Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/585 E. 2026/1415 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/585
Karar No
2026/1415
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/585 - 2026/1415 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/585 KARAR NO : 2026/1415

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.12.2024 NUMARASI : 2023/422 Esas 2024/875 Karar

DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av. : 2 - : 3 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.09.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;15.11.2022 tarihinde davalılardan ...'nun sevk ve idaresindeki davalı ...'ya ait olup ... AŞ tarafından zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, davacıların olay nedeni ile maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, uğranılan maddi zararların tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak yasal süresi içerisinde ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 100,00-TL geçici iş göremezlik, 900,00-TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... için 50.000,00-TL, eşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın ise davalılar ... ile ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 31.10.2024 tarihli dilekçe ile dava değerini geçici iş göremezlik için 18.998,70-TL, sürekli işgöremezlik için 112.939,07-TL olmak üzere toplam 132.937,77-TL olacak şekilde ıslah etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 17.08.2022 - 17.08.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru olmak üzere ölüm/ sakatlık halinde azami 1.000.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, sigortacının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, dava konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın kaza tarihinde emekli olduğunu, herhangi bir gelir kaybına uğramadığını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi daimi veya geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının, gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından iddia edilen hususların ve talep edilen miktarın hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davacı ...'ın trafiğin yoğun olduğu ve şoförün kendisini görme ihtimalinin olmadığı bir anda araç normal seyrinde ilerlerken yola atlatığını ve kazanın doğmasına sebep olduğunu, kaza tespit tutanağında araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin hakkaniyetli olmadığını, şoförün yayayı görmeme ihtimalinin değerlendirmediğini, davacı yayanın da yaya geçidini kullanmadığını, kaza yerinde davacının yardımına ilk olarak kendisinin koştuğunu, insani vazifelerini yerine getirdiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; araç sahibi ...'nun dava konusu kazanın olduğu sırada aracın şoförü olmadığını, kazanın davacı ...'in araç trafiğini kontrol etmeden ve trafik kurallarını dikkate almadan karşıdan karşıya geçtiği esnada gerçekleştiğini, araç sürücüsü ...'nun herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, kaza tespit tutanağının hukuki dayanaktan yoksun olup hakkaniyete aykırı şekilde düzenlediğini, davacı tarafın kazanın meydana geldiği sırada emekli olduğunu, dosyada maluliyet raporu bulunmadığını, davalı tarafın uğramış olduğu zarar tespit edilmeden bu zarara ilişkin manevi tazminatın talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olaya ilişkin Ankara 67.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/335 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davacı ...'ın meskun mahalde bulunan yol ayrımı noktasında gündüz vakti taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçiş yapmadan önce gerekli kontrolleri yapması, ilk geçiş hakkını kısa mesafede bulunan araca vermesi gerekirken buna riayet etmemesi nedeniyle asli, sürücü ...'nun ise yola gereken dikkat ve özeni vermemesi, karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen yayaya karşı zamanında etkili tedbir almaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirtildiği, yine ceza dosyasında kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 06.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda sürücü ...'nun hızının yol ve trafik durumuna göre ayarlamamış olması nedeniyle tali olarak % 25, davacı ...'ın ise yaya geçidi olmayan yerde kendi güvenliğini sağlamadan karşıdan karşıya geçmek için taşıt yoluna girmiş olması nedeniyle % 75 oranında ve asli kusurlu bulunduğu, anılan rapor ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile uyumlu ve kazanın oluşumuna uygun bulunmakla benimsendiği, usul ekonomisi gereği yeniden kusur incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, davacının geçici ve sürekli iş göremezliğinin tespiti bakımından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan 07.03.2024 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre davacının engel oranının % 21 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin mütala edildiği, davacının tazminat tutarlarının hesaplanabilmesi bakımından uzman bilirkişiden alınan 20.05.2024 tarihli raporda TRH 2010 tablosu %10 artırım ve %10 iskonto katsayıları uygulanmak suretiyle asgari ücret üzerinden hesaplama neticesinde davacının sürekli iş göremezlik zararının 113.839,07-TL, geçici iş göremezlik zararının ise 19.098,70-TL olarak hesaplandığı, nitelikli hesaplama raporu dosya kapsamına uygun bulunarak benimsendiği, davacının yaralanması nedeniyle davacılar lehine manevi tazminat koşullarının da oluştuğu belirtilerek, davanın kabulüne davacılardan ... için 113.839,07-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 19.098,70-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 132.937,77-TL maddi tazminatın davalılardan ... AŞ bakımından temerrüt tarihi olan 26.05.2023 tarihinden, davalılardan ... ve ... bakımından ise haksız eylem tarihi olan 