Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/396 E. 2026/864 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/396
Karar No
2026/864
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/396 Esas

KARAR NO:2026/864

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:17/10/2024

NUMARASI:2024/69 ESAS, 2024/241 KARAR

DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)

DAVA TARİHİ:18/10/2017

KARAR TARİHİ:03/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; Sivas’ta ... diye tanınan muris ...’ın “...” isimli eserin eser sahibi olduğunu, müvekkillerinin ise ...’ın yasal mirasçıları olduğunu, davalı şirketin yapımcısı olduğu ... adlı şarkıcının “...” adlı albümünde dava konusu “...” isimli eseri izinsiz olarak kullandığını, Youtube, İtunes, Spotify gibi müzik platformlarında yayınlanarak çok geniş kitlelere ulaşıldığını, eserin izinsiz kullanımının durdurulmasına ilişkin noter kanalı ile davalı şirkete ihtarname gönderildiğini ancak davalı şirketin gereğini yapmadığını, davalının bu izinsiz kullanımının müvekkillerinin hem mali hem de manevi haklarını ihlal ettiğinden bahisle, yazılı izin almaksızın eserin kullanılması nedeni ile 3 kat tazminat için ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesine, muris ...’ın oğlu ..., kızı ..., kızı ... ve kızı ...’in her biri için 1.250 TL olmak üzere, manevi hakların ihlali nedeni ile toplam 5.000 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH:Davacı vekilinin 28.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 18.000 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkillerine verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi HMK'da belirtilen yasal unsurları taşımadığını, dava dilekçesinde davanın konusunun muris ...'a ait "... " adlı eserin davalı şirkete ait reklam filminde izinsiz kullanımı nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep edildiği ifade edildiğini, dava dilekçesinin diğer kısımlarında reklam filminden bahsedilmediğini, eserin Youtube kanalında izinsiz yayınlandığı ifade edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, müvekkilinin yasal hak sahibi olduğunu ve izinsiz kullanım durumunun olmadığını,söz konusu eserle ilgili Kültür Bakanlığı kayıtları incelendiğinde dava konusu eserin besteci ve söz yazarının ... olarak belirtildiğini, dava dilekçesine ek yapılan İstanbul (3.) Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/ 145 Esas sayılı dosyasından verilen karar incelendiğinde; resmi kurum ve kuruluş kayıtlarında dava konusu eserin ... olarak yeraldığı, Kültür Bakanlığı İstanbul Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğünden celbedilen eser işletme belgelerinde eserin ... olduğu, Mahkeme tarafından yapılan incelemede 1977'li yıllarındaki alt dosyalarının incelenmesi sureti ile söz konusu eserin davacılar murisinin eser sahibi olduğu şeklinde karar verildiğini, kararın kesinleşme tarihi 28.06.2017 olduğunu, dolayısı ile davacıların eser sahipliğinin İstanbul 3.FSHHM tarafından verilen karar tarihine kadar net olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu eseri kullanmasının kötüniyetli olmadığını, ... isimli albümün eser işletme belgesinin 03.07.2014 tarihli olduğunu, bu tarihte davacılar tarafından açılmış ( İst.3.FSHHM 2014/145 Esas da dahil olmak üzere ) herhangi bir dava olmadığını, davacılar tarafından müvekkiline gönderilen ihtarnamenin tarihinin 24.08.2017 olduğunu, dolayısı ile ... albümünün piyasaya çıktığı 2014 yılında davacının dava konusu eser üzerinde hak sahipliği bulunmadığını, bu nedenle tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, dava konusu eser ile ... isimli albümdeki diğer eserler arasında farklılık bulunduğunu, dava konusunun genel olarak ... albümü değil, albüm içinde yer alan bir şarkıya ilişkin davacı iddiası olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/02/2020 tarihli 2017/683 Esas-2020/128 Karar sayılı kararıyla; "Davanın kabulüne, davacıların murisine ait ... adlı eserin davalılar tarafından çıkarılan albümde izinsiz kullanıldığı anlaşıldığından belirlenen 6.000,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı kadar tutarında toplam 18.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davalının eserin izinsiz kullanımı nedeniyle ve eser sahipleri olarak murisinin adının geçmemesi nedeniyle manevi zarara uğradıkları kanaatine varılmakla 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacılara verilmesine, Tazminatlara ihtar tarihi olan 24/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına " karar verilmiştir. Karar aleyhinde yapılan istinaf kanun yolu neticesinde Dairemizin 2020/1953 Esas 2020/1994 Karar 23.11.2020 tarihli kararı ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Yeniden yapılan yargılamada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/04/2021 tarihli 2020/421 E. - 2021/191 K. sayılı kararıyla; "... davanın kabulü ile, davacıların murisine ait ... adlı eserin davalılar tarafından çıkarılan albümde izinsiz kullanıldığı anlaşıldığından 6.000,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı kadar tutarından toplam 18.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davalıların eserin izinsiz kullanımı nedeniyle ve eser sahipleri olarak murisinin adının geçmemesi nedeniyle manevi zarara uğradıkları kanaatine varılmakla 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacılara verilmesine, tazminatlara ihtar tarihi olana 24/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, eserin izinsiz kullanımı nedeni ile haksız fiil gerçekleştiğinden, hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına" karar verilmiştir. Karar aleyhinde yapılan istinaf kanun yolu neticesinde Dairemizin 2021/1548 Esas 2022/1987 Karar 25/11/2022 tarihli kararı ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

