Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/194 E. 2026/1183 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/194
- Karar No
- 2026/1183
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/194 - 2026/1183 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/194 KARAR NO : 2026/1183
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.12.2024 NUMARASI : 2024/117 Esas 2024/894 Karar
DAVACI : 1- VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.12.2011 tarihinde, davacı ...’ün yolcu olarak bulunduğu ... plakalı yolcu otobüsüne, davalı ... AŞ'ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, kalıcı olarak işgücü kaybına uğradığını, uzman çavuş olarak görev yaptığı Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışamayacak duruma geldiğini, 19.06.2010 tarih ve 6000 sayılı yasa uyarınca 45 yaşından sonraki aktif döneminde de TSK'da sivil memur olarak çalışma imkanının ortadan kalktığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı için sürekli işgücü kaybı ve ekonomik geleceğinin sarsılması sonucu uğradığı zararlar nedeniyle 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı ..., 23.01.2018 tarihinde vefat etmiş, mirasçıları olan davacılar davayı takip etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasında çok sayıda ölüm ve yaralanma gerçekleştiğini, bu kaza sebebiyle çok sayıda hasar dosyası açıldığını ve ödemeler yapıldığını, 2011 yılı itibarıyla kaza başına teminat limitlerinin 2.000.000,00 TL olduğunu, sorumluluklarının teminat limiti ile sınırlı bulunduğunu, gerek hasar dosyalarından gerekse davalı şirket aleyhine açılan tazminat davalarından 2.000.000,00 TL ölüm ve sakatlanma teminatı ödendiğini, kalan teminat limitlerinin ve sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/2675 Esas 2024/54 Karar sayılı HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda; kaldırma kararı doğrultusunda garame hesabı yönünden hesap bilirkişisinden rapor ve ek rapor alındığı, ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 136.720,96 TL tazminatın, 25.07.2013 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte (tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacılara miras payları oranında ödenmesine, karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi vekilinin hesap bilirkişisi ek raporuna karşı sunduğu itiraz dilekçesinde kazayla ilgili yeni bir kararı ileri sürdüğünü, ek raporda bu kararın da dikkate alındığını, bunun savunmayı genişletme niteliğinde olduğunu, dikkate alınmaması gerektiğini, ayrıca hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya ilişkin poliçe limiti teminatlarının ödemeler ile tükendiğini, hüküm altına alınan tazminatlar dışında henüz yargıya taşınmayan talepler olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin tamamının iyiniyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca avans faiz uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacılar vekili, davacı ...’ün yolcu olarak bulunduğu otobüse, davalı ... AŞ'ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığın belirterek davalıdan sürekli işgücü kaybı ve ekonomik geleceğinin sarsılması sonucu uğradığı zararların tazminini talep etmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, Dairenin kaldırma kararı doğrultusunda dava konusu kazada çok sayıda ölüm ve yaralanma olması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan diğer ödemelerin incelendiğinin, hükme esas alınan aktüer bilirkişi rapor ve ek raporunda, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler gözetilerek ve poliçe limiti olan 2.000.000,00 TL dikkate alınarak garame hesabı yapıldığının ve davalı şirket tarafından davacılara yapılması gereken ödeme miktarının belirlendiğinin, raporun dosya içeriği ile uyumlu olduğu, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde düzenlendiği, denetime elverişli olduğunun görülmüş olmasına, dava açılmadan önce davalı şirkete başvuruda bulunulmadığından dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 9.339,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.335,00 TL'nin mahsubu ile kalan 7.004,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.