Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/647 E. 2026/553 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/647
- Karar No
- 2026/553
- Karar Tarihi
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/647-2026/553 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6) DOSYA NO : 2025/647 Esas KARAR NO : 2026/553
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2025 NUMARASI : 2024/113 Esas-2025/221 Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 04/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/06/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin lojistik firması olduğunu ve Taşıma İşleri Komisyonculuğu ile meşgul bulunduğunu, taraflar arasında 15/11/2022 tarihinde 1.150.000 TL bedelli bir Yazılım Hizmeti Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme doğrultusunda belirli iş ve işlemlerin müvekkil firmaya analiz raporunun onaylanmasından itibaren 8 ay içerisinde teslim edileceğini ve bedelinin 05/12/2022 tarihinden itibaren 115.000 TL’lik 10 eşit taksit halinde ödenmesinin taahhüt edildiğini, sözleşme öncesi taraflar arasında birçok e-posta ile görüşme gerçekleştirildiğini, yapılan teklifin müvekkil firma yetkilileri tarafından 11/11/2022 tarihinde kabul edilmesi üzerine sözleşme imzalandığını, sözleşmede yer alan Teslimat Koşulları ve Teslim Yeri Ana Başlığı altındaki 1. Maddede “İşin Teslim Tarihi Analiz Raporu’nun onaylanmasını müteakip 8 aydır.” denildiğini, raporun onaylandığı tarihinin mail içeriğinde görüleceği üzere 13/12/2022 tarihi olduğunu, bu tarih başlangıç olarak kabul edilmesi ile birlikte işin teslim edilmesi gereken tarihin 13/08/2023 olduğunu, davalı tarafça bu süreye riayet edilmediğini ve taahhüt edilen süre içinde işin teslim edilmediğini, müvekkilin borç taksitlerini son taksit ödeninceye kadar gecikmesiz olarak devam ettiği ve 03/08/2023 tarihine kadar 1.035.000 TL ödeme yaptığını, bu iş ve işlemlere ilişkin belgelerin ticari defter kayıtlarına işlendiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranması üzerine taraflar arasında imza edilen sözleşmenin; “Eğer İş Teknoloji; İş bu sözleşme ve ekleri hükümleri hilafına, taahhüdünü kısmen ya da tamamen yerine getirmezse (Mücbir sebepler hariç) veya aykırı hareket ederse,...Kargo iş bu madde hükümlerine istinaden sözleşmeyi kısmen veya tamamen feshedebilir.” maddesi uyarınca müvekkil firma tarafından sözleşmenin haklı sebebe dayalı olarak feshedildiğini, bu doğrultuda davalı tarafa 23/10/2023 tarihinde ihtarname gönderilerek ödenen tutarların iadesi talep edildiğini, ihtarnameye 02/11/2023 tarihinde cevap verilerek taleplerinin reddedildiğini, müteakiben icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafça itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen 15/11/2022 tarihli sözleşmenin “Fesih” başlıklı maddesinde davacı şirketin hangi konularda sözleşmeyi feshedeceği tahdidi olarak sayıldığını ve kararlaştırıldığını, bu maddede düzenlenmeyen konularda fesih yetkisi kullanmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin fesh nedeni işin zamanında bitirilmediği iddiasına dayandığını, anılan maddede bu konu düzenlenmediğinden davacının fesih yetkisi bulunmadığını, feshin ileriye etkili olduğunu, bu tarihten önceki tüm işlemlerin geçerliliğini koruduğunu, fesihte haklı olduğu varsayılsa bile davacı şirketin geçmişe dönük yaptığı tüm ödemelerin iadesini istemesinin mümkün olmayacağını, müvekkil şirketin, birçok bakanlık ile kurumsal firmaların yazılım işlerini yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, üstlendiği tüm işleri eksiksiz tamamladığını, davacı şirketin yeni kurulduğunu, yazılım işleminin en üst seviyede yapıldığının bilinmesi ve ortak tanıdıklarının devreye sokulması sebebiyle bu işin üstlenildiğini, müvekkil şirketin sözleşme kapsamında bulunan “...web tabanlı uygulama, e ticaret siteleri entegrasyon, uluslararası taşımacılık firmalarının alt yapıları entegrasyon, uygulama geliştirme ve bakım hizmetleri” şeklindeki edimlerinin tamamını eksiksiz tamamlayarak davacı şirketin kullanımına ve hizmetine sunduğunu, bunun yanı sıra, sözleşme kapsamında yer almayan bir çok konuda iş ve işlemler ile danışmanlığı sürdürdüğünü, sözleşme kapsamında iş ve işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunun şirket kayıtlarının uzman bir bilgisayar mühendisi veya yazılım mühendisi tarafından yerinde incelenmesinin talep edildiğini, sözleşme süresince tarafların yetkilileri ve çalışanlarının koordineli olarak çalıştıklarını, düzenli olarak toplantı yaptıklarını, yapılan iş ve işler ile ilgili ayrıntılı bilgi verildiğini, toplantıların olumlu geçtiğini, toplantı öncesi whatsapp uygulaması üzerinden yazışmalar ve görüşmeler yapıldığını, işlemlerle ilgili alışverişlerde bulunulduğunu, davacı şirketin temin etmesi gereken ya da birlikte karar verilmesi gereken konularda geri dönüşlerin olmaması ya da geç dönüşler olması nedeniyle müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirketin sözleşmede kararlaştırılan işler ile sözleşme dışı ilave edilen iş ve işlemlerin süreç içinde teslimlerin yanında nihai olarak Ağustos ayında eksiksiz olarak teslim edildiğini, bu konuda davacı şirket yetkililerinin Ankara’ya gelerek yerinde inceleme yöntemi ile davacı şirketin bilgilendirildiğini, yazılımın tam kullanımı için davacı şirket yetkililerinden resmi işlemleri tamamlamalarının, ilgili üyelikleri açmalarının ve yazılımda