YENİDEN YAPILAN YARGILAMADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/69 Esas 2024/241 Karar 17.10.2024 Tarihli kararı:"... İstinaf kaldırma ilamı sonrası dosya kapsamında alınan 30/07/2023 tarihli raporda, dava konusu “..." isimli müzik eseri ile ilgili olarak dosya kapsamına getirtilen İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/145 Esas, 2017/16 karar sayılı kesinleşmiş kararı çerçevesinde yapılan incelemede, eser sahibi olarak davacıların murisi ... olabileceği kanaatinin hasıl olduğu, eser üzerinde değişiklik yapılmadığının tespit olunduğu ve somut bilgiler ışığında rayiç bedelin belirlendiği anlaşılmış, rapora karşı itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmış, ek raporda da kök rapordaki tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası mahkememizce alınan kök ve ek rapor içerikleri, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar hukuk Mahkemesinin 2014/145 Esas, 2017/16 karar sayılı dosyasında mevcut tespitler, tanık beyanları ve TRT kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde FSEK m. 11 kapsamında davacıların murisi ...'ın davaya konu müzik eserinin eser sahibi olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyada mübrez Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/865 esas, 2016/815 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre davacıların eser sahibi muris ...’ın mirasçıları oldukları bu çerçevede davacıların FSEK 63 hükmü çerçevesinde işbu davayı açma yetkilerinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Dosyada davaya konu albüm bulunmamakla birlikte dosyada mübrez Youtube internet sitesi çıktılarına göre davalının çıkarttığı "..." isimli albümde 3 üncü parça olarak yer aldığı görülmektedir. Davalı tarafta davaya konu eserin albümde yayınlandığını kabul etmektedir. Eser sahibinden eser sahibi ölmüş ise mirasçılarından izin alınmaksızın bir müzik eserinin albümde kullanılması eser sahibinin mali haklarından olan FSEK m. 24 te düzenlenen temsil hakkının ihlali olduğu sonucuna varılmıştır. "...” isimli albümde ancak davaya konu müzik eserinin güfteci ve bestecisi olarak davacıların murisinin ismine yer verilip verilmediği dosyada albüm yer almadığından tespit edilememiştir. Ancak davalı cevap dilekçesinde söz ve müzik olarak ... ibaresinin kullanıldığını belirtmiştir. Eserin güfteci ve bestecisi olarak davacıların murisinin ismine yer verilmemesi eser sahibinin manevi haklarından FSEK 15 te düzenlenen “eser sahibi olarak belirtilme hakkının" ihlali olduğu sonucuna varılmıştır. Davaya konu müzik eseri açısından kaldırma ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, sektör teamülleri çerçevesinde yapılan değerlendirmede, besteci ve şarkı sözü yazarı için sektördeki eser bedeli ayrı ayrı ortalama 3000 lira olmak üzere toplamda 6000 lira olacağı belirtilmiş, mahkememizce de bu miktar makul bulunmuştur. Bu çerçevede davacıların izinsiz kullanım nedeniyle davalıdan talep edebileceği telif bedelinin 6.000-TL olabileceği davacının bu bedelin 3 katını talep hakkının olacağı sonucuna varılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/1548 Esas ve 2022/1987 Karar sayılı kaldırma kararı ışığında, tüm dosya kapsamı, İstanbul 3. FSHHM'nin 02/02/2017 tarihli 2014/145 E-2017/16 K sayılı kararı, İstinaf kaldırma kararı sonrası dosya kapsamında alınan 30/07/2023 tarihli kök rapor ve 13/01/2024 tarihli ek rapor hep birlikte değerlendirildiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacıların murisinin "..." isimli eserin eser sahibi olduğu, eser üzerinde değişiklik yapılmadığının bilirkişi raporları ile tespit olunduğu, anılan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz olarak kullandığı, bilirkişilerce hesaplanan rayiç bedel üzerinden FSEK 68. Madde gereğince tazminat talebinin yerinde olduğu, eserin davalı tarafından izinsiz kullanımı sebebiyle ve eser sahibi olarak murisin isminin gösterilmemesi sebebiyle davacıların manevi zarara uğradıkları anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:

