Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1039 E. 2026/1138 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1039
Karar No
2026/1138
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1039 Esas

KARAR NO: 2026/1138

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (Kapatılan)Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 15/04/2026

NUMARASI: 2026/324 Esas, 2026/377 Karar

DAVANIN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 10/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Talep eden ... vekili talep dilekçesinde; müvekkilinin...Limited Şirketinin %100 ortağı ve tek hissedarı olduğunu, müvekkilinin şirket ile birlikte konkordatonun tasdiki talebi ile açtığı davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1025 Esas sayılı dosyasından şirket hakkında geçici mühlet kararı verilmiş ise de, müvekkili gerçek kişi yönünden, şirketin ön projesiyle bağımlı ve ayrı bir proje olmadığından bahisle konkordato talebinin reddedildiğini, bunun üzerine hazırlanan 11/11/2025 tarihli yeni ön proje ile işbu konkordato talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin, şirketin bankalardan kullandığı kredilerden kaynaklı kefalet borçları olduğundan ciddi bir alacak baskısı ve haciz tehdidi ile karşı karşıya olduğunu, müvekkilinin malvarlığının ve özellikle tedarik zincirinin bütünlüğünün korunmasının, faaliyetlerinin sürdürülmesine ve borcun ödenmesine imkân sağlayacağını, aksi halde şirketin ön projesinin sürdürülmesi ve başarıya ulaşmasının da mümkün olamayacağını, şirketin sahibi olan müvekkilinin de koruma kararına ihtiyacının bulunduğunu, şirketin 25.780.444,08 TL tutarındaki banka kredileri sebebiyle müvekkilinin müşterek ve müteselsil borçlu konumunda olduğunu, ayrıca e-devlet portalı üzerinden türetilen Türkiye Bankalar Birliği Risk Raporu'nda müvekkilinin şahsi banka borcunun 4.543.297,00 TL tutarında olduğunun görüldüğünü, sunulan proje ile müvekkilinin, şahsi borcu ile kefil olduğu borçlarının tamamını tenzilatsız olarak konkordatonun tasdik kararından itibaren 24 ay (01/2027-12/2028) içerisinde 2'şer aylık eşit taksitler halinde toplam 12 taksitte ödemeyi teklif ettiğini ve kaynak malvarlığının ekonomik değerinin 31.400.000,00 TL tutarında olduğunu belirterek gerekli tedbirlerin alınarak geçici ve kesin mühlet verilmesine, akabinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2025/1088 ESAS 2025/1082 KARAR VE 19/11/2025 TARİHLİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; davacının, borçlu şirketten bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, davacının malvarlığının borç miktarını karşılamaya yeterli olmadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.

DAİREMİZİN 2025/1642 ESAS 2026/147 KARAR VE 29/01/2026 TARİHLİ KARARI:

