Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1016 E. 2026/1006 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1016
Karar No
2026/1006
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/1016

KARAR NO: 2026/1006

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2026/549

DAVA TARİHİ : 21/04/2026

ARA KARAR TARİHİ: 22/05/2026

DAVA: Tespit

KARAR TARİHİ: 08/07/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili talep dilekçesinde; davalı kooperatifin tasfiye halinde bulunması ve tasfiye memurlarının bugüne kadar belge ibrazından imtina etmesi, uyuşmazlığa konu kayıt ve belgelerin zayi edilmesi veya erişilemez hâle gelmesi riskini somut biçimde arttırdığını, bu sebeplerle talep edilen kooperatif kayıt ve belgelerinin muhafazasının sağlanması, üçüncü kişilere devrinin ve üzerinde tasarrufta bulunulmasının önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2026 tarihli kararı ile, dava dilekçesi ile talep dilekçesinin içeriği dikkate alındığından davacının hak ve menfaatlerinin bu aşamada korunmasına dair talebinin yerinde olduğu, bunun yanında, ihtiyati tedbirin geçici hukuki koruma sağlamaya yönelik bir müessese oluşu ve yaklaşık ispat kuralının uygulanması gerektiği hususları da dikkate alındığında, yaklaşık ispat durumunun bu aşamada sağlandığı, bu bakımdan mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebi ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağının somut olayda muhtemel olduğu gerekçesiyle Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, davalı kooperatif uhdesinde bulunan kooperatif içi devir belgeleri, yönetim kurulu kararları, ortaklar defteri kayıtları ve tahsis dosyaları gibi temel belgeler ile kooperatif kayıtlarının muhafazasının sağlanması, üçüncü kişilere devrinin ve üzerinde tasarrufta bulunulmasının tedbiren ÖNLENMESİNE karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat kuralının yerine getirilmeden ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, dava konusu işlemler 1999 ve 2003 yıllarında gerçekleşmiş olup tapu tescilinin 13.11.2003 tarihinde tamamlandığını, davacının uzun yıllar boyunca herhangi bir somut belge talebi ileri sürmediğini, müvekkili kooperatifin 2026 yılında açılan dava bakımından, kanuni saklama süresi dolmuş belgeleri saklamamış olmasının delil karartma olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek, 07.05.2026 tarihli ihtiyati tedbire yönelik ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Tespit istemine ilişkin davada uyuşmazlık; kooperatif kayıtlarının muhafazası, devrinin ve üzerinde tasarruf edilmesinin önlemesine yönelik verilen ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

6100 Sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341'inci maddesine göre, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” Söz konusu maddenin gerekçesinde de değinildiği üzere, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin geçici hukukî koruma taleplerinin kabulü hâlinde itiraz imkânı bulunduğundan, önce bu yola (itiraz) başvurulması gerekli olup, ancak itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür.

Nitekim HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde de ihtiyati tedbir konusu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 394/1. maddesinde "karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir" denilmek suretiyle, bu durumda öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz yolu öngörülmüştür.

HMK'nın 394/4. maddesinde, ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz başlığı altında "İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.", 394/5.maddesinde de, "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır." düzenlemesi mevcuttur.

Dava konusu somut olayda davalı tarafından gıyabında dosya üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararı doğrudan doğruya istinaf edilmiştir. İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu mümkün olup, ihtiyati tedbirin kabulü halinde aleyhine ihtiyati tedbir verilen tarafın itiraz hakkını kullanmadan doğrudan doğruya tedbir kararını istinaf konusu etmesi hukuken mümkün olmayıp bu karara karşı istinaf yolu kapalı bulunmaktadır. Davalı taraf ihtiyati tedbire itiraz üzerine bu itirazın reddi halinde kanun yoluna müracaat edebilecekken dava konusu somut olayda doğrudan doğruya ihtiyati tedbir kararının aleyhine ihtiyati tedbire hükmolunan davalı tarafça kanun yoluna müracaat hakkı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 341/1 ve 394/1. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu tüketilmeden istinaf yoluna başvurulamayacağından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 352/1.ç bendi uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1.ç maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-Davalı tarafından yatırılan başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, karar harcının istem halinde davalıya iadesine,

3-İstinaf yargılaması için davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1016, K. 2026/1006, T. 22.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1016-e-2026-1006-k-a56500219fb6