1-Davanın KABULÜNE,-Davacıların murisine ait ... adlı eserin davalı tarafından çıkarılan albümde izinsiz kullanıldığı anlaşıldığından belirlenen 6.000,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı kadar tutarında toplam 18.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, -5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılar ..., ..., ... ve ...'e (her biri için ayrı ayrı 1.250,00 TL olmak üzere) verilmesine, -Tazminatlara ihtar tarihi olan 24/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Kararın hüküm kurmaya elverişli olmayan bir bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının ve daha önce Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf kararı değerlendirilmediğini, ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişilere tevdi ederken ara kararda yalnızca davacı vekilinin itirazları değerlendirilmek suretiyle ek rapor düzenlenmesini belirtildiğini, bilirkişiler tarafından yine 6000TL bedelde ısrar edilmiş ancak bu bedelin neye göre belirlendiği bir kez daha açıklanmadığını, hatta önceki raporları esas aldıklarını belirtecek ibarelerle raporlarını tanzim edip sunduklarını, Mahkemenin gerekçeli kararında da; İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/145 Esas, 2017/16 karar sayılı kesinleşmiş kararı çerçevesinde değerlendirme yapıldığını, açıkça bilirkişilerin dava dosyası dışındaki istinaf/yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş bir dava dosyasının esas alınarak rapor tanzim edildiği açıkça görüldüğünü, davacı tarafça eserin aslı sunulmadığından, bilirkişiler tarafından eser üzerinde inceleme yapılmadan değişiklik yapılıp yapılmadığı hususunda da mesnetsiz tespitlerde bulunulduğunu, bir eserin Youtube internet sitesindeki çıktısına göre (herhangi bir fiziki tespit yapılmaksızın, müzik eseri dinlenmeksizin, eserler dosyada delil olarak yer almaksızın) karar verilmesinin hukuka, mevzuata, mantığa aykırı olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde eserin isminin değiştirilmiş olması nedeniyle manevi haklarının zarara uğradığını belirterek manevi tazminat talebinde bulunduğunu, oysa Sayın Mahkeme ise kararında dava dilekçesindeki talebin dışına çıkarak; "... eser sahibinin manevi haklarından FSEK 15 te düzenlenen “eser sahibi olarak belirtilme hakkının" ihlali olduğu, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacılara verilmesine," karar verildiğini, mahkemece dava konusu talebin dışına çıkarak davacının talebi dışında bir karar vermesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, FSEK'e dayalı hakların ihlali iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemidir.İlk derece mahkemesince, yukarıda özetlendiği şekilde maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın besteci ve güftecisi olduğunu ileri sürdükleri "..." isimli müzik eserinin, davalı tarafça müvekkillerinden izin alınmaksızın, davalı şirketin yapımcısı olduğu ... adlı şarkıcının “...” adlı albümünde kullanıldığı ve internet üzerinden çeşitli müzik platformlarında yayınlandığından bahisle, FSEK 68. Madde gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itirazında, eserin ... olduğunu ileri sürdüğü, istinaf başvurusunda da eser sahipliğine yönelik itirazları ile bilirkişi raporundaki tespitlere yönelik itirazlarını tekrar ettiği, dosyaya ihlal iddiasına konu albümün sunulmadığını, telif tazminatı hesabının somut verilere dayanmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Dairemiz kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda; "..türküler üzerinde derleyiciler, kaynak kişiler ve notaya alan kişilerin esere yönelik hak sahipliğinin FSEK kapsamında düzenlenmediği ve böylelikle bu tarz eserler üzerindeki hak sahipliğinin tespit edilinceye kadar belli olmaması sebebiyle “...” isimli eserin bestecisinin ve güftecisinin davacıların murisi ... olduğuna karar verilinceye kadar (İstanbul 3. FSHHM 2014/145E., 2017/16K sayılı karar). “...” isimli eserin söz ve müziğinin hak sahipliğinin kime ait olduğunun bilinemeyeceği, Davalının İstanbul 3. FSHHM 2014/145E., 2017/16K sayılı davanın tarafı olmadığı ve söz konusu kararı davacıların Kadıköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı 24.08.2017 tarihli ihtarnameyi tebliğ aldığı 06.09.2017 tarihi itibariyle öğrendikleri ve davalının işbu ihtarnameyi tebliğ aldığı tarih itibariyle FSEK kapsamındaki maddi manevi haklara dair sorumluluğunun doğabileceği, ..." yönünde tespit yapıldığı görülmüştür.FSEK m. 11 uyarınca, yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılacağı düzenlenmiş olup, Dairemiz kaldırma ilamından sonra yapılan bilirkişi incelemesinde;" ... (...) tarafından 26.03.2015 tarihli cevabi yazı ve eklerinde “...” isimli eserin 24.05.1977 toplantı ve inceleme tarihi ile Türk Halk Müziği Repertuvar Sıra No:... numara ile Sivas yöresi, ...’dan alındığı, ...’