Somut olayda, mahkemece dosya üzerinden değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, İİK'nun 287. maddesinde yer alan düzenlemenin emredici nitelikte olduğu, bu nedenle 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespiti halinde geçici mühlet kararının verileceği nazara alındığında İİK'nun 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespit edilmesi halinde geçici mühlet ile birlikte borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alınması yönünde karar verilmesi, İİK'nun 286. maddesindeki belgelerin eksik sunulmuş olması halinde ise tamamlanması için İİK'nun 287/2 maddesi uyarınca süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken emredici nitelikte olan kanun hükmüne aykırı şekilde karar tesisi isabetli olmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2026/324 ESAS 2026/377 KARAR VE 15/04/2026 TARİHLİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; konkordato projesinde her ne kadar ... adına kayıtlı 4 adet taşınmazdan yer almakta ise de, ... adına 3 adet taşınmaz olduğu, ... diğer taşınmazın .... Şti.'ye ait olduğu, ... adına kayıtlı taşınmazların her biri 3.000.000,00 TL olmak üzere rayiç değerlerinin toplam 9.000.000,00 TL olduğu, projede 24.000.000,00 TL olarak belirtilen rayiç değerin gerçekçi olmadığı, talep edenin projede, asıl ve kefaleten borçlu olduğu tutarlarının ödenmesi konusunda yeterli mali kaynak gösterilmediği, talep edenin konkordatosunun başarı şansının şirketin başarısına bağlı olduğu, bağımsız bir projeden söz edilemeyeceği gerekçelerine istinaden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Karar yasal süresinde konkordato talep eden ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Konkordato talep eden ... vekili istinaf dilekçesinde; dosyaya giren ilk komiser ara raporunda revize proje sunulması yönündeki tavsiyeye uygun olarak 15/04/2026 tarihli celsede revize proje sunulacağının beyan edilmesine rağmen geçici mühlet kararından sadece 1 ay sonra davanın reddedilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, borcunun büyük çoğunluğu, hakkında kesin mühlet verilen dava dışı şirketin kefaletinden kaynaklanan kefil olan müvekkili yönünden koruma sağlanmamasının şirketin konkordatosunun da başarıya uluşmasını güçleştirdiğini, ön projenin, uygulanmasına izin verilmesi durumunda başarıya ulaşabileceğini, şirket yönünden kesin mühlet kararı verilmişken müvekkili yönünden yalnızca teknik olarak bireysel gelir-gider dengesine bakılarak konkordato talebin reddine karar verilmesinin konkordato hukukunun rehabilitasyon mantığıyla uyuşmadığını, müvekkilinin malvarlığının ve özellikle tedarik zincirinin bütünlüğünün korunması, faaliyetlerinin sürdürülmesine ve borcun ödenmesine imkân sağlayacağını, müvekkilinin malvarlığı ve düzenli irat geliri bulunduğu ve sunulan ön projede de bu gelirler kapsamında faiz vermek ve alacaklılardan herhangi bir indirim talep edilmeksizin borçlarını ödeyeceği de izah edilmesine rağmen davanın reddinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Talep, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararı verilmesi ile akabinde konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.

Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde talep eden gerçek kişi vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.

Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemenin 2026/151 Esas sırasına kaydedilen dosyanın, talep eden ...un %100 ortağı ve yetkilisi olduğu...Limited Şirketinin aynı mahkemede derdest olan 2025/1025 Esas sayılı konkordatonun tasdiki talepli dosyası ile birleştirildiği, 11/03/2026 tarihli tensip tutanağı ile bu tarihten başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, mahkemenin 15/04/2026 tarihli duruşmasında talep eden ... yönünden açılan davanın tefrik ile dosyanın mahkemenin 2026/324 Esas sırasına kaydedildiği, bu esas üzerinden ise işbu istinaf başvurusuna konu kararın tesis edildiği, bu arada...Limited Şirketinin ise 28/01/2026 tarihinden başlamak üzere verilen 1 yıllık kesin mühlet süresi içinde olduğu anlaşılmıştır.

Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 22/03/2026 tarihli raporda; talep eden ...un VUK. m.176 kapsamında defter tutma yükümlülüğü olan tacirlerden olmadığı, 4.542.797,00 TL şahsi borcunun bulunduğu, ayrıca 25.780.444,08 TL ise yetkilisi olduğu şirkete ait borca şahsi kefaleti nedeniyle müteselsil borçlu olduğu, konkordato projesinin içeriğinde bazı yerlerde vade ve tenzilat konkordatosu, bazı yerlerde sadece vade konkordatosu teklif edildiği belirtilmiş ise de, bu çelişkinin giderilmesi gerektiği, konkordato kaynağı olarak 24 aylık huzur hakkı olarak toplam 2.400.000,00 TL'nin gösterildiği, huzur hakkı kararının konkordato başvurusundan kısa süre önce alınmış olması, huzur hakkının ödenmesinin şirketin kârlılığına bağlı olduğu ve gerek konkordato öncesi gerek ise konkordato sonrasında şirketten herhangi bir ödeme alınmamış olması nedeniyle 2.400.000,00 TL kaynağın da gerçekçi olarak nitelendirilemeyeceği, konkordato projesinde ... adına kayıtlı 4 adet taşınmaz yer almakta ise de, bunlardan 3 tanesinin ... adına kayıtlı olduğu, ... bulunan diğer taşınmazın şirkete ait olduğu, ... adına kayıtlı taşınmazların her birinin rayiç değerinin bilirkişi raporu ile 3.000.000,00 TL olarak tespit edildiği, projede yer alan taşınmazların rayiç değeri olarak belirtilen 24.000.000,00 TL'nin gerçekçi olmadığı, konkordato projesinde şahsi ve kefil olarak borçlu olduğu tutarların ödenmesi konusunda yeterli mali kaynak gösterilmediği, talep edenin ön projesini revize etmesinin uygun olacağı bildirilmiştir.

