Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/469 E. 2026/865 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/469
- Karar No
- 2026/865
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/469 Esas
KARAR NO:2026/865
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:05/12/2024
NUMARASI:2022/109 ESAS, 2024/282 KARAR
DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ:03/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin Kartal ... Noterliğinde 08/12/2015 tarihinde onaylattığı ve Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'ne kayıt ve tescil ettirdiği program formatının ... 1 de yayınlanan "..." isimli televizyon programının tanıtım reklamlarında gördüğünü, formatın birebir aynısının kullanılması nedeniyle gönderdiği ihtarnameye ...' den cevap gelmediğini, programın yapımcılığını diğer davalının üstlendiğini program içeriğinin ...'nin internet sitesinde açıklandığını, formatın kendi bilgi ve onayı dışında senaryolaştırılarak çekiminin yapılıp yayınlandığını ileri sürerek FSEK 68. Madde gereğince üç kat tazminat talebinde bulunduklarını beyanla; izinsiz yayınlanan her bölüm için şimdilik 1.000 TL' den toplam 10.000 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili dava konusu siteye erişimin engellenmesi yayının durdurularak tecavüzün ref 'i ve hükmün ilamını talep etmiştir.
CEVAPLAR:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin yetkili olmadığını, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu dava konusu formatın eser olmadığından mahkemenin görevli olmadığını kendilerine husumetin yöneltilemeyeceğini dava konusu formatın ayırt edici bir özelliğinin bulunmadığı hususiyet taşımadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; Formatın eser niteliğinde olmadığından korunamayacağını, ihtiyati tedbir talep edilemeyeceğini, ...' in format sahibi olduğunu, bu nedenle kendilerine husumetin yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. FERİ MÜDAHİL ... katılma talepli dilekçesinde; dava konusu televizyon formatının kendisi tarafından özgün olarak hazırlandığını, davacı formatından farklılıklar içerdiğini, davacı formatının dünyaca yayınlanmış TV formatlarından ilham alınarak hazırlandığını ve davacının program formatının tescil ettirdiği tarihten önce "..." adlı TV programının 05/09/2012 tarihinde, "..." adlı TV programının ise 31/05/2013 tarihinde yayınının gerçekleştirildiğini, çiftlerin sorunlarının işlenmesinin, özellikle aile bağlarının güçlendirilmesi amacıyla işlenmesinin daha önce var olmayan işlenmemiş bir fikir olmadığını, burada önemli olanın düşünceden ibaret formatın hayata geçiriliş biçimi olduğunu, müvekkilinin formatının birçok TV programı ile ortak benzer konuları ele alıyorsa da, konuları farklı işlediğini, davacının format olarak tescil ettirdiği çalışmanın TV formatı olmaktan uzak olduğunu, bir eserin özgün olarak kabul edilebilmesi için eser sahibine mahsus olması ve genel olarak bilinenden farklı olması gerektiğini, davacının çalışması ile davalının formatı arasında derin farklılıklar bulunduğunu, konularının ve konunu işleniş biçiminin farklı olduğunu, dava dayanağı metinlerde çözüm yaklaşımları ile ilgili bilgi bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/07/2018 tarihli 2017/43 E. - 2018/200 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Dairemiz'in 2020/81 Esas 2022/819 Karar 18.05.2022 Tarihli kararı ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
YENİDEN YAPILAN YARGILAMADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/109 Esas 2024/282 Karar 05.12.20224 Tarihli kararı:"..09/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının eser sahibi olduğu ancak davalı formatı ve yayının davacı eserine yönelik tecavüz kapsamına girecek düzeyde benzerlik taşımadığı, davalının yayını özgün bir eserden kullandığı sonuç ve kanaatine varılmış, itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmış, ek raporda da kök rapordaki görüşlerin korunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça noterde tasdik ettirilerek, Kültür Bakanlığından tescil ettirilen program formatının eser vasfında olduğu, davalı ... kanalında yayınlanan program