ın derleyen ve notaya alan olduğuna ilişkin söz ve nota dökümünün bulunduğu tespit edildiği, genellikle türküler üzerinde derleyiciler, kaynak kişiler ve notaya alan kişilerin esere yönelik hak sahipliği iddiasında bulunduğu, ancak, Mahkemelerce derleyicilerin, kaynak kişilerin ve notaya alanların faaliyetleri, türküye kattıkları hususiyetleri, hak sahibi olup olmadıkları araştırıldığı ve uyuşmazlıkların çözüldüğü, bu kapsamda da, İstanbul 3. FSHHM 2014/145E., 2017/16K. sayılı dosyada mündemiç deliller incelendiğinde, “...” isimli esere yönelik 25.12.2013 tarih, ... sayılı- 05.06.2002 tarih, ... sayılı- 23.07.2004 tarih ... sayılı, 07.05.2004 tarih, ... sayılı, 20.06.2007 tarih, ... sayılı kayıt tescil belgelerinden, 25.12.2013 tarih, ...sayılı ve 20.06.2007 tarih, ... sayılı kayıt tescil belgelerinde “...” isimli esere yönelik besteci-söz yazarı kısmında ... ibaresinin yer aldığı, diğer kayıt tescil belgelerinde ise, eser sahipliğine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, ... Birliğine yazılan ve 08.07.2014 tarihli ve... Birliğine yazılan ve 12.12.2013 tarihli cevabi yazıda da, “...” isimli eserin meslek birliği korumasında yer almadığının belirtildiği" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde ise; "...” isimli albümde ancak davaya konu müzik eserinin güfteci ve bestecisi olarak davacıların murisinin ismine yer verilip verilmediği dosyada albüm yer almadığından tespit edilemediğini, kaldırma kararı sonrası alınan kök ve ek rapor içerikleri, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar hukuk Mahkemesinin 2014/145 Esas, 2017/16 karar sayılı dosyasında mevcut tespitler, tanık beyanları ve TRT kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde FSEK m. 11 kapsamında davacıların murisi ...'ın davaya konu müzik eserinin eser sahibi olduğu kanaatine varıldığı açıklanmıştır.İlk derece mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de; Dairemizin 2021/1548 Esas 2022/1987 Karar 25/11/2022 tarihli kaldırma ilamında da belirtildiği üzere; Huzurdaki davada davalı tarafın, İstanbul 3. FSHHM'nin 02/02/2017 Tarih 2014/145 Esas 2017/16 Karar sayılı dava dosyasına konu uyuşmazlıkta taraf sıfatının bulunmadığı, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleştiği nazara alındığında anılan kararındaki tespitlerin huzurdaki davaya konu uyuşmazlıkta doğrudan hükme esas alınması ve davacıların murisi ...'ın FSEK 11. Maddedeki karine gereğince eser sahibi olduğu sonucuna varılarak sonuca gidilmesi yerinde olmadığı gibi mevcut deliller kapsamında, davaya konu “...” isimli eserin "..." kaydı bulunduğu, sunulu bilirkişi raporunda davacılar murisi yönünden eser sahipliğine yönelik doğrudan bir tespit yapılamadığı,Dairemiz önceki ilamında belirtilmesine karşın ihlal iddiasına konu albümün dosyaya sunulmadığı anlaşılması karşısında FSK 11. Maddesine dayalı karine koşulları yönünden davacılar lehine değerlendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı, türküler üzerinde derleyiciler, kaynak kişiler ve notaya alan kişilerin esere yönelik hak sahipliği iddiasının ayrıca ispatlanması gerekmesine karşın, ... nitelikteki dava konusu eser üzerinde FSEK hükümlerine göre hak sahibi olunduğunu ispata elverişli dosya kapsamında somut delil bulunmadığı anlaşıldığından, davacının FSEK kapsamında ancak eser sahibine tanınan maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, eksikliğin yeniden yargılamayı gerektirmediği dikkate alınarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurularak, açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜNE,

2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 17/10/2024 tarihli 2024/69 E.SAS 2024/241 KARAR sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın REDDİNE,

4-İlk derece yargılaması yönünden;

a) Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

B)Davalı yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre tespit olunan 18.000 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

c)Davalı yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre tespit olunan 5.000,00 TL'nin (adı geçen her bir davacı için 1.250,00 TL olmak üzere) davacılar ..., ..., ... ve ...'den alınarak davalıya ödenmesine,

ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-İstinaf yargılaması yönünden;

a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,

b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 360,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.529,4 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/396, K. 2026/864, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-396-e-2026-864-k-3f040a649e24