Uyuşmazlık konkordatoya ilişkin şartların mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

"...Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacılar ... ve ...ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır.

Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir. Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/571 Esas 2022/4223 Karar sayılı ilamı).

Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148).

Somut olayda, konkordato projesine göre talep eden ..., yetkilisi olduğu şirkete kefaletinden kaynaklı 25.780.444,08 TL tutarlı borcu ile 4.543.297,00 TL tutarlı şahsi borcu olmak üzere toplam 30.323.741,08 TL'yi tasdik kararından itibaren 24 ay içerisinde 2'şer aylık eşit taksitler halinde toplam 12 taksitte ödemeyi teklif etmiş ise de, projede tenzilat talebinin olup olmadığı konusunda belirsizlik, tutarsızlık ve çelişkiler söz konusudur. Konkordato projesinde kaynak olarak gösterilen talep edene ait Bitlis'te bulunan 3 adet taşınmazın her birinin değeri 3.000.000,00 TL olarak tespit edilmiş ise de, taşınmazların değeri kaynak olarak yeterli olmadığı gibi ayrıca taşınmazların üzerinde bankalar lehine tesis edilen ipotekler sebebiyle taşınmazların satılması halinde ele geçecek bedelden banka borçlarının ödeneceği de nazara alındığında taşınmazların satışından beklenen kaynağa ulaşılması da mümkün görünmemektedir. Yine kaynak olarak gösterilen ... bulunan değeri ise 13.000.000,00 TL olarak tespit edilen taşınmaz talep edenin yetkilisi olduğu şirkete ait olduğundan kaynak olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Konkordato projesinde kaynak olarak aylık 100.000,00 TL'den 24 aylık huzur hakkı olmak üzere toplam 2.400.000,00 TL gösterilmiş ise de, huzur hakkı gelirinin tamamının konkordato kaynağı olarak gösterilmesinin, bu arada herhangi bir ödemenin yapılmadığı da dikkate alındığında rasyonel olmadığı değerlendirilmiştir.

Konkordato projesinde, şirket hakkında hazırlanan projenin talep eden ... içinde geçerli olduğu, ayrıca şirketin borçlarını ödemesi halinde talep eden ...un projesinde belirtilen borçlar ile ilgili sorumluluğunun da ortadan kalkacağı belirtilmiş ve talep edenin konkordatosunun başarıya ulaşıp ulaşmayacağı şirketin başarısına bağlı kılınmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde, talep edenin şahsi borçlarına nazaran borçlarının büyük kısmının yetkilisi olduğu şirkete olan kefaletlerinden kaynaklandığı, sunulan konkordato projesi tenzilat talep edilip edilmediği yönünden çelişkiler içermekle birlikte aynı zamanda bu husus dışında ödeme planının şirketin projesiyle aynı olduğu, buna göre talep edenin, şirketten bağımsız bir projesi bulunmadığı gibi projenin başarısının da, şirketin projesinin başarısına bağlı kılındığı, ayrıca proje kapsamında öngörülen kaynakların, borçların tamamını karşılamakta yetersiz kalması sebebiyle mevcut kaynaklar ile orantılı bir teklifin de sunulmadığı, buna göre konkordato projesinin başarıya ulaşmasının da mümkün gözükmediği, öte yandan talep eden vekili karar duruşmasında revize proje sunacaklarını belirtmiş ise de, rapor tarihinden duruşma tarihine kadar geçen süreye rağmen dosyaya uygulanabilir bir revize projenin de sunulmadığı anlaşılmakla iflasa tabi olmayan talep eden gerçek kişinin konkordato talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-(Kapatılan)...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/.... Esas, 2026/.... Karar sayılı ve 15/04/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep eden ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince konkordato talep eden tarafından istinaf harçları peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Konkordato talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1039, K. 2026/1138, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1039-e-2026-1138-k-e3a5bba97e16