istedikleri ilave düzenlemelerin talep edilmesinin istendiğini, bu görüşme sonrası davacı şirketçe herhangi bir dönüş olmadığını, bunun üzerine davacı şirketten son taksitin ödenmesinin talep edildiğini, davacının son taksiti ödemediği gibi sözleşmenin feshedildiğini ihtar ettiğini, müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimini eksiksiz ifa etmesine rağmen, davacının son taksit ve sözleşmede kararlaştırılan tutara uygulanacak KDV tutarını ifa etmediğini, bu kapsamda müvekkil şirketin de alacağının da bulunduğunu, davacı şirketin sözleşmeyi feshetmede haklı tarafı bulunmadığını, kusurlu tarafın davacı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davaya konu alacağın çekişmeli olduğunu, yargılamayı gerektirdiğini, iddia ve savunmalar çerçevesinde davanın reddini, aksi halde sözleşme kapsamında ortaya çıkacak alacaklara yönelik dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla iş bu dava açısından takas ve mahsup talep edildiğini belirterek davanın reddine, aksi halde davaya konu edilen alacağın çekişmeli olması, davanın haklılık durumu yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davanın öne sürülen iddia ve savunmalar çerçevesinde reddedilmemesi halinde müvekkilin de söz konusu sözleşme kapsamında veya sözleşmenin geçersizliği nedeniyle ortaya çıkacak alacaklara yönelik dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla iş bu dava açısından takas ve mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Bilirkişi kurulunca yerinde yapılan teknik inceleme sonucunda, davaya konu 2 modülü hariç yazılımın tüm modüllerinin sözleşme tarihinde önce, davacının uhdesinde bulunan sunucu olan “...” alanına yüklemiş olduğu, yazılım geliştirme sürecinde taraflarca yazılımın kontrolünün bur alandan yapıldığı, proje bitiş tarihinden sonra güncellendiği tespit edilen 2 modülün güncellenme nedenlerinin isim değişikliğinden dolayı olduğu ve yazılımın çalışmasına esastan sorun teşkil etmeyecek değişiklik olduğu, proje bitiş tarihinde önce davacı tarafça davalıya yazılımın eksikliklerinin neler olduğunun bildirildiğine dair dosyada delil bulunmadığı, davacı tarafça yazılımın eksikliklerinin neler olduğunun açık bir şekilde bildirilmemesinden dolayı davaya konu yazılımın genel hatlarıyla incelendiği ve çalışmayan bir modülünün olmadığı, bu durumda sözleşmeye konu edimin süresinde yerinde getirildiği, bu itibarla feshin haklı nedene dayanmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile iş bedelinin 1.150.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı ancak davacı yanca iş bedelinin tamamının ödenmediği, sonuç itibarıyla sözleşme gereği ödenen 1.035.000,00 TL' nin iadesine ilişkin Ankara 1. Genel İcra Dairesi’nin 2023/250221 esas sayılı icra takibine davalı borçlunun itirazının yerinde olduğu belirtilerek itirazın iptali talebinin reddine, verilen karara göre davalı vekilinin takas ve mahsup talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmeye uygun olarak işin teslim edilmediğini, personele gerekli eğitimin verilmediğini, müvekkili firmanın sistemlerinde inceleme yapılmadığını, incelemenin davalının adresinde yapıldığını, bilirkişinin hukuki değerlendirme yaptığını, davalı tarafından sisteme yüklenen yazılımın eksik çalıştığını, sisteme adaptasyon yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur (HMK 288/1). Keşif kararı, mahkemece, taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır (HMK 288/2). Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1). Kanunda belirtilen haller dışında, deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğunca birlikte ve aynı duruşmada incelenir. Bu kural doğrudanlık ilkesinin bir sonucudur. Hakimin doğrudan inceleme yaptırma yetkisi bulunmadığı gibi hakimlik yetkisinin bilirkişilere devri de mümkün bulunmamaktadır (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2019/1110 Esas, 2019/2481 Karar). Somut olayda davacı tarafça ayıplı olduğu iddia edilen yazılımın davacı nezdinde incelemesi yapılmadan davalı adresinde yerinde inceleme yetkisi verilerek hazırlanan rapora göre sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. O halde Mahkemece yapılacak işlem, sözleşme konusu yazılımın davacı adresinde veya farklı olması halinde kurulu olduğu adreste konusunda uzman bilirkişilerce incelenmesi için yetkili Asliye Ticaret mahkemesine talimat yazılması; bu kapsamda davalı nezdinde yapılan inceleme neticesinde alınan rapordaki teknik verilerle karşılaştırma yapılarak ve davacı tarafça istinaf aşamasında sunulan özel uzmanlık raporundaki teknik tespit ve iddialar da tartışılarak sözleşme konusu yazılımın çalışıp çalışmadığının, çalışmıyor ise bunun davacı ihmali veya kusurlu müdahalesinden mi yoksa davalı yüklenici tarafından hatalı üretimden mi kaynaklandığının tespit edilmesi, kabule göre tespit edilen ayıp ve eksik varsa türü ve niteliğinin (açık ayıp mı gizli ayıp mı) belirlenmesi, söz konusu ayıp ve eksiklerin giderilip giderilemeyeceğinin tartışılması, kabule göre ayıp ve eksikler dikkate alınarak işin fiziki tamamlanma oranının tespit edilerek bu oranın iş bedeline uygulanması ile yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin hesaplanması ve davacı alacağının bulunup bulunmadığının tartışılması, bu şekilde ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/04/2025 tarih ve 2024/113 Esas-2025/221 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Katip ✍e-imzalıdır