15.11.2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılardan ...'a verilmesine, davacılardan ... için 50.000,00-TL, davacılardan ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 15.11.2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiş karara karşı davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş,16.04.2025 tarihli ek karar ile davalı ... tarafından süresi içerisinde gerekli istinaf karar harcının yatırılmadığından bu davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına, karar verilmiş bu karara karşı ise istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; olay tarihinde davalılardan ...'nun sürücüsü olduğu ...'ya ait olup ... AŞ tarafından zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken dolmuş duraklarına geçmek isteyen davacı ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, bilirkişi raporu ile belirlenen tazminat tutarlarının aşkın tutar olup bilirkişi raporunun hatalı şekilde hazırlandığını, davacının kaza tarihinde emekli olup çalışmadığını, iş göremezlik tazminatının asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı ...'ın araç trafiğini kontrol etmeden ve trafik kurallarını dikkate almadan karşıdan karşıya geçtiği esnada kaza gerçekleştiğini, davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının kusur sorumluluğu belirlenirken hatalı hesaplama yapıldığını, davacının kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davayı kabul etmemek anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, herhangi bir hayati tehlikesi bulunmayan ve günlük yaşamını devam ettiren davacının sağlık durumuyla alakalı herhangi bir belge ya da rapor sunulmadığını, maluliyet raporda bu yönde bir varsayımda bulunulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. I. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu kazada yaralanan davacının maluliyetinin belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.032024 tarihli raporda 15.11.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı davacıda meydana gelen omurga kırığı nedeni ile L1, L2 vertabrada yükseklik kaybı dikkate alındığında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranın % 12 olduğu, davacının kaza zamanında 65 yaşın üzerinde olması nedeniyle hesaplanan engellilik oranına Balthazard formülü ile % 10 eklendiğinde kişinin bedensel engel oranının % 21 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin kişinin yaşı da dikkate alındığında 9 ay olduğu tespit edilmiş ve mahkemece rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Hükme esas alınan raporda; davacının 65 yaş üstü olması nedeni ile % 10 oran eklenmek suretiyle Balthazard formülü uygulanarak maluliyet oranı belirlemesi yapılmışsa da kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik 10/4 maddesinde geçen" Birden fazla hastalığı veya fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumu Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzu esas alınarak Ek-3’teki Balthazard yöntemi ile hesaplanır. 65 yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklenerek engel oranı belirlenir," hükmü uyarınca 65 yaş üstü için %10 maluliyet oranı eklenmesi ancak kaza neticesinde birden fazla hastalık ya da fonksiyon kaybı olması halinde mümkün iken spesifik omurga hastalığı nedeni ile maluliyeti olan davacı için % 10 eklenerek maluliyet oranın tespiti doğru görülmemiştir. Davalılar, davacının dava konusu kaza ile illiyeti bulunan yaralanmaları nedeniyle oluşan maluliyeti ve zarardan davalıların sorumlu olduğundan davacının maluliyetinin belirlenmesi için alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde, mahkemece, öncelikle davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirtilerek davacının kaza nedeniyle iyileşmesinin ve tedavi sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı, maluliyetin kalıcı hale gelip gelmediği buna göre maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin belirlenmesi, tüm engel oranına ilave edilen yaştan kaynaklanan % 10 engelin, kazaya bağlı yaralanması ile oluşan engeline ilave edilip edilmeyeceğinin değerlendirildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kaza nedeniyle oluşan her bir araz yönünden denetime elverişli oranlama yapılmak suretiyle davacının maluliyet oranının belirlenmesi için davacının mevcut yaralamamasına göre uzman hekimlerin de yer aldığı Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. II. Davacının manevi tazminat davası yönünden dava dilekçesinde davalı sürücünün davaya konu kazanın oluşumunda asli kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu belirtilerek davalının tam kusuruna dayanılıp dava açılmış ise de mahkemece yapılan yargılama sırasında davacının da olayın oluşumunda kusurlu olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, manevi tazminat talebinin tümden kabule karar verilmiş olmasında da hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından davacının dava konusu yaralanması nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evrakları getirilerek maluliyet raporunun alınması, varsa rapora yönelik itirazların da giderilmesini müteakip, gerekiyorsa dosyanın aktüerya hesap bilirkişine tevdi ile tazminat hesabını etkileyecek varsa bilinen gerçek durumlar da gözetilerek, TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin uygulanmak suretiyle davacının zararını gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre, istinaf kanun yoluna başvuran ve başvurmayan taraflar yönünden oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden tarafların kusur ve maluliyet oranlarına uygun düşecek ve infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti de açıkça belirlenerek limiti aşmayacak biçimde, karar verilmesi gerektiğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/585, K. 2026/1415, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-585-e-2026-1415-k-dccff4a1551a