Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/730 E. 2026/851 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/730
- Karar No
- 2026/851
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/730 - 2026/851 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/730 KARAR NO : 2026/851
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2025 NUMARASI : 2024/63 Esas - 2025/226 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 01/04/2023 tarihinde, ... plakalı araç sürücüsü ... seyir halinde iken yaya kaldırımına çıkarak kaldırımda yürümekte olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, kaza ile ilgili olarak araç sürücüsü hakkında Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/789 Esas sayılı dosyası ile kamu dava açıldığını, soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru olmadığının, araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının kaza nedeni ile uzun süre tedavi gördüğünü, halen de iyileşemediğini, bakıma muhtaç hale geldiğini, davacının kaza tarihinde emekli olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin davacının zararından poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacının zararının karşılanması talebi ile davalı sigorta şirketine ekli belgelerle birlikte başvuru yapılmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının sürekli işgöremezlik zararına ilişkin olarak 1.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik evrakla başvuru yapması nedeni ile maluliyet oranının tespit edilemediğini, davacı tarafça usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, davacının maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya yapılan ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının maddi tazminat kalemi olarak sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, dava konusu kaza sebebiyle davacının %8 oranında maluliyeti oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı yararına maddi zararlarının ödetilmesine ilişkin koşulların oluştuğu ancak kaza nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, aktüer bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 316.945,55TL olarak hesaplandığı ve bu tutar üzerinden davanın kabulü gerektiği, faiz başlangıcı açısından ise davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvuru tarihinin 10/08/2023 tarihi olduğu, yasal 8 iş günlük süre dikkate alındığında, faiz başlangıcının 23/08/2023 tarihi olduğu, davalının bu tarih itibariyle temerrüdünün gerçekleştiği, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ticari bir araç (kamyonet) olması nedeniyle alacağa avans faizi işletilmesi gerektiği, müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede ise, gerek kaza tespit tutanağı gerek ceza dosyası içeriği gerekse işbu dosyadaki tüm deliller incelendiğinde, tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir herhangi bir tespit veya delil bulunmadığı gerekçesiyle; "Davanın kabulüne, 316.945,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 23/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, tespit edilen %8 maluliyet oranının çok fahiş olduğunu, aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı halde avans faizine hüküm edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 01/04/2023 günü saat 13:30 sıralarında Ankara ili, Keçiören ilçesi, Kanuni mahallesi 845. sokak üzerinde seyreden dava dışı ... isimli kişinin yönetimindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç ile sola manevra yaptığı sırada yolun solundaki kaldırıma çıkarak kaldırımda yürümekte olan davacı yaya ...’a çarpması ile yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği ve davacı tarafından kazaya karışan aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine karşı eldeki sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararlarının tazmini istemli davayı açtığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınmış, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir. Alınan rapor dosya kapsamına, kaza tespit tutanağına ve oluşa uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyet durumunun tespiti için Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engel oranının %8 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu mütalaa edilmiş, alınan rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yerel mahkemece, davacının kazadan kaynaklanan sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan rapor yerleşik Yargıtay kararlarına uygundur. TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp, progresif rant yöntemine göre davacının maluliyet oranı da dikkate alınarak hesaplama yapılmasında ve bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminat tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 21.650,55 TL istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 5.415,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.235,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.