Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/812 E. 2026/853 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/812
- Karar No
- 2026/853
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/812 - 2026/853 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/812 KARAR NO : 2026/853
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2025 NUMARASI : 2024/38 ESAS - 2025/250 KARAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 04/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.07.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç müvekkili ...'in sevk ve idaresinde yeşil ışığın kendisine yandığı esnada seyir halindeyken, davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç orta refüjden çıkarak müvekkilinin aracına sol kapı hizasından çarpması neticesinde, trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, davalı şirkete aracını sigorta ettiren şirketin ... Sağlık Ortopedi Medikal Elektrik İnşaat Taahhüt Proje İthalat İhracat Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu, kazanın gerçekleştiği tarihte sigortalı şirkete ait aracın sürücüsünün ... olduğunu, davanın kabulü ile 03.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen zarar için şimdilik 100,00 TL tutarında belirsiz alacak niteliğindeki değer kaybı tazminatının (bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybı tazminatının) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 06.02.2025 tarihli ıslah dilekçesinde; 100,00 TL araç değer kaybı alacağı talepli olarak açılan davayı 149.900,00 TL artırarak toplam dava değerini 150.000,00 TL'ye çıkararak, alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ve ... Sağlık…Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, sebeple müvekkilinin değer kaybı tazminatından da sorumlu olmadığını, davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının fahiş belirlendiğini, ayrıca davacı tarafça sunulan onarım faturasında gösterilen hasar ve onarım tutarlarının dava konusu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının da belirsiz olduğunu, bu sebeplerle davacıya ait araçta oluşan hasarın bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, davanın müvekkiline ait ... plakalı aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta Şirketine ihbarını, davacıya ait araçta oluşan değer kaybı tazminatının ödenip ödenmediğinin müvekkili aracının trafik sigortacısı olan ... Sigortadan ve kasko sigortacısı ... Sigortadan sorulması ve bu şirketlerden hasar dosyalarının celbi gerekmekte olduğunu, davanın öncelikle usulden, ardından esasa ilişkin nedenlerle reddine, karar verilmesini istemiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 404321837 numaralı ve 18/05/2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kazanın 3.07.2023 tarihinde meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitlerinin maddi hasar araç başına 120.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına, öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesini, davacının huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin talep edildiğini, ayrıca dava kapsamında değerlendirilecek bir başka hususun ise başvuranın aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde ise davanın esastan reddine, karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıya ait olan ... plakalı araç ile davalı ... Sağlık....Ltd.Şti'ye ait davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 03.07.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik kazasının oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu, alınan rapora göre kazanın meydana geldiği tarih ve yerleşik yargı içtihatları dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde davacının aracında meydana gelen değer kaybı tutarının 150.000,00 TL olduğu ve bu tutar üzerinden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile;150.000,00 TL değer kaybı alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen alacağa davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 07/09/2023 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 03/07/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... Sağlık Ortopedi Medikal Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının gerekçe içermediğini, sadece bilirkişi raporuna atıf yapılarak karar verildiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle değer kaybı zararından da sorumlu tutulamayacağını, kusura ilişkin bilirkişi raporunun afaki olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının fahiş belirlendiğini, davacı tarafça sunulan onarım faturası ve ekspertiz raporunda gösterilen tutarların dava konusu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirsiz olduğunu, değer kaybı tazminatının çok yüksek hesaplandığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacının ... plakalı aracının müvekkili sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alındığını ve başvuru üzerine hasar dosyası açılarak kendi kasko poliçesi üzerinden 127.011,47 TL'lik bir onarım bedeli ortaya çıktığını, müvekkilinin sigortalının zararını kasko poliçesine istinaden tazmin ettikten sonra, kazada kusurlu olan aracın trafik sigortasına rücu ettiğini, müvekkil şirket nezdinde ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesine istinaden açılan hasar dosyasında ... plakalı aracın kasko poliçesine istinaden 120.000 TL rücuen hasar ödemesi gerçekleştirildiğini, bu ödeme sigorta şirketleri arasında mutabakat kapsamında yapıldığından kaza tarihindeki poliçe teminat limiti olan 120.000 TL’nin tamamen tüketildiğini, müvekkilinin trafik poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bu nedenle poliçe teminat limitinin tüketilmiş olduğu gözetilerek müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 03/07/2023 günü saat 07: 35 sıralarında Ankara ili, Çankaya ilçesi, Alacaatlı Mahallesindeki ışık kontrollü kavşakta davalılardan ... Sağlık… Ltd. Şti. ye ait, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı ... plakalı araç davalı/sürücü ... yönetiminde iken ışık kontrollü kavşakta kırmızı ışık ihlalinde bulunarak, yeşil ışıkta kavşağı geçmekte olan davacı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca çarpması ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davalı/sürücü ...’in tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından dava konusu kaza nedeniyle ödeme yapıldığı iddia edildiğinden yerel mahkemece adı geçen sigorta şirketinden dava konusu kazaya ilişkin hasar dosyası getirtilip, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi zarar kalemine ilişkin olarak ve hangi tarihte ödeme yapıldığı sorularak, kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçe limitinin tüketilip tüketilmediği tespit edilip, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu da gözetilerek gelen yazı cevabına göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma sebebine göre davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 28/03/2025 tarihli, 2024/38 Esas – 2025/250 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davalılar vekillerinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.