Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1009 E. 2026/1302 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1009
- Karar No
- 2026/1302
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1009 Esas
KARAR NO : 2026/1302 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/251 Esas - 2026/159 Karar
TARİHİ: 19/02/2026
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bankanın ... Şubesi ile davalı ...firması arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, iş bu kredi sözleşmesi çerçevesinde takibe konu araçların tüm kredilerinin teminatı için rehin verildiğini, anılan kredi sözleşmeleri ile davalı borçluya kredi kullandırıldığı, ancak kredilerden kaynaklanan borçların ödenmediğini, borçların ödenmemesinden bahisle davalıya Üsküdar 28. Noterliği’ nin 12.09.2024 tarih, ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin keşide edilerek gönderildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu firma hakkında İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından borca, faize, imzaya ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, yapılan itiraz üzerine taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, yapılan itirazın bankanın alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini bu nedenlerle İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalı borçlu ile ilgili takibe konu alacak rakamı 3.483.935,50-TL ve ferileri üzerinden takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ile yargılama giderinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağının zaman aşımına uğramış olması sebebiyle davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, davaya konu icra takibi mükerrer olduğunu,
müvekkili aleyhine davaya konu İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E Genel Haciz Yolu İle ilamsız icra takibi ve yine müvekkili aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile Taşınır Rehinin Paraya Çevirilmesi Yolu ile icra takibi başlatıldığını, bahse konu takipler için takip dayanağı belge olarak Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, Rehin Sözleşmesi ve Üsküdar 28. Noterliği’nin 12.09.2024 tarih, ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gösterildiğini, başlatılan takiplerin aynı alacağa ilişkin başlatıldığını, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte borcun rehin ile teminat altına alındığı düşünüldüğünde, İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile önce rehne başvurma kuralına aykırı olarak "Genel Haciz Yolu İle" takip başlatıldığını ve işbu takibin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun olduğunu asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkiline yöneltilmiş herhangi bir ihbar olmadığını, nitekim müvekkilinin borçlu olduğu kabulünde dahi usulüne uygun yapılmış bir tebligat olmadığından -borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla- müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davacı tarafça müvekkilinin "... Mah. ... Sk. No:... Sancaktepe / İstanbul" adresine 13.09.2024 tarihinde gönderilen Üsküdar 28. Noterliğinin 12.09.2024 tarih, ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesin ... isimli çalışana tebliğ edildiğinin göründüğünü, ancak tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin ... isimli bir daimi çalışanı olmadığını, ayrıca Tebligat Kanunu 13.maddesi uyarınca da şirket yetkilisi yerinde olmaması halinde tebligatın o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı düzenlendiğini, genel kredi sözleşmesine itirazları baki kalmak kaydıyla faiz türüne ve faiz oranına itiraz ettiklerini, ayrıca dava dilekçesinde ihtarname tarihi itibariyle muaccel hale gelecek alacak olduğu belirtilmişse de davacının bu iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 19/02/2026 tarih ve 2025/251 Esas - 2026/159 Karar sayılı kararında;
"......Sözleşmenin temerrüt hükmünü düzenleyen maddesinde Müşterinin, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar geçecek günler için temerrüt tarihinde bankaca, borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacı banka tarafından ...'ye bildirdiği en yüksek faiz oranı ya da genelge ile deklere edilen en yüksek faiz oranının %75 olduğu ve buna göre %150 temerrüt faizi belirlendiği ve talep edildiği, takip konusu kredilere uygulanan akdi faiz oranlarının ise sırayla %22,68, %57,50, %64,50 ve %70,25 olduğu, bilirkişi tarafından fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranı %70,25' e sözleşme hükmü tatbik edildiğinde bulunan %140,50 olarak belirlenen temerrüt faiz oranı mahkememizce de yerinde bulunduğundan bu orana itibar edilmiştir.
........Davalı vekili tarafından yapılan zamanaşımı itirazının 10 yıllık genel zamanaşımı süresi dolmadığından reddine karar verilmiştir. Yine davalı vekili tarafından icra takibinin mükerrer olduğu iddia edilmiş ise de İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının 5.000.000,00 TL alacak yönünden taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin olduğu, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının 6.000.000,00 TL alacak yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin olduğu, davacı tarafça davaya konu İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ise rehin tutarları düşülerek takip başlatıldığı anlaşıldığından takibin mükerrer olmadığı anlaşılmıştır....." gerekçesi ile,
''Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 3.141.738,47 TL asıl alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %140,50 oranında temerrüt faizi ve %5’i oranında BSMV uygulanmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın ... Şubesi ile davalı ...firması arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bahse konu sözleşmelere istinaden davalı borçluya kredi kullandırıldığını, ancak bu kredilerden kaynaklanan borçlar ödenmediğinden davalıya ihtarname keşide edildiğini, işbu ihtarname sözleşmede yer alan adrese keşide edilmesine rağmen, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu firma hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, anılan icra takibine, davalı borçlu tarafından borca, faize, imzaya ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, yapılan itiraz üzerine taraflarınca itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu dosyadan da gerekçeli karar düzenlendiğini,
Yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporund alacaklarının eksik hesaplandığını, temerrüt faizinin %140,50 üzerinden hesaplandığını, ... kredilerine uygulanan faiz oranının %75 olduğunu, kredi sözleşmesi ilgili madde uyarınca temerrüt faizi oranının 2 katı uygulanarak %150 olarak temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, bunun dışında temerrüt başlangıç tarihinin hesaplandığı tarihin de 17.09.2024 tarihi değil 05.09.2024 tarihi olarak dikkate alınması gerektiğini, borçlunun temerrüde düştüğü tarihin banka kayıtlarına göre 05.09.2024 tarihi olduğunu, söz konusu yerel mahkeme kararının kaldırılarak, temerrüt faizinin %150 olarak hesaplanmasına, temerrüt başlangıç tarihinin 05.09.2024 tarihi olarak dikkate alınmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut olayda, davacı ... Bankası A.Ş. ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) .... Şti. Şirketi arasında 12/04/2023 tarihli 3.000.000,00 TL. Miktarlı , 27/09/2023 tarihli 2.000.000,00 TL. Miktarlı , 12/02/2024 tarihli 15.000.000,00 TL. Miktarlı genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı ... ve ...'ın müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları anlaşılmıştır.
Mahkemece bankacı bilirkişi ...'den rapor alınmış ve bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.
Davacı banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin 10.m. hükmü uyarınca, Üsküdar 28.Noterliğinden gönderdiği 12.09.2024 tarih ve ... yevmiye no.lu hesap kat ihtarmamesiyle, 05.09.2024 tarihi itibariyle toplam : 9.299.736,75 TL nakdi alacağın/borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi, aksi halde yasal işlemlere başlanılacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirkete 13/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 3 günlük sürenin sonunda 17/09/2024 temerrüde düştüğü, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da temürrüt tarihinin 17/09/2024 tarihi belirlenmiş, temerrüt tarihinin tespiti TBK. 117/2 maddesine uygun olarak belirlendiğinden, davacı vekilinin temerrüt tarihinin hesabın kesildiği 05.09.2024 tarihi olarak dikkate alınması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde belirleneceği genel kredi sözleşmesinin 10.5 maddesinde açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi oranının tespiti yönünden davacı bankanın... Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, bilirkişi tarafından, banka kayıtları incelenip dava konusu kredi için bankanın temerrüt tarihindeki emsal borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı belirlenip bu orana sözleşmenin 10.5 maddesi uyarınca 2 katı ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmeye göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar, Yargıtay 11 HD. 2021/9135Esas - 2023/655 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir. )
Somut olayda, bankacı bilirkişi tarafından davacı bankanın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle, bankanın temerrüt tarihinde aynı tür ticari kredilere fiilen uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %70,25 olduğu tespit edilmiş, %70,25 faiz oranına, sözleşmenin 10.5 maddesinde belirtilen 2 katı ilave edilmek suretiyle taraflar arasındaki sözleşmeye göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranı % 140,50 olarak hesaplanmış, yapılan inceleme sonucunda bulunan temerrüt faiz oranı yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre yerinde olup davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.