formatının davacının formatına tecavüz edildiği ileri sürülerek FSEK 68. Madde kapsamında tazminat ile tecavüzün refinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça noterde tespit ettirilen program formatının FSEK hükümlerine göre eser olup olmadığı ve hangi tür eser grubuna dahil olduğu İstinaf kaldırma ilamı sonrası alınan 09/05/2023 tarihli raporla tespit olunmuş davacının eser sahibi olduğu anlaşılmıştır. Ancak ; davalı formatı ve yayınının davacı eserine yönelik tecavüz kapsamına girecek düzeyde benzerlik taşımadığı,dava konusu formatlar konu ve amaç bakımından benzer olsalar da, programların içeriği, akışı, konuları ele alışı ve programın işleyişi bakımından herhangi bir benzerlik bulunmadığı, davacı formatının genel kapsamlı ve alternatifli bir format olduğu, davalı yanın formatının ise televizyon programı olarak detaylı bir şekilde gerçekleştirildiği ve özgün olduğu, her iki formatta benzer noktaların yalnızca konu ve amaç olduğu, davacı formatı daha çok stüdyo ortamında seyircili/seyircisiz detayları içerirken, davalı yanın formatında tamamen organik mekanların kullanıldığı, fikri aşamadaki formatlarda programın işleyişi, sunumu ve içeriğinin farklı olduğu, aradaki benzerliklerin ihlal veya tecavüz olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı anlaşılmakla, ... 1 de yayınlanan "..." programı ile davacıya ait Kültür Bakanlığınca tescil edilen formatın farklı olduğu, herhangi bir tecavüzün bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,1-Davanın tümden reddine,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı müvekkiline ait "..." başlıklı program formatı eser hem Noterde beyan edilmiş hem de Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün 30.06.2016 tarih ... Kayıt Tescil Numaralı tescil ile tescil edilmiş fakat davalı tarafa ait tecavüz eden "..." başlıklı program formatı için hiç bir tescil işlemi yapılamadığını, Davacı müvekkiline ait "..." başlıklı program formatı eser davalı tarafa ait tecavüz eden "..." başlıklı program formatından HAFTALAR, AYLAR ÖNCE beyan ve tescil edildiğini, umuma arz edildiğini, gerek tanık ...'ın gazete yazıları gerek diğer gazete yazıları vs... tanıtım faaliyetleri ile kamuoyunda tanıtımı yapıldığını, Tüm bu tanıtım faaliyetleri sonrasında davalı tarafa ait tecavüz eden "..." başlıklı program formatı TV programı olarak yayınlanmaya başladığını ve müvekkilinin mali manevi haklarına tecavüz edilmeye başlandığını, Davacı Müvekkilinin mail ve ihtarnamesinden sonra usul ve yasaya aykırı mali ve manevi haklara tecavüz eylemine kılıf hazırlamak için Feri Müdahil ile Davalılar arasında gerçekleşen 13.02.2017 tarihli 2. Beyanname, 20.02.2017 tarihli Lisans Devir Sözleşmesi imzalanması gibi işlemler davalılara ait "..." programının gerçekte müvekkilinin eserinden esinlenilerek, kopya edilerek oluşturulduğunu lisans devir sözleşmeleri bile imzalanmadan ... de yayınlanması gibi fahiş hukuka aykırı işlemlerin yapıldığını gözler önüne serdiğini, Raporun istinaf kaldırma gerekçelerini açıklamayan, karar vermeye ve istinaf denetimine elverişsiz olarak fahiş hatalı tespitler yapıldığını, davalıya ait programın ve formatının eser olmadığını, davacı müvekkilimizin tartışmasız özgün eser olan (davacı) formatını davalılardan ...' ye sunarak onay beklediği süreçte kısım kısım cımbızlanarak oluşturulduğu gerçeğini kasten taraflı olarak görmezden gelerek hatta fahiş hatalı tespitlerle kamufle etmeye çalışarak, istinaf kaldırma gerekçelerini açıklamayan, karar vermeye ve istinaf denetimine elverişsiz kök ve ek bilirkişi raporlarını düzenlediklerini, bilirkişi raporunda, davacının ve davalının televizyon program formatının eser vasfında olup olmadığı konusunda inceleme ve değerlendirme yapılmadığı,özgün format özelliklerine sahip olup olmadığı, bununla birlikte davalı şirket tarafından yayınlanan programda davacı formatından esinlenip esinlenilmediği, esinlenmenin iktibas serbestisi kapsamında kalıp kalmadığı usulünce değerlendirilmediğini, Yılların televizyoncusu olan davacı müvekkilimiz ... eserinin başkaları tarafından kopyalanarak mali ve manevi haklarının tecavüze uğraması tehlikesinin kuvvetle muhtemel