarafından"...Sarıyer/İstanbul" adresine ait tahakkuk edilen enerji bedellerinin ödenmediğini, Tasfiye halinde olan şirketin 14.12.2023 tarihinde, 06.12.2023 tarihli genel kurul kararına dayalı olarak tasfiye ile terkin edildiğini, anılan tasfiye ve terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Gazetesinin 14.12.2023 tarihli ve 10979 sayılı nüshasında ilan edildiğini, terkin edilen şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyetine sahip olmayıp ihya davası açma zarureti doğduğunu, TTKnın 547/1 maddesi ile ''Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebileceklerini, ihya davasını ancak hukuki menfaati bulunan kişilerin açabileceğini, 14.12.2023 tarihinde tasfiye olunan Tasfiye ... Şirketi'nin ihya edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü; müvekkilince TTK m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTKnın 536' maddede düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, müvekkil müdürlüğün yasal hasım olması nedeniyle aleyhe vekâlet ücretine ve yargılama gidelerine hükmedilmemesine beyanla davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davacının davaya konu faturalar yönünden ihya davası açmasında hukuki yararı olduğu gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafından açılan, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken sicilden kaydı silinen Tasfiye Halinde... Şti'nin ... Seri Nolu, 28/09/2020 tarihli 6.124,15-TL bedelli ve ... Seri Nolu, 26/10/2020 tarihli 5.728,51-TL bedelli iki adet fatura yönünden dava konusu şirket aleyhine icra takibi yapmak ve diğer tahsil ve işlemler ile sınırlı olmak üzere davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... Şti'nin ihyasına,TTK'nın 547/2.maddesine göre, davanın niteliği dikkate alınarak Av. ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memuru için aylık 10.000-TL ücret takdiri ile davacı tarafından 6 aylık 60.000-TL tasfiye ücreti avansının karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesine,tasfiye memuru ücretlerinin tasfiye memuru atanan şirketten dava sonunda tasfiye sırasında davacıya yana ödenmesine karar verilmiştir.Davacı vekili; tasfiye memuru ücretine ilişkin takdir yetkisinin hukuka ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, tasfiye memuruna aylık 10.000-TL olmak üzere altı aylık süre için toplam 60.000-TL ücret avansının müvekkili şirket tarafından yatırılmasına karar verildiği; bu ücretin hangi somut kriterler esas alınarak belirlendiği kararda hiçbir şekilde açıklanmadığını,tasfiye memurunun yerine getireceği işlerin kapsamı, bu işlerin tahmini süresi, dosyanın karmaşıklığı, şirketin aktif ve pasif durumu, tasfiye işlemlerinin yoğunluğu veya ücretin hesaplanmasına esas alınan herhangi bir objektif ölçüte yer verilmediğini,dava konusu alacağın toplam tutarı yaklaşık 11.852,66-TL olmasına karşın, bunun yaklaşık beş katından fazla bir tutarın tasfiye memuru avansı olarak peşin yatırılmasının istenmesi, ek tasfiye kurumunun amacıyla bağdaşmadığı gibi, ölçülülük ve orantılılık ilkeleriyle de açıkça çeliştiğini, bu durum, hak arama özgürlüğünün kullanılmasını fiilen güçleştidiğini, ek tasfiye kurumunun alacaklıları koruma amacına aykırı sonuç doğurduğunu, bu nedenle kararın tasfiye memuru ücretine ilişkin kısmının kaldırılmasını talep etmiştir.Mahkemeler davanın taraflarını gerekmediği halde mali külfet altına sokmamalıdır. İhyası talep edilen şirketin son tasfiye memuru davada taraf olarak bulunduğu, tasfiye memuru atanabileceği gözetilmeden gerek olmadığı halde aylık ücret takdir edilerek dava dışı Av. ...'ı aylık ücret takdiriyle tasfiye memuru atanması doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, yapılan hata yeniden yargılama gerektirmediğinden yeniden karar verilerek şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'ın atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın kesinleşen kısımlarının tekrarı ile vekalet ücreti ve yargı giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2026 Tarih 2026/26 Esas - 2026/441 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kabulü ile; davacı tarafından açılan, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken sicilden kaydı silinen Tasfiye Halinde ... Şti'nin;... Seri Nolu, 28/09/2020 tarihli 6.124,15-TL bedelli ve ... Seri Nolu, 26/10/2020 tarihli 5.728,51-TL bedelli iki adet fatura yönünden dava konusu şirket aleyhine icra takibi yapmak ve diğer tahsil ve işlemler ile sınırlı olmak üzere davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... Şti'nin ihyasına,kararın ticaret siciline tescili ile ilanına,Davalı tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yatırılan 1.464-TL peşin harçların davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 332,90-TL yargı giderinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı vekili için takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,Yasal hasım olması nedeniyle davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,"Davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,Davacı tarafından yapılan 645-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1280, K. 2026/1609, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1280-e-2026-1609-k-5d9673023e09