Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2931 E. 2026/2422 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2931
- Karar No
- 2026/2422
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/2931
KARAR NO :2026/2422
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/07/2025
NUMARASI :2021/898 E - 2025/592 K
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ :22/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetl; Müvekkili şirket yetkilisi... ile davalı şirket yetkilisi ... tarafından gebelerin kullanımına sunulmak üzere bir online proje geliştirilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, süreç devam ederken proje ile ilgili çeşitli tarihlerde davalı şirkete banka kanalıyla toplamda 70.000,00 TL transfer yapıldığını, çalışmanın bir aşamaya gelmesiyle taraflarca yeni şirket kurulmasına karar verildiğini, ancak ...'ın son anda evraka imza atmaktan imtina ettiğini, müvekkili şirket avukatlarının hazırlayarak davalı şirket yetkilisine iletilen sözleşme taslağının kullanılarak projenin hayata geçirilmesinden sonra müvekkil şirket ile yetkilisi...'in hiçbir sürece dahil edilmeyerek devre dışı bırakıldığını, bunun üzerine davalıya noter aracılığıyla ihtarname gönderilerek 70.000,00 TL'nin iadesinin istendiğini ancak sonuç alınamadığını, tüm bu nedenlerle, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirketinin yaptığı 70.000,00-TL ödemenin ihtarname tebliğ tarihi olan 30/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazı ile birlikte, ... ile müvekkili şirket arasında gebelik sürecine ilişkin bir aplikasyon hazırlanması konusunda anlaşıldığını,anlaşmaya göre ; davalının işin teknik kısmını yapacağı, davacının ise uygulama için içerik üreterek davalıya sunacağı,müvekkili şirketin uygulamanın baz halini hazırladığını, ancak davacı doktor...'in içerik tamamlanma işlemi yapmadığını, davacının gerçekleştirdiği ödemenin ön ödeme mahiyetinde olduğunu, anlaşma konusu hizmet bedelinin çok daha fazla olduğunu, bu iş için ayrılan zaman ve emek nedeniyle şirketin yoksun kaldığı kar kaybı olduğunu, dava dilekçesi ekinde yer verilen mail yazışmalarının davacı iddialarının ispatı noktasında elverişli olmadığını, davacının 29.07.2020 tarihli ihtarnamesinden önce 06.04.2020 tarihli başka bir ihtarnamesinin de bulunduğu, İki ihtarname içeriğinin birbiriyle çeliştiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İstinaf Konusu Mahkeme Kararı;Mahkemece yapılan yargılama sonunda; " davacı şirket yetkilisinin dava konusu aplikasyon için içerik üreterek davalı şirkete sunacağı ve aplikasyonun tamamlanması taahhüdü altına girdiği, ancak bu yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirmediği, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bilirkişi tarafından davacı taraf şirket yetkilisinin içerik olarak ileri sürdüğü başlıkların kullanılabilir nitelikte olmadığı, genel geçer olduğunun tespit edildiği, davalı şirket tarafından söz konusu aplikasyonun baz versiyonunun hazırlandığı, yazılım hizmeti alanında üzerine düşen edimi yerine getirmiş olduğu" ispatlanamadığı gerekçesiyle "DAVANIN REDDİNE " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstinaf Başvurusu ;Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; "dosya içerisinde mübrez yazılı delillerin varlığına rağmen ilk derece mahkemece davanın reddine karar verilmesi son derece hatalıdır.Müvekkil Şirket yetkilisi..., ...'ın bir yazılım şirketi olan davalı ...'nin tek ortağı olmasına güvenerek gebelere yönelik olarak gebeliğin tüm süreçlerine ilişkin bebek ve anne gelişiminin, kişiye özel beslenme ve egzersiz planlarının yer aldığı, anne ve bebeklerin ihtiyaçlarının satıldığı kapsamlı bir online proje fikrinin olduğunu belirtmiş ve işbu hususta yazılımların hazırlanması için anlaşmış ve önden bir kısım ödeme de yapmıştır. Dosya kapsamında mübrez dava dilekçemiz ekindeki e- mail yazışmalarında da görüleceği üzere, web sitesinin kurulumu için işbirliği yapılacak kişilerle yazışmalar yapılmış ve ayrıca bu süreçte içeriğin oluşturulabilmesi için Müvekkil Şirket yetkilisi... tarafından bilgi ve görüş aktarımına devam edilmiştir. İlk derece Mahkemesince işbu husus dikkate alınmamıştır.Bunun yanı sıra Müvekkil Şirket tarafından davalı Şirkete banka kanalı ile toplamda 70.000,00 TL tutarında ödeme gerçekleştirilmiştir.Ayrıca hazırlık aşamaları tamamlanmak üzere iken, Şirket kurulumuna dair sözleşmelerin hazırlanması için Müvekkil Şirket, davalı şirket yetkilisini kendi avukatları ile görüştürmüştür. Ancak son aşamaya gelindiğinde davalı şirket yetkilisi şirket sözleşmesini imzalamaktan imtina etmiştir.
Projenin hayata geçirilmesinden sonra Müvekkil Şirket ve yetkilisi... hiçbir sürece dahil edilmeyerek devre dışı bırakılmış ve Müvekkil Şirketin yapmış olduğu ödemeler de iade edilmemiştir. Buna karşın ise davalı Şirket, Proje'yi yine Müvekkil Şirketin avukatlarının hazırlayarak kendisine ilettiği sözleşme taslaklarını aynen kullanarak hayata geçirmiştir. İşbu husus dosyada mübrez mailler ile sabittir. Ayrıca işbu hususlar tanık beyanları ile de sabit hale gelmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinin aksine, Müvekkil Şirket yetkilisinin kendi uzmanlık alanına ilişkin bilgi ve görüşlerini ilettiği, uygulamanın davalı şirket tarafından mobil uygulama marketinde yayınlanmış durumda olduğu, geliştirilen uygulamadan ise Müvekkil Şirket ve yetkilisinin faydalanamadığı açıkça anlaşılmaktadır. Müvekkil Şirket yetkilisi Dr. ...'in mesleki bilgilerinin yanında, Müvekkil Şirket avukatlarının ilettiği sözleşme taslakları davalı Şirket tarafından aynen kullanılmış, karşılığında ise Müvekkil Şirket hiçbir hizmet alamamış ve hiçbir edim görememiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve yasaya aykırıdır. Davamızın reddi nedeniyle kendisine ödeme yapılan davalı Şirketin sebepsiz zenginleşeceği ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği açıkça ortadadır. Tüm bu hususlar tarafımızca yargılamanın tüm aşamalarında defaatle dile getirilmesine ve gerek yazılı delillerimiz gerekse tanık anlatımları ile açıkça ortaya konulmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince davamızın reddine karar verilmiştir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir....nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava , alacak talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; taraf şirketlerin yetkilileri arasında yapılan mutabakat uyarınca gebelerin kullanımına sunulmak üzere bir online proje geliştirilmesi konusunda mutabakat sağlandığı ve bu hususta bir kısım ödeme de yapıldığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Mahkemece yargılamada bilirkişi kurullarından raporlar alınmıştır.
1-Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; Mahkemenin 26.12.2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin hangi adreste bulunduğuna dair beyanda bulunulması için taraflara 2 haftalık kesin süre verildiği, buna karşın davacının beyanda bulunmadığı ve yerinde inceleme talep etmediği şeklinde görüş bildirilmiştir.
2- Mahkemece mali müşavir , yazılım uzmanı bilgisayar mühendisi ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hekimden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda ; Davacıya ait ticari defterlerin beyan edilen ... Avcılar/İstanbul adresinde 05.08.2024 tarihinde yerinde inceleme yapıldığı, 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerin ibrazı istendiği, ticari defter kayıtlarda davalı firmaya ait bir fatura bulunmadığı ve 5 yılı geçtiği için defterlerin imha edildiğinin beyan edildiği,Davalı Defter İncelemesi:” Dosyada mübrez banka dekontlarına göre davacının davalı firmaya 2018 ve 2019 yıllarında... Yazılım ödemesi açıklamasıyla toplamda 70.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, davacı Şirket yetkilisi... ile Davalı Şirket arasında gebelerin kullanımına sunulmak üzere bir online proje geliştirilmesi konusunda şifahi olarak anlaşma sağlanmış olduğu, anlaşmanın ilk ödeme tarihi göz önüne alındığından Aralık 2018 tarihinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, dava konusu proje geliştirme sürecinin eylül 2019 döneminde dahi devam ettiğinin görüldüğü, davalı tarafından iddia edilen uygulamanın baz versiyonunun tam olarak hangi tarihte bitirilmiş olduğunun net olarak tespit edilemediği, söz konusu projede yaşanan gecikmenin tek taraflı nedenden kaynaklandığından bahsedilemeyeceği, her iki taraf kaynaklı gecikmenin görüldüğü, davaya konu proje içeriğinin herhangi bir web sitesinden benzeri bilgilerin elde edilebilecek vasıfta olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
3- Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda nitelikli hesaplama uzmanı, yazılım uzmanı ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hekimden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile alınan raporda ; "Taraflar arasında TBK m. 470 hükmünce eser sözleşmesi kurulduğu ve buna göre davacının işsahibi, davalının da yüklenici sıfatını haiz olduğu kanaatine varıldığı, davacı şirketin ortağının ve yetkilisinin...'in olduğu; Davacı tarafından Zeytinburnu ...Noterliği'nden 06.04.2020 tarihinde davalıya ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve özetle davalıya ödenen 70.000TL.nin tebliğ itibaren 3 gün içinde ödenmesinin talep edildiği; ihtarnamenin 10.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı tarafından Zeytinburnu .. Noterliği'nden 05.05.2020 tarihinde davacıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle davacı ile davalı arasında gebelik bilgilendirme konusunda uygulama hazırlanması konusunda mutabık kalındığı; davalı baz istasyonunu hazırlanmış olsa da davacı tarafından bugüne kadar içerik üretilip davalıya verilmediği; taraflar arasında akdedilen “...” uyarınca davalının borcunun bulunmadığı; baz istasyonunun 3 gün içinde teslim alınması gerektiği hususunun ihtar edildiği; söz konusu projenin tamamlanmadığı hususunda tarafların aynı yönde irade beyanında bulundukları; önceden sunulan raporda yer alan mali tespitler uyarınca davacının davalıya toplamda 70.000TL. ödeme yaptığı" şeklinde görüş bildirilmiştir.Mahkemece ,incelenen karşılıklı ihtarnameler ve e-posta yazışmaları içerikleri ile tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporlarına göre ; yapılan anlaşma uyarınca , davacı şirket yetkilisinin dava konusu aplikasyon için içerik üretme ve eser sözleşmesi kapsamında aplikasyonun tamamlanması taahhüdü altına girdiği, ancak bu yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirmediği, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bilirkişi tarafından davacı taraf şirket yetkilisinin içerik olarak ileri sürdüğü başlıkların kullanılabilir nitelikte olmadığı, genel geçer olduğunun tespit edildiği, davalı şirket tarafından söz konusu aplikasyonun baz versiyonunun hazırlandığı, yazılım hizmeti alanında üzerine düşen edimi yerine getirmiş olduğu şeklindeki tesbit ve gerekçesinin ve davanın ispatlanamadığına ilişkin kabul ve değerlendirmesinin dosyadaki delillere uygun ve isabetli olduğu ,davacı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.195,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 463,00 TL'nin davacıya iadesine,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/09/2026