olduğunu öngördüğü için eserini yapımcı ve yayıncının tercihine göre çeşitli ihtimalleri de içerecek şekilde çeşitliliğini zenginleştirerek geniş kapsamlı olarak hazırladığını muhtemel tecavüzlere karşı koruma altına almaya çalıştığını, tüm mesleki olasılıklar yazılması suretiyle kopyalanma ve çalınma riskini ortadan kaldırmak için format içeriğini geniş kapsamlı çeşitli ve zengin yapımcının ve yayıncının tercihine göre değişebilecek olasılıklar ile geniş oluşturduğunu, hal böyleyken bilirkişilerin davacı müvekkilinin formatının geniş kapsamlı çeşitli ve zengin format içeriğini bilirkişiliklerini ve tarafsızlıklarını şüpheli hale getirecek ölçüde fahiş hatalı olarak "genel kapsamlı" olarak nitelendirdiklerini, Bilirkişiler tarafından da tespit edildiği üzere davacı müvekkilimizin program formatı davalıların program formatından Yıllar önce hem noterden tescil edilmiş, kültür ve turizm bakanlığında tescil edilmiş ve umuma arz edildiğini,Davalı taraf; davalı program formatının, davacı müvekkilinin program formatından kısım kısım cımbızlanarak kopyalanarak soyut olarak oluşturulduğu gerçeğini kamufle etmek ve gizlemek için "yurtdışında benzer formatlar var", "yurtdışındaki formattan esinlenerek kopyalayarak oluşturduk" vs... gerçekdışı ve asılsız beyanlarla sanki yurt dışındaki bir eserden çalınmış gibi beyanda bulunarak çarpıtma ve saptırma taktiği uygulayarak davalı formatının özgün olmayan ve sahibinin hususiyetini taşımayan eser olmayan format olduğunu itiraf ve ikrar ettiklerini, bu hususta bilirkişi raporuna itirazlarını aynen tekrar ettikleri, taraf format karşılaştırmalarının hatalı yapıldığını, bilirkişi raporunun eksik, hatalı , karar vermeye ve istinaf denetimine elverişsiz ve taraflı olduğunu, ilk 3 bölümünde defalarca format değişikliğine gidilen davalı formatının gerçekte davacı müvekkilinizin formatından kopyalayarak cımbızlanarak oluşturulduğunu, Bilirkişilerin "Bir televizyon programında bulunması gereken belirleyici ve ayırt edici özellikler açıklanmamış, temel unsurları barındırmayan ve bu unsurları detaylandırmayan genel kapsamlı bir düşünce ürünü kalmıştır."şeklindeki akıl ve mantık kurallarına aykırı tespiti ve yorumunu kabul etmediklerini, davalı tarafın program formatının müvekkilinin eserinden esinlenilerek, kısım kısım cımbızlanarak kopya edilerek oluşturulduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; FSEK'e dayalı tecavüzün ref'i ve 68. maddesine dayalı maddi tazminat istemidir.İlk derece mahkemesi tarafından, yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.Karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafça, davalı ... kanalında yayınlanan ve yapımcısının diğer davalı ... Şirketi olduğu anlaşılan "..." isimli program formatının davacı tarafça notere onaylatılan ve Kültür Bakanlığına tescil ettirilen program formatı ile aynı olduğunu ileri sürerek tecavüzün refi ile FSEK 68. Madde gereğince üç kat tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairemiz kaldırma ilamından sonra alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafça noterde tasdik ettirilerek, Kültür Bakanlığından tescil ettirilen program formatının eser vasfında olduğu ve davacının eser sahibi olduğu, davalı formatı ve yayınının davacı eserine yönelik tecavüz kapsamına girecek düzeyde benzerlik taşımadığı, dava konusu formatlar arasında konu ve amaç bakımından benzerlik bulunmakta ise de programların içeriği, akışı, konuları ele alışı ve programın işleyişi bakımından herhangi bir benzerlik bulunmadığı, davacı formatının genel kapsamlı ve alternatifli bir format olduğu, davalı yanın formatının ise televizyon programı olarak detaylı bir şekilde gerçekleştirildiği ve özgün olduğu, her iki formatta benzer noktaların yalnızca konu ve amaç olduğu, davacı formatının daha çok stüdyo ortamında seyircili/seyircisiz detayları içerirken, davalı yanın formatında tamamen organik mekanların kullanıldığının tespit edildiği, sunulu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı, aradaki benzerliklerin ihlal veya tecavüz olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığının anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2026