Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/814 E. 2026/915 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/814
Karar No
2026/915
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/814 - 2026/915 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/814 KARAR NO : 2026/915

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2023/764 ESAS - 2025/109 KARAR

DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili, ...'ın, Alman vatandaşı olduğunu ve sürekli olarak Almanya'da ikamet ettiğini, tatil için Türkiye'ye geldiğinde, Antalya'nın Alanya ilçesinde bulunan ... isimli otelde konakladığını ve ... plakalı, model yılı 2015 olan, ... marka/model aracını otelin yakınındaki park yerine park ettiğini, müvekkilinin otelden çıkış yaptığı 09.07.2022 tarihinde aracının yanına geldiğinde, aracının hasarlı olduğunu gördüğünü, ancak hasarın sebebi ve sorumlusunun müvekkil tarafından tespit edilemediğini, bunun üzerine; müvekkili tarafından şikayette bulunulduğunu, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/14556 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma dosyası kapsamında alınan kamera görüntülerinin izlenmesi neticesinde, ... plakalı aracın manevra halinde iken, müvekkile ait park halindeki aracın ilk önce sol ön çamurluğuna çarptığı, ikinci manevrasında ise sol ön farına çarptığının tespit edildiğini, ekte görüntü izleme tutanağının bulunduğunu, soruşturma dosyası kapsamında, kaza tarihinde araç sürücüsünün ... olduğunun tespit edildiği, ifadesinin alındığını, ekteki ifade tutanağından da görüleceği üzere, davalı ...'ın kaza tarihinde aracı kendisinin kullandığını kabul ettiğini, davalı her ne kadar, araca çarptığının farkında olmadığını beyan etmiş ise de, müvekkilin aracında meydana gelen hasarın boyutu (araç şasesinde eğrilik oluşmuştur) ve iki defa çarpma söz konusu olduğu dikkate alındığında, davalının beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun izahtan vareste olduğunu, esasen davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı (davalı) ...’a ait ... plakalı aracın, 09.07.2022 tarihinde diğer davalı ...’ın sevk ve idaresinde iken, müvekkile ait ... (Almanya) plakalı araca, park halinde iken çarpıp olay yerini terk ettiğini belirterek, kaza sebebiyle oluşan zarara istinaden şimdilik 15.000,-TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09.07.2022 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, ...'ın işbu davada taraf sıfatına sahip olmadığını, meydana gelen kaza sebebi ile müvekkilinin kasti bir kusuru bulunmadığı gibi taksirle dahi bir kusuru olmadığını, ... plakalı aracın diğer davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. nezdinde Kara Yolları Trafik Kanunu gereği Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının mevcut olduğunu, davacının, davalı vekil edenden talep etmiş olduğu maddi tazminat kaleminin de sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığını, davacının, talep ettiği maddi tazminat kaleminin ... Sigorta A.Ş. tarafından zaten teminat altına alındığı için ayrıca davalı ...'dan tazminat talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu gerekçelerle davalı müvekkil ...'ın davada taraf sıfatı bulunmadığından pasif husumet sebebi ile müvekkil yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu kazanın, davalının 09.07.2022 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araçla ... oteli yakınındaki park yerinde manevra yaparken ...'a ait araca farkında olmayarak çarpması ile kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin davacı tarafın iddia ettiği gibi kazayı yaptıktan sonra durumun farkında olmasına rağmen olay yerini terk ettiği iddiasının doğru olmadığını, kullandığı aracın yapısı itibarıyla büyük bir araç olduğunu, manevra kabiliyetinin ve özellikle görüş açılarının diğer küçük sınıf araçlardan daha kısıtlı olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi, müvekkilinin kaza yaptığının bilincinde olarak olay yerini terk etmediğini, davacı tarafın uğradığı zarar için davalıdan şimdilik 15.000 TL tazminat talep ettiğini, dava dilekçesinde ise davacının aracının tamiratı için eksper raporu aldığını ve eksper raporunda onarım maliyetinin brüt 6.332,27 Euro olduğunun iddia edildiğini, sunulan bu raporun adi yazılı belge olduğunı ve adi belgelerin alacağı kesin olarak ispatlamadığını, davacının zararının ispatı için bu eksper raporunun elverişli olmadığını, bu hususta mahkeme tarafından ilgili resmi kurumlardan rapor aldırılmasına karar verilmesini, müvekkili yönünden öncelikle davanın pasif husumet nedeniyle reddine, aksi takdirde müvekkilin hiçbir kusuru ve taksirli hareketi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, araçta yapılan tamir ve değişime ilişkin sigorta bilirkişisinden alınan raporda, kazaya ilişkin kayıtlar ile değişim ve tamir yapılan parçaların (ön çamurluk, far, lastik, ön kaput vs) birbiri ile uyumlu olduğu, parça fiyatlarının tamir tarihine uygun olduğu, ekspertiz raporundaki değişim ve fiyatların piyasa fiyatlarına yakın olduğu değerlendirilerek aracın hasar bedeli olarak 27.564,80.TL zararı bulunduğu tespiti yapıldığı, 09.07.2022 tarihinde davacının aracına davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu hareketiyle çarpması neticesinde araçta zarar meydana geldiği, haksız fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, zarar tutarının 27.564,80.TL olduğu, poliçe limitinin 50.000.TL olduğu, zararın poliçe limiti dahilinde kaldığı, 19.01.2023 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığı, 8 iş günü sonrası 29.01.2023 tarihinde temerrüdün oluştuğu, diğer davalıların kaza tarihinden itibaren 2918 sayılı kununun 85-90-91 maddeleri gereğince sürücü ve işleten olarak müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla kusur ve sigorta bilirkişi raporunun açık ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulüne, 27.564,80 TL hasar bedelinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi olan 14/07/2022 tarihinden, sigorta şirketi yönünden 29/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkil ...’ın Alman vatandaşı olduğunu ve sürekli olarak Almanya'da ikamet ettiğini, davaya konu edilen kazanın, müvekkil tatil amaçlı Türkiye'ye geldiğinde vuku bulduğunu, müvekkil aracını kazalı hali ile yaşadığı ülke olan Almanya'ya götürdüğünü ve Almanya'da tamir ettirmek istediğini, bu amaçla müvekkil tarafından Almanya'da aracın hasar durumu ve tamirat bedelinin tespiti için eksper raporu alınmış olup, işbu eksper raporu dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, bilirkişi heyeti tarafından, davalı sigorta şirketinin sunduğu "hasar fotoğrafları üzerinden hazırlanan" eksper raporu dikkate alınarak tazminat hesaplandığı ve Türkiye piyasası esas alınarak tamirat bedelleri belirlendiğini, benzer bir uyuşmazlık ile ilgili verilen, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve E. 2016/17807 - K. 2017/10786 sayılı kararında; "Davacının, aracının yabancı plakalı olduğu, kaza sonrası ikamet ettiği Almanya'ya dönerek aracındaki hasarı burada tespit ettirdiği ve aracın Türkiye'de tamir ettirilmesi zorunluluğu da bulunmadığından aracın Almanya'da tamir edilmesi halindeki tamir bedeline hükmetmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile aracın Türkiye'de tamiri halindeki bedelin esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedelinin tazmini istemidir. Davacı, yurt dışında ikamet ettiğinden ve aracının da yabancı plakalı olması nedeniyle seçimlik hakkını kullandığından bahisle, aracı için yurt dışında onarılması halinde oluşan hasar bedelini talep etmiş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı tarafından aracın yurt dışında yaptırıldığına dair her hangi bir belge sunulmamış, ancak araçtaki hasara ilişkin ekspertiz raporu ibraz edilmiştir. Davacının aracını yurtdışında yaptırdığına ilişkin bir iddia ve ispat bulunmadığından davacının Türkiye'de onarım yaptırmamasına yönelik haklı sebeplerin de belirtilmemiş olması karşısında mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/814, K. 2026/915, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-814-e-2026-915-k-1